• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (9.25)
pink - aniruddha roy chowdhury
üç genç kadın cinayet ve fuhuş ile suçlanır ve emekli bir avukat onları savunmak için harekete geçer.
  1. şimdi öncelikle bu film bir suç filmi değil. tüm dünyada kadınlara uygulanan ayrımcılığı gösteren çarpıcı bir film. bu konuyu en net, en sade ve en kapsamlı haliyle; dramatikleştirmeden, abartmadan, eksiltmeden, korkmadan ve en önemlisi kullanmadan anlatan bence tek kelime ile kusursuz bir film.
    yönetmeninin, oyuncularının, senaristinin ve tüm ekibinin ellerine sağlık olmasını dilediğim hint filmi. özellikle avukat deepak sehgal rolünü oynayan amitabh bachchan'ın ellerinden öpmek istedim, o kadar iyi oynadı. filmin sonunda okuduğu şiir ise apayrı bir konu.
    !---- spoiler ----!

    erkeklerin önce erkeklikleri ve daha sonra varsa nüfuzlarından aldıkları güç, bir ülkenin farklı bir yerinde yaşayan birine yapılan ırkçılık, polis vb makamların bu durumdaki kadınlara yaklaşımı ve üst makamlara yönelik suçlamalarda takındığı tavır, komşu/aile/arkadaş/sevgili farketmeksizin toplumda erkeklerin rahatça yapabildiği şeyleri kadınlar yapınca gösterilen tepki, şehirli bağımsız özgür ve kendi bedeniyle ne yapacağına kendi karar veren kadının insanların gözündeki karşılığı, tüm baskı ve tacizler ile başa çıkmaya çalışan kadınların çaresizliği ve en önemlisi bir kadın, bir çocuk veya bir erkek ama bugünlerde en önemlisi bir kadın hayır derse anlamının hayır demek olması bu filmde en güzel şekilde anlatılıyor.
    "hayır. hayır, efendim. hayır sadece bir kelime değildir, tam bir cümledir. daha fazla açıklamaya ihtiyacı yoktur. müvekkillerim hayır dediler, efendim. ve bu erkekler bilmelidirler ki hayır, hayır demektir. tanıdık, arkadaş, sevgili olsun ya da seks işçisi olsun, hatta kendi karınız olsun. hayır, hayır demektir. ve biri hayır derse durursunuz."

    !---- spoiler ----!

    filmin kapanışında okunan şiiri de yazmadan edemeyeceğim;
    kendinizi bulmaya doğru yola çıkın.
    neden karamsarsınız?
    yürümeye başlayın.
    zaman bile sizin varlığınızı arıyor.
    zaman sizi de arıyor.

    giyim kurallarını fazla düşünmeyin ve onlara sadece giysi olarak bakın.
    giyim kurallarını düşünmeyin ve onlara sadece giysi olarak bakın.
    tüm kısıtlamaları yıkın ve onlardan kendinize bir silah yapın.
    onları silah olarak kullanın.
    kendinizi bulmaya doğru yola çıkın.
    neden karamsarsınız?
    yürümeye başlayın.
    zaman bile sizin varlığınızı arıyor.
    zaman sizi de arıyor.

    karakteriniz iyiyken bile neden yüzünüz asık?
    günahkarların sizi yargılamaya hakları yok.
    yargılama hakkı.
    kendinizi bulmaya doğru yola çıkın.
    neden karamsarsınız?
    yürümeye başlayın.
    zaman bile sizin varlığınızı arıyor.

    sosyal normları yakın.
    onlar hain birer tuzak.
    sosyal normları yakın.
    onlar hain birer tuzak.
    siz fitilin üstündeki küçük ışık değilsiniz.
    siz öfkenin ateşisiniz.
    kendinizi bulmaya doğru yola çıkın.
    neden karamsarsınız?
    yürümeye başlayın.
    zaman bile sizin varlığınızı arıyor.
    zaman sizi de arıyor.

    şalınızı bir bayrak gibi sallayın, devrim yaratın.
    gökyüzü de korkacak.
    şalınız düşerse, bir depreme sebep olacak.
    bir depreme.
    kendinizi bulmaya doğru yola çıkın.
    neden karamsarsınız?
    yürümeye başlayın.
    zaman bile sizin varlığınızı arıyor.
    zaman sizi de arıyor.

    filmi şiddetle tavsiye ettiğimi söylememe gerek yok sanırım. amitabh bachchan'ı daha çok övmek isterdim ama kelimeler kifayetsiz.
    son olarak yeri gelmişken bu başlıkta söylemek en iyisi hala bu yorumu okuyabiliyorsanız. bir kadın hayır diyorsa evet demek istiyordur, evet diyorsa belkidir, belki diyorsa hayırdır geyiğine de bir son verilmeli artık. bir kadın hayır diyorsa bu hayır demektir! ve bir kadın hayır demek istiyorsa bunu dolaysız olarak belirtmekte yani hayır diyebilmekte rahat hissetmelidir!
  2. hint filmi denildiğinde aklımıza gelen anahtar kelimelerin yer almadığı, iyi bir dram filmi. kadının dünyanın her köşesinde benzer şiddete maruz kalışını ve direnişin hangi temelde olması gerektiğini çok güzel anlatıyor.

