1. istanbul beylikdüzündeki tüyap merkezinde yarın başlayıp 1 hafta boyunca devam edecek kitap fuarı,etkinliği.ünlü ünsüz bir sürü yazarın geldiği büyük kapsamlı güzel bir organizasyon.kitap mağazalarındaki fiyatlardan daha uygun fiyata kitaplar alabilirsiniz.ben de yarın gidip bütün paramı bırakıp çıkacağım.

    sizde cumartesi evde oturup sıkılmaktansa gelip keyifli bir gün geçirebilirsiniz.
  2. bu seneki teması felsefe ve insan olan etkinlik.
  3. başkente niye gelmiyor diye her sene açık kaldıkça sövdüğüm fuar
  4. dibimde olmasına rağmen bu sene gitmeyeceğim fuardır.
    yayınevlerinin göstermelik indirimler yaparak milleti kazıklaması sinirime dokunuyor. indirimli kitap alıyoruz diye sevinenleri görüyorum bir de...

    canım kitapyurdu.
  5. yıllar önce gitmeyi bırakmıştım. en son geçen yıl tekrar gittim ve gittiğime pişman oldum. ortalık ana baba günü, yolu dert, içeri girmesi dert, yeme içme desen kazık. sonra yukarıda da değinildiği gibi kitaplar ucuz falan değil. yayınevleri fuar alanı için ciddi kiralar ödediklerinden kitapları biraz daha pahalıya satıyor ki bunu bizzat oradaki bir yayıncıdan duydum.

    aranızda istanbul'da yaşayıp da gitmek isteyen varsa fuara gitmek yerine cağaloğlu'na gitmelerini tavsiye ederim. pek çok yayıncı aynı sokakta bulunuyor. kitapçılarla oturup muhabbet de edebilirsiniz.

    bunun haricinde ucuza kitap almak istiyorsanız gördüğüm kadarıyla en mantıklısı yayınevinden veya internet sitelerinden alışveriş yapmak. %40 civarı indirimle kitap almak mümkün oluyor böyle.

    yazarlarla söyleyişi falan da o kalabalıkta bana hiç cazip gelmiyor. kısaca tövbeliyim, gitmem.
  6. fuar...fair...bir anlamıyla da pazar...
    yurtdışındaki kitap fuarlarının temel amaçlarından biri de yayınevlerini diğer yayınevleri (dünya çapında) ile bir araya getirerek bir ilişki, bağlantı kurdurma. türkiye'de bu durum pek yaşanmıyor bildiğim kadarıyla. dolayısıyla kelimenin pazar, yani pazarlama anlamına uygun olarak hedefe pazara çıkan müşteri kalıyor. karnı acıkınca ekmek arası yiyeceği şeyler de alacağı kitap da aynı kefeye yerleşiyor böylece.

    fuar...fair...bir anlamıyla da panayır.
    yaş ortalaması olarak bu sözlükte bir çoğumuz panayırın nasıl bir yer olduğunu bilmeyiz, görmemişizdir herhalde. ama okuduklarımızdan, dinlediklerimizden bir kulak dolgunluğumuz vardır. daha çok taşrada, yılın belli zamanlarında kurulan büyük pazarlar; ve tabii eğlence kısmı panayırın olmazsa olmazı...böyle bir şey işte. kitapla da yapılır mı? yapıyorlar.

    fuar...fair...bambaşka bir diğer anlamıyla da adil.
    pazarlarda benim bildiğim iki önemli kural vardır, manav görünümünde pazarın en güzel yerini işgal etmiş tezgahlardan uzak duracaksın bir de mümkünse en ücra köşelerde, varsa, ürettiğini aracısız getirip sunanı bulacaksın. büyük tezgahın sahibi senin ne yediğini, ne kadar kazıklandığını pek düşünmez. hakkaniyetli davranmasını bekleyemezsin. bu domates naylon gibi, kokmuyor bile diye sorma hakkın da yoktur, çünkü aracının derdi ya da sorumluluğu değildir.

    kısaca, yersen...
    mesut
  7. hafta sonu kalabalığına girmektense pazartesi öğleden sonra uğrayacağım fuar (bkz: beylikdüzü'nde yaşamanın nadir faydaları)

    fakat ben de yayınevlerinin bu indirimlerinin göstermelik olduğunu düşünüyorum. kitap fuarları okuyucunun değil, yayınevlerinin lehine bir uygulamadır. insanları indirim olduğuna inandırıp bir fuarda dünyanın karını elde etmektir. ben de böyle yapmayan yayınevleri var mı acaba diye bakmaya gidiyorum esasında. ama orada gördüğüm kitapların internet fiyatını da kontrol etmeyi ihmal etmeyeceğim.