theodor w. adorno

Kimdir?

theodor w. adorno (theodor ludwig wiesengrund-adorno), (d. 11 eylül 1903, frankfurt am main - ö. 6 ağustos 1969 isviçre visp, visp, valais, isviçre), alman felsefeci, toplumbilimci, bestekâr ve müzikbilimci.
  1. bestecilik ve sosyoloji üzerine eğitim alan frankfurt okulu'nun mihenk taşı denebilecek teorisyen. konser piyanisti olarak eğitim gören adorno, besteciler üzerine makaleler yayınlamıştır önce. siegfried kracauer ile sosyolojiye yoğunlaşmış ve 1931'de max horkheimer'la frankfurt sosyal araştırmalar enstitüsü'nü kurmuştur. nazizmin yükselişiyle görevine ara vermiş ve ingiltere'ye gitmiştir. savaş sonrası frankfurt'a dönünce tekrar enstitüyü kurmuş ve herbert marcuse, horkheimer ve habermas ile bir ekolün oluşmasını sağlamıştır.

    modernite tartışmalarının merkezinde yer almıştır. eserlerinde benjamin'le olan dostluğunun izleri vardır. daha sonra ortaya çıkan mektupları da 20. yy'ın en önemli düşünsel materyalleri arasındadır. kendi terimi olan kültür endüstrisi üzerine çalışmaları, sanatın özerkliği iddiaları ve postmodern, postkolonyal, postmarksist gibi "post" söylemleri herkesçe kabul edilmiştir. birçok amerikan teorisyen ve aktivist düşüncelerini bu söylemlerden yararlanarak oluşturmuştur.

    marx ve lukacs gibi marksist düşünürlerin eserlerinden yararlanarak, mitoloji, aydınlanma ve doğaya ilişkin bir marksizm eleştirisi yapmıştır. stalinizm, faşizm ve soykırımın "dünyanın karanlıklaşmasına" yol açtığını belirtir. dünyanın, aydınlanma ile birlikte modern insanın başlangıcında yer alan barbarlık ve mitlere döndüğünü anlatır. bu düşünceye göre tarihin seyrini değiştiren sınıf mücadelesi değil, aydınlanmanın parçası sayılan doğaya hükmetme arzusudur. aydınlanmanın diyalektiği'nde de mitolojinin düzenleyici ve mimetik olduğunu söyler. bu kitabında horkheimer ile odysseia'yı bu gözle yorumlarlar. doğanın güçleriyle savaşan ve bu güce baskın çıkan burjuva bireydir odysseus. bu gibi yorumlamalarla mitlerin modern toplumu yaratma işlevini açıklar. batı'nın antik yunan üzerinde yükselişinin övgü denmese de sıcak bir eleştirisi vardır kitaplarında. jazz müzikten nefret etmesi de bu batı tutkusuna bağlanır.
    sezgi