• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.33)
spoorloos - george sluizer
hollandalı bir çift olan rex hofman ve saskia wagter, fransa'da yapacakları tatil için yola çıkarlar. yolculuk esnasında saskia uykuya dalar ve oldukça tuhaf bir rüyanın etkisinde kalarak uyanır. arabanın yakıtı bittiğinde, biraz da dinlenmek amacıyla en yakın benzin istasyonunda dururlar. saskia içecek bir şeyler almak için istasyonun marketine gider, ancak aradan yeterli zaman geçmiş olmasına rağmen geri dönmez. saskia ardında hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştur. aradan üç yıl geçer... rex artık yeni biriyle birliktedir ancak buna rağmen saskia'nın izini sürmeye devam etmektedir. bir gün, saskia'ya neler olduğunu açıklayacağını iddia eden raymond'dan üst üste mektuplar almaya başlar...
  1. kan ve şiddet içermeden gerilim filmi nasıl yapılır sorusuna cevap olabilecek, 1988 yapımı hollanda filmi. daha sonra the vanishing adıyla aynı yönetmen tarafından hollywood versiyonu da çekilmesine rağmen, bu filmi izleyenler tarafından hiç sevilmemiştir o film. aşina olduğumuz aksiyon dolu gerilim filmlerinden tümüyle farklıdır; tesadüfi bir şekilde çözülen puzzle'lardan, izleyiciye şaşkına çeviren ufak bağlantılardan, "sonunda herkes layığını bulur" gibi gerilim klişelerinden ustaca kaçınılmıştır. avrupa sinema anlayışı ile hollywood arasındaki farklı anlayabilmek için etkili bir örnek teşkil eder bu açıdan.

    özellikle son dakikalarıyla adeta kültleşen yapım, türkçe'ye "kayboluş" adıyla çevrilmiştir.
  2. "dört başı mamur" diye bi sifat kullancak isek eger, iste ona bu filmden daha fazla yakisan cok az sinema eseri izledim ben... her sey yerli yerinde, ve ucu acikta kalan hic bi sey yok... bu filme gerilim denir mi bilmiyorum yalniz, oyle ise bile bildigimiz turden bi gerilim degil...

    !---- spoiler ----!

    saskia'nin filmin hemen basinda anlattigi ruyasi cok ilginc... boslukta salinan altin bir yumurtanin icine hapsoldugunu goruyor surekli... son defasinda ise baska bir altin yumurta daha var ruyasinda ve carpistiklarinda hersey sona erecek... film de nerdeyse bu ruyaya paralel ilerliyor; onceden agacin altina gomdukleri iki madeni parayi rex, isiladar vaziyette ve birbirine deger konumda buluyor, ve o an uyku ilacli kahveyi icmeyi kabul ediyor... ikisi de iki tabuta hapsoluyor, ve en sondaki gazete haberinde bile iki yuvarlak icinde yanyana beliriyorlar...

    film ayrica raymond'un, bir sosyopatin hikayesi de sayilabilir... hem neden boyle bi ise kalkistigini, hem de bunu nasil uygulamaya koydugunu cok sade bir sekilde anlatiyor bize hikaye... normal olarak yapmasi beklenen seylere meydan okuma icgudusu (cocukken balkondan atlmasi) ve bogulmak uzere olan kucuk kizi kurtardiginda kendi kizinin onu bir kahraman olarak gormesinin aslinda hakli olup olmadigini sinama ihtiyaci sonucu bir "kotuluk" tasarliyor kafasinda... ve bu kotulugu de nerdeyse bir bilim adami gibi titiz calisarak, ince dusunulmus, defalarca tatbik edilmis ve gecerlilgi sinanarak mukemmellestirilmis bir plan ile yurutuyor, ve sonunda basarili oluyor...

    mukemmel cinayet isleme fantazisi ancak boyle emek vererek olur herhalde... oyle oturdugun yerden olmaz... filmde de dendigi gibi, ne kadar ince eleyip sik dokursan doku, uygulamaya geldiginde mutlaka hesap edilmeyen bi sey cikar... onemli olan o bilinmezlikleri de hesaba katmak...

    !---- spoiler ----!

    03.11.2012