• izledim
    • izliyorum
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (9.33)
the office
the office emmy ve altın küre ödüllü komedi dizisi. nbc kanalında yayınlanmaktadır. steve carell, rainn wilson, john krasinski, jenna fischer, b.j. novak dizide rol alırken dizinin yapımcılığını ricky gervais, stephen merchant ve greg daniels üstlenmiştir. dizi, dunder mifflin adındaki bir kâğıt şirketinin scranton şubesinin ofisinde yaşananları konu almaktadır.
  1. bir ofiste yaşanabilecek en komik olayları bize sunan bbc yapımı komedi dizisi.
    hope
  2. son sezonlara doğru artık bi' komediden çok sabah 9 akşam 5 birlikte olduğunuz iş arkadaşlarınızın hayatını izlemek gibi bi hal aldı. gülmekten çok gülümsemek olmaya başladı dizi. micheal'ın hallerini olağan karşılamaya, dwight'ı kendi halinde doğal bulmaya başladık. dizinin kalitesini belli eden ufak detaylar bunlar. geçenlerde 2. kez izledim ve ilk seferimden çok farkı olmadığını anladım. biraz unutmaya yüz tutarsam 3. defa da izleyebilirim. sanırım ne kadar çok izlerseniz o kadar seviyorsunuz.

    açıkcası bu dizi, benim sıralamamda en üstlerde kendine yer buldu. zaten daha çok komedi dizisi izlemeyi seven biriyim. bundan sonra da it's always sunny in philadelphia vardır. bu iki diziyi sevmeyenden adam olmaz. hadi bakalım.
  3. en şahane bölümü "stress relief"* adındaki bölümdür. hatta şimdi açıp cansız mankene ilk yardım yaptıkları sahneyi izliyorum.

    ilk sezonu biraz garip açıkçası. karakterler tam oturmadığı için izleyip izlememe konusunda tereddütte kalıyor insan. ama 2. sezona geçiş yaptıktan sonra devamını getirmemek imkansız bence. bu kadar başarılı olmasının sebebi, dizinin arkasındaki ekibin (senaristler, yapımcılar vs.) karakter yaratmada çok iyi olması, ki aynı etkiyi parks and recreation'da da görüyoruz. yani şu güzelim dizide kötü denilebilecek karakter bir ya da ikidir.
  4. amerikan versiyonunda steve carell'in başını alıp yürüdüğü çok ama çok samimi bir mockumentary. öyle bir şey ki seven çok seviyor, sevemeyen de ı ıh yani, oluru yok.
  5. komedi dizisi dalında şimdiye kadar izlediğim en başarılı dizi. hemen cevap vereyim friends'i izledim. kişilere alışmak için 3-5 bölüm geçmesi gerekiyor evet ama sonrasında kötü alışkanlık oluyor dizi. bir bölüm daha bir bölüm daha derken sezon bitiyor. her karakter o kadar orjinal ki başkası yapamazmış o rölü diyorsunuz. friends veya diğer dizilerden en büyük farkı da bu bence. mesela friends'te rolleri değiştirin kızlar arasındaki bütün rolleri değiştirin ya da erkekler arasında bence hiç de farketmez. hatta joey rolünü monica bile oynasa farketmezdi bence. ama bu dizide işler öyle olmuyor. micheal scoot karakterini jim oynayamaz ya da dwight karakterini oskar oynayamaz. öyle bir işlemişler ki karakterleri babanızın oğlu gibi bir şey oluyor.
  6. dizinin türüyle alakasiz bir yorum olacak ama en güzel ikinci ask hikayesini barindiran dizidir benim gözümde. (birincisi çemberimde gul oya).
    siradan insanların (yani senin , benim) nasıl yavaşça aşık olduklarını, hiç bahsi geçmeyen ufak bakışların, isyanların, baş kaldırmaların nasıl da büyük savaşlar olduğunu görüyorum.
    birinin sevdiği meyveli yoğurdu aklında tutmak, yaşamının küçük eğlencelerinde onu da kendine suç ortağı etmek, üzgün olduğunda onu neşelendirmek için saçmalamak. beden dilinle bağırırken ağzını açıp seviyorum ulen diyememek...
    duyan da beni platoniklerin başkanı sanır.
    bizim de hayatımızı an be an çeken kameralar olsaydı da kendimizi dışarıdan görebilseydik keşke dedirtir.

    ilk bölümlerde biraz yabancılık hissedebilirsiniz. sabredin.