1. gunun ilk saatleriyle birlikte bu cirkin varlik (yokluk daha iyi uyar aslinda, neyse) yollara dusuyor, neyse ki sokaklarda coluk cocuk yok o vakitte. oglene dogru maksimuma ulasiyor cirkinligim ve aksama dogru ise kabul edilebilir seviyelere iniyor.

    tum gunun yorgunluguyla eve gittigimde ise banyonun isigini acmadan elimi yuzumu yikamak durumunda kaliyorum. dusunun artik? cirkinlik seviyemin en kabul edilebilir oldugu zaman dilimi olan aksam vakitlerinde bile isigi acip aynaya bakmaya korkuyorum.

    "e baslikta kendini yakisikli sanan diyordun con, ne is?" diye sorabilirsiniz, haklisiniz. kendi durumumu daha iyi anlatabilmek icin tanimlamayi bilerek oyle yaptim; o kadar cirkinim ki kendimi yakisikli bile sanamiyorum ve cirkin olmasina ragmen kendini yakisikli sanabilme becerisi gosterebilenlerin motivasyon kaynaklarini merak ediyorum.

    ayrica dolunayda da kurt adama donusuyorum, o sayilir mi bilemiyorum!? ah ulan oktay dede, olmeyeydin keske, arada bir "yakisikli degilsin ama cok cirkin de sayilmazsin evlat!" diye moral veriyordun bana...

    jedit: baslik degistirilince baglam kopmus ama sonuc olarak kuresel isinmaya dikkat cekmek gerek ve bu arada yasasin kadikoy'un tum kerhaneleri!
  2. yakışıklı, tdk'ya göre "güzel, gösterişli erkek" anlamına gelir...
    ve yan anlam olarak da "kadının yanına yakışan" demektir...

    bir birey kendini bir şey sanmamalı, kendi olmalı, kendine yakışanı hayatına almalıdır...
  3. saclarinin onleri uzatip elleriyle ellestirip geriye saga sola atistirmalar yapmak ^^

    o sacimsi uzanti bir uzuv olma yolunda emin adimlarla gidiyor , evet
  4. içinde bulunduğum gruptur.

    biraz hayatımı anlatayım, siz zaten nasıl bir olay olduğunu anlarsınız :)

    - sabahları güneş ışığının fazla olmadığı 6-7 sattlerