• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.00)
transylvania - tony gatlif
aşkının takibindeki tutkulu bir kadının yol hikayesi transylvania. genç, güzel ve tutkulu bir kadın olan zingarina, sevdiği adam olan milan'ı bulabilmek için transilvanya yollarına dökülür. tek istediği aşkına sahip çıkmak ve onu sınırsızca yaşamaktır.

fakat gerçekliğin sınırlarını zorlayan bir pagan festivalinde milan, aşkını reddince duygusal anlamda büyük bir çöküntü yaşayan zingarina, kendini yolların sonsuzluğuna bırakır. mekan ve sınır tanımayan, kendisi gibi özgür ruhlu çango ile karşılaşması ise bu yolculuğun hiç tahmin etmediği noktalara varmasına neden olacaktır.

2006 cannes film festivali'nin kapanış filmi olarak da gösterilen ve beğeni toplayan film, bir önceki filmi exiles ile cannes'dan en iyi yönetmen ödülü almış olan tony gatlif imzası taşıyor. özgür, tutkulu, hareketli ve gizemli ruhları anlatmakta usta olan yönetmen, benzer bir karakter olan çango rolünü, duvara karşı filmi ile beğeni toplayan birol ünel'e emanet etmiş.
  1. tony gatlif ve yol filmleri ayrı bir kategori olmalı bence.
    tabi birol ünel'li yol filmi de ayrı oluyormuş. soundtracklar zaten muazzam başaralı söylenecek söz yok, kim seçtiyse yüreğine sağlık filmle bütünleşebilecek en güzel parçaları seçmişler resmen.
    rihan
  2. başrollerinde asia argento, birol ünel ve balkan müziklerinin oynadığı 2006 yapımı tony gatlif filmi. "ee haydi kalkalım uçarak balkanlara varalım romanya olur başka bir yer olur; çıldıralım, savrulalım, yaşayalım." dedirtmiyor değil.

    farklı kültürlerin bir arada oluşunu, tüm renkleriyle çok güzel yansıtıyor film. aşk acısı çeken bir kadının duygularını "uygunluk" süzgecinden geçirmeden öylece yaşayışını da çok güzel sunuyor seyirciye. tamam herkes sinirleniyor, terk ediliyor, reddediliyor, sonra "içimden deli gibi bağırmak geliyor." hallerine giriyor amma, kaç kişi çılgınca bağırarak ormana koşup kendini yerlere atıyor ki.

    film platonik homoseksüel bir aşka da yer veriyor, ama avrupa sinemasının sıklıkla dram öğeleriyle süsleyip seyirciye sunduğu halden pek farklı bir şekilde. platonik aşk heteroseksüel olduğunda ne kadar açıklı ve gerçekse, bu aşk da o kadar gerçek ve acıklı sadece.

    filmin müzikleri iyi ki bu filmi bir sinema salonunda izlememişim diyecek, tepkisiz kalınamayacak kadar güzel. sonuçta çoğumuz hayatı zingarina kadar süzmeden yaşamıyoruz maalesef.

    trailer
    bonus
  3. henüz ortalarındayken beğendiğime kanaat getirdiğim filmlerdendi. bi kere yönetmenini takdir etmek lazım, kusursuz iş çıkarmış. hem senaryosu kopuk değil, akıcı şekilde ilerliyor, hem de farklı etnik grupların yaşam biçimini aynı akışta verebiliyor. bununla da yetinmeyip birçok sahnede sanatsal öğeleri önplana çıkarabiliyor. filmin havası insanı rahatsız edercesine kasvetli, zingarina’nın ruhu sanki geçtiği yerlere yansıyor. abartı sayılabilecek yalnızlık nöbetleri, delirmeler bile filmin havası içinde normal olabiliyor. transilivanya ancak böyle olabilirdi, zingarina ancak böyle sonlandırabilirdi ilişkilerini. her şey yerli yerinde, üstünde yoğun emek verildiği açıkça görülebilen güzel bir filmdi.
    abi