1. yurt dışındaki bakışa hakim değilim ancak ülkemizde itibarı yerlerde olan bir kurumdur. genel olarak kişilerde "pratisyen hekim bilmez", "pratisyen hekim sadece rapor yazar" tarzında yanlış tutumlar vardır. bu tutum haklı mıdır, elbette ki değilidir. neden mi:

    yine yurtdışını bilmediğimden türkiye için konuşursak; devlet bünyesindeki tıp fakülteleri 6 senelik bir eğitim verir öğrencilerine. bu eğitimin ilk 3 senesi klinik öncesi(faz1), sonraki iki senesi stajyerlik(faz2), en son sene de fiili çalışma ortamı olan intörnlüktür (faz3). bu eğitim dönemlerinde temel amaç pratisyen hekim yetiştirmektir. hiçbir fakülte 6 sene içinde bu kişileri nefrolog ya da genel cerrah yapmaya çalışmaz. peki aradaki fark nedir, hepsi doktor değil mi?

    bunun en kolay açıklaması sanırım örnekler üzerinden olacak: midede gastrite yol açan bakteri üzerine, ya da atrioventriküler nod denilen kalpte bir sinir iletim durağı üzerine sadece yazılmış binlerce sayfadan oluşan kitaplar var. varın siz düşünün. tıp bu yüzden gitgide kendi içinde özelleşiyor, yan dallar ana dal oluyor, yeni yandallar türüyor. çünkü bilinmesi gereken detaylar (detaylar diyorum çünkü optimal tedaviyi ana başlıkları bilerek yapmak mümkün değil) insan beyninin kapasitesinin çok üstünde sanırsam. diğer meslek gruplarında da illa böyle "altözelleşmeler" türüyordur eminim.

    yani mevcut durumda ve tedavi olanaklarında bir kardiyolog, her cilt lezyonunu bilmek durumunda değildir, herkes için mümkün de değildir, gerekli de değildir. çünkü o konuda daha iyi hizmet vermek için bu işin derinliklerine inmiş cildiyeciler vardır.

    pratisyen hekimlere de bu gözle bakarsak ancak işlerinin ne denli bir bilgi yükü gerektirdiğini ve saygıyı hak ettiklerini anlarız. pratisyen hekimin temel görevleri kabaca: başvuran hastaların ilk müdahalesini yapmak, gerekli tanı tetkiklerini istemek, uzman hekim gerektirmeyen durumlarda tanı koymak ve tedaviye başlamak ve hastayı gerekli mercilere gerekiyorsa yönlendirmek. bir şeyi yönlendirmek ya da ilgili tetkikleri istemek (tanıyı koyamıyorsa dahi) zannımca zor ve genel tıbba iyi hakim olmayı gerektirir.

    ancak toplumumuzda, örneğin "böbrek rahatsızlığı olan birinin pratisyen hekimle bir nefrologu kıyaslaması" durumu yaygın olduğu için pratisyen hekime bakış açısı da çarpıktır.