    filmin eksik yönleri de var elbette. yer yer oldukça didaktik, yer yer senaryoda kopukluklar var. bazı yan hikayeler öyle bir anda sonlandırılmış ya da yarım bırakılmış ki neden filmin içinde yer verildiğini bile anlamıyorsunuz. filmin süresi de bu eksik nedeniyle gereksiz uzun.

    ancak ana fikir ve bunu sunuş şekli oldukça iyi. burada da en büyük pay avukat deepak sehgal rolünü oynayan amitabh bachchan'ın.

    film kadın hayır derken aslında evet mi demek ister yozluğunu yüzümüze çarpmanın yanı sıra bence bunun ötesinde daha temel bir noktaya daha parmak basıyor: eğlenilecek kadınla evlenilecek kadın ayrımı; kadının yaşam tarzının erkeğin gözünde nasıl bir etiketlemeye neden olduğu...gibi.

    kadınların kesinlikle daha iyi anlayabileceği bir film.
    mesut
  3. çok ama çok güzel bir film. sadece verdiği sosyal mesajlar yeter.gerisi teferruat.

    maalesef hindistan da bizim gibi burnu boktan kurtulmayan ülkelerden.insanları eğitmek için böyle "....'e anlatır gibi" (*:anladınız siz onu) filmler yapmak zorunda hissediyorlar kendilerini. bir otobüste 40 kişinin tecavüzüne veya köyün aldığı kararla toplu tecavüze maruz kalan kadınlar vardı hatırlarsınız.aşırı bir örnek gibi gelebilir ama hiç de yabancı değil bu durum malum ankara'nın göbeğinde otobüs şoförü tecavüz etmişti kadına."gecenin o saatinde ne işi var dışarda"ydı gerekçesi.

    bu dünyada kadın olmak gerçekten çok zor.hoş kadınlar olmasaydı erkekler yine tecavüz ederdi.yurtlarda, kurslarda erkek çocuklarının başına neler geldiğini görüyoruz.dolayısıyla bir cinsiyetle, tahrik olmayla ilgisi yok bunun.taciz/tecavüz edenin bilerek ve isteyerek gücünü rızanın üstünde görmesi var.güç gösterisi, ego tatmini olarak görüyorlar bu durumu.ben istiyorum olacak.senin ne düşündüğün ne istediğin fark etmez.

    hadi eğitimsiz cahil insanları anlayalım ya eğitimliler, onlara ne demeli?

    bir kadına çıkma teklif ederler.hayır cevabını aldıklarında önce bu hayırı naz olarak algılarlar.ısrar etmelerine rağmen hayır cevabını aldıklarında bu sefer gerçekten afallarlar. bu kadın beni nasıl reddeder? sonra sorgulama tacizleri başlar.neden? bana cevap ver? kabul etmeme sebebin ne? neden bir kadın sizi reddedemez? ya da bunun açıklamasını yapmak zorunda mı? çok yakışıklı, çok zengin olabilirsiniz tüm bunlar varken reddedilemezsiniz değil mi? sonra da iş intikam alma aşamasına gelir. filmde de gördüğümüz gibi hayatı zindan etmeler, itibar düşürmeler, tehditler, mümkünse fiziksel zararlar...

    duyduğum bir olay da vardı yakın zamanda.evli bir erkekle ilişki yaşayan bir kadın var.ama adamın evli olduğunu bilmiyor ilişkisi sırasında.evli olduğunu öğrenince de adamdan ayrılıyor.adam ısrarla kendisine dönmesini istiyor ama kadın dönmeyince bu sefer olaylar dizisi başlıyor.kadının işyerine taciz aramaları yapıyor.kadın kabul etmeyince fotoğraflarını mail atıyor rezil ediyor kadını. işyeri de dayanamıyor daha fazla.kadını işten çıkartıyorlar.kadın durmasını istiyor adamdan.bu amaçla mesajlar attığında bu sefer karısı arıyor kadını kocamın peşini bırak ne yapışkan kadınsın arama bir daha diyor.sonra kadın adam hakkında suç duyurusunda bulunuyor.adam sanki evli çok namuslu biriymiş de kadın ona musallat olmuş gibi lanse ediyor.cinsel ilişkileri sırasında çektiği çıplak fotoğrafları boy boy bastırıp mahkeme salonuna getiriyor.kadını bir de öyle ezmeye/yaralamaya çabalıyor...

    biliyorum bunlar belki de size uçuk gelecek.ama bir kadın -herhangi bir kadın aslında hepimiz- hayatı boyunca en ufağından bu durumlara varacak kadar tacize/tecavüze maruz kalıyor işte.belki anneleriniz kız kardeşleriniz yaşıyor ama size anlatamıyorlar ya da artık onlar da bıktı sadece unutmak istiyorlar.biz anlatmaktan yoruluyoruz ama yılmıyoruz siz dinleme zahmeti bile göstermiyorsunuz üstelik feministlikle kadınların kendilerini üstün görmesiyle suçluyorsunuz.kadınlar sadece hayatta/ayakta kalmaya çalışıyor bunu bile anlamıyorsunuz.

    not: aklı başında olan erkekler bu yazıdan rahatsızlık duymayacaklardır.