• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
vurun osmanlı'ya; bir medeniyet nasıl yok edildi - osman öndeş
osmanlı imparatorluğu'nun çöküşünün hemen ardından cumhuriyet türkiyesi'nin ilk büyük millet meclisi tutanaklarında millet olarak mazimize ve atalarımız olan osmanlı imparatorluğu'na karşı kin ve nefretini kusan bazı mebusların hitaplarına rastlanır. bu olaylar arasında en utanç verici olanı; ii. dönem milletvekilliği yapmış olan ekrem rize'nin hazırlayıp, muhtelif celselerde savunduğu ve yasalaşmasını sağladığı 1057 sayılı: "türkiye cumhuriyeti dahilinde bulunan bilumum mebânî-i resmiyye ve milliyye üzerindeki tuğra ve methiyelerin kaldırılarak yerine cumhuriyet armasıyla cumhuriyetin tarih-i kabulünün hakkettirilmesine dair" kanun olmuştur. osmanlı imparatorluğu'nun türklüğü yok ettiğine inanan ekrem rize'nin, resmen uygulamaya girmesine neden olduğu bu yasa ile,türkiye'de osmanlı imparatorluğu'ndan intikal eden tüm millî ve resmî binalardaki tuğra ve kitâbeler ağır tahribata maruz kalmış, kazınıp yok edilmiştir.

osman öndeş, vurun osmanlı'ya kitabıyla hâlâ yürürlükte bulunan, benzeri hiçbir medeniyette görülmemiş bu kanunun tarihî sürecini, sonuçlarını ve örneklerini pek çok fotoğrafla birlikte ilk defa anlatıyor.
  1. kanun kısaca, üzerinde osmanlı kitabe ve tuğraların yok edilmesi, üzerinde bunların yer aldığı binaların devlet için kullanılmamasını öngörür.uygulamadan sadece osmanlı değil doğu roma imparatorluğu da nasibini almıştır. umarım günümüzdeki yanlış resterasyonlar ve tarihi eserlerin yok olmasına ses çıkarmayıp tek parti zamanına toz kondurmayan modern çomarlar, bu kitabı dikkate alır ve tarafsızlığını ortaya koyar.

    kitapta takip edilen usul; önce 1057 sayılı: "türkiye cumhuriyeti dahilinde bulunan bilumum mebânî-i resmiyye ve milliyye üzerindeki tuğra ve methiyelerin kaldırılarak yerine cumhuriyet armasıyla cumhuriyetin tarih-i kabulünün hakkettirilmesine dair" kanun hakkında bilgi verilmiş ve bu kanun teklifini meclise sunan ekrem rize'nin hayatı hakkında bilgi verilmiş, askeri bir kişilik olan bu mebus için osmanlıda ki kariyeri, başarı ve başarısızlıkları anlatılmış, atatürk ile olan bir kaç teması ise hem kendi aktardığı hem de başka kişilerin anlattığı şekilde aktarılmış. bende bıraktığı izlenim bu mebus için, hayattan çok şey bekleyen ve kendisinin çok şey başarabilecek bir kişilik ve yetenek olduğuna inanması ve aslında hiç de bu düşünceleri için yeterli olmadığı. zaten kitapta yazdığı makaleler ve köşeyazıları, mecliste yaptığı konuşmalar aktarılmış. zamanın tüm kusurunu osmanlıya yükleyen ve onun izlerini yok etmedikçe özgür düşünce ve batılılaşmanın olmayacağını deklare etmiş konuşma ve yazılarında. krndi fikrim ise tipik bir aydın bozuntusu.
    ikinci aşamada ise mecliste bu kanun teklifinin ekrem rıza tarafından sunulması ile yapılan konuşmalar, tartışmalar ve oylama anlatılıyor.
    üçüncü aşama da ise resimler ile desteklenerek tahrip edilen yada yok edilen ülkenin dört bir tarafında ama özellikle istanbulda yapılan bu tarih ve sanatsal kıyıma örnekler ile açıklanıyor. birazdan liste halinde verecem bu kıyımı. bu süreç içerisinde inönü çıkarılan bu kanunun yanlış bir karar olduğunu 1939 yılında bir yazı ile tüm devlet kurumlarına duyuruyor lakin kanunu kaldırmıyor, ısrarla kanunun uygulanmamasını ve uygulanacak olursa hükümetten yada milli eğitim bakanlığından onay alınarak uygulanmasını istiyor ama inönüyü pek takan çıkmamış. zira öyle örnekler var ki 300-400 yıllık kitabeler, mühürler, hat işlemeleri, mezarlar, tuğralar ya yok edilmiş ya da tanınmaz hale getirilmiş yada üstü kapatılarak saklanmış, beyazıtta yer alan istanbul üniversitenin meşhur giriş kapısının üstünde yer alan ve üzerinde t.c yazan yuvarlak bir mermerin arkasında saklanan tuğra gibi.
    odur ki osmanlıya kızgın ve düşman olan, geçmişi silip yok etmek için tarihimize düşman kesilen dönemin chp ve devlet bürokratları, inönüyü bile kıdıracaktır. bazıları ise taksimdeki meşhur topçu kışlasına yaptıkları gibi bazı şahaser olan yapıları yok etmiştir, kitabe bile kesmemiş onları. işte kitaptan örnekler;
    --üsküdar da yer alan mimar sinan'ın mihrimah imarethanesi
    --osmanlının eski bab-ı ali binası
    --gülhane kapısında ki 1. ahmet çeşmesi
    --eminönü'nündeki cevri kalfa sıbyan mektebi, hani türk edebiyat vakfı var ya gülhane'nin karşısında işte orada bu yapı
    --soğukçeşme askeri rüştiyesi
    --daire-i umur-ı askeriye, bizim bildiğimiz beyazıtta yer alan istanbul üniversitesi, o zamanlar harbiye nezareti
    --kasımpaşa'daki kalyoncular kışlası
    --çorum mecitözü askerlik şubesi
    --meşhur topçu kışlası, tamamen yok edilmiş tabi.

    bunların bazıları kullanılamayacak hale gelmiş, bazıları sadee kitabe ve tuğraları zarar görmüş, değişik hasar durumları var.
    ve bu kanun hala yürürlülükte, tarihi katleden bu kanunu çıkartanlarda uygulayanlarda ve ortadan kaldırmayanlar da bu suçtan mesuldur.
  2. orta çağda yaşamış ve bitmiş gitmiş bir devleti aklamak için, kendini yırtıp kitap yazılacağına bir iki bilim yapılsa, hak hukuk savunulsa belki nirvana ulaşacak bir milletken; savaştan yeni çıkılıp kurulmuş, buna rağmen son derece modern bir anlayışla vatandaşlarına haklar, özgürlükler vermiş cumhuriyete, tarihi didikleyerek bok atmaya çalışıyoruz.

    sorularım şunlar:
    - sanayi devriminin ortasında osmanlı hala bir medeniyet miydi?
    - hala daha günümüzde bile osmanlıcılık yobaz kesimin elinde tehlikeli bir silahken, o günün şartlarında cumhuriyeti tehdit eden bir olgu olduğu için izleri yok edilmeye çalışılmış olamaz mı? ( yoksa o tuğralar kimseye batmıyordu)
    - biz hala neden kendi yetersizlikleri yüzünden yıkılmış osmanlı' nın derdindeyiz?

    kitaptır, alınır okunur. ama bu saatten sonra kime ne faydası var? osmanlı'yı yeniden mi canlandıracağız? cumhuriyet neremize batıyor?