• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.27)
the lion king - roger allers, rob minkoff
vahşi afrika'nın derinliklerinde genç bir aslan doğar. babası bölgenin kralı olan küçük aslan, kısa zamanda onun yerine geçmek isteyen hırslı düşmanlarının tehdidi altında kalır.walt disney'in bu animasyon harikası, 4 dalda akademi ödüllerine aday olmuş, en iyi müzik ve en iyi şarkı dalında oscar'a layık görülmüştü. filmin ödüllü müziklerini tim rice, elton john ve hans zimmer yapmıştı
  1. hakuna matata şarkısını ve o sahneyi çok severim. bununla ilgili bir de anım var 1.sınıfta üniversitedeyken sınıfta afrika'dan gelmiş bir arkadaş vardı. onunla tanıştım konuşuyoruz, hep bir ortak nokta bulmaya çalışılır ya yabancı biriyle konuşurken birden benim de aklıma hakuna matata geldi. çocuğa 'hakuna matata!' dedim o an o kadar mutlu oldu ki svahili dilini biliyor musun diye sormuştu. hayır, bunu da aslan kraldan biliyorum demiştim ve o an keşke bilsem diye içimden geçirmiştim hatta şuan da yine içimden geçirdim. svahili dilini de ilk kez o an duymuştum ve hakuna matata'nın anlamını da ondan öğrendim: 'üzülme' demekmiş. çok hoş bir andı.
  2. içinde barındırdığı seksist, etnik, homoseksüel mesajlar ile o kadar da masum olmayan bir film. disney'in ilk "alttan alttan göndermeleri" değil elbette. filmde, bir dakikadan az karşımıza çıkan dişi karakterler, zaten pek ortalıkta bu karakterlerin, bir de ortaya çıktıklarında sadece çocukları ile durup birkaç ev işi yapmaları, simba'nın, mufasa'nın veliahtı olması, erkek bir yöneticinin hakimiyeti, bu yaklaşımlardan seksist yaklaşıma örnek. bunun yanında scar'ın homoseksüel yanı da karşımıza çıkmakta. ingiliz aksanı ile seslendirilmesi(sakinlik), yürüyüşündeki o yumuşaklık, yelesinin diğerlerinden farklı olması gibi birçok örnekler onun toplum tarafından farklı olduğunu belirten nitelikte. son olarak etnik köken olayına bakarsak (racism), sırtlanların seslendiricilerinden biri(veya ikisi siz yine bakın) ile rafiki'nin(ortalıkta çılgınlar gibi dolaşan ve din ile alakalı karakter) seslendiricisini tam amerikan(böyle ezelden beri beyaz olanlardan) olmadığını görebiliriz.

    amma ve lakin film eğlenceli arkadaşlar, ben bu filmi 20 yaşımda ilk defa izledim ve sıkılmadım. çocuk filmi olmadığını bir kez daha bir de burada belirteyim.
  3. mufasa'nın öldüğü sahneyle beni küçük yaşımda bunalımlara sürüklemiş filmdir.

    muazzam müzikleriyle oscar ve altın küre ödüllerine layık görülmüştür (bkz: hans zimmer) ve benim için disney'in en iyi yapımlarından biridir.