• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
pina - wim wenders
pina, pina bausch için çekilmiş bir film. tanztheater wuppertal pina bausch topluluğuyla üç boyutlu olarak çekilmiş bu uzun metraj dans filmi, 2009 yazında ölen büyük alman koreografın nefes kesen eşsiz sanatını betimliyor. izleyiciyi bedensel ve görsel olarak büyüleyici bir keşif yolculuğuna ve efsanevi topluluğun sahnedeki yeni boyutuna davet eden pina, ayrıca dansçıları sahnenin dışında, otuz beş yıldan uzun süre pina bausch’un yaratıcılığının yuvası ve merkezi olan wuppertal şehrinde ve onu kuşatan endüstriyel peyzajda takip ediyor.
  1. pina, alman modern dans koreografı ve tanztheater (dans tiyatrosu) akımının temsilcilerinden biri olan pina bausch hakkında wim wenders'ın 2011 yılında çektiği bir filmdir.

    filmde, pina bausch’un dansçılarının o’nun için yaptıkları koreografileri ile hem sevgilerini hem de teşekkürlerini sunuyorlar aslında. çok sevdikleri hocalar ve çalışma arkadaşlarına verilebilecek en başarılı teşekkürü sunuyorlar. aslında ilk başta bu dans topluluğunu anlatacak bir belgesel olması amaçlanmış. bu kapsamda da topluluğun kurucusu, sanat yönetmeni ve baş koreografı pina bausch'a da saygılarını sunacaklarmış. ancak film çekilmeye başlarken hayatta olan pina bausch film tamamlanmadan vefat ettiği için kurguda buna göre değişiklik yapılmış.

    film, modern dansı sevmeyenler için sıkıcı bir hale gelebiliyor. ancak filmde dansçılar sadece dans etmiyor; arada yaşadıklarını ve hislerini anlatıyorlar*. sadece film için oluşturulan koreografiler değil, aynı zamanda eski gösterilerinden parçalar da filmin içine yerleştirilmiş.

    filmde yer alan performansları (bu kısımda http://blog.radikal.com.tr/sinema-film-kritikleri/pina--dans-et-dans-et-yoksa-kayboluruz-6233 yazıdan alıntı yapıyorum ve biraz da düzenliyorum):

    the rite of spring ( le sacre du printemps)

    36 dansçı bir tarafta erkekler diğer tarafta erkekler yerdeki kırmızı eşarbın sahibini arar. eşarbı eline alan kadın bir adamın karşısına geçer. seçilen kadın kurbana, beyaz elbisesi kırmızıya döner (meşhur kırmızı elbiseli pina).

    cafe müller

    kapıların çarpıldığı bomboş masalara eşlik eden sandalyelerin defalarca dizildiği bu cafede servis yerine hüzün vardır (meşhur sandalyeler).

    vollmond

    ismi dolunay anlamına gelen oyunda kadın-erkek ilişkilerini sahnede suya bular.

    kontakthof

    türkçe'de nefes anlamına gelen kontakthof'da cinsiyetlerin karşılaşması, şevkat arayışı, yakınlaşmalar ve uzaklaşmalar konu alınır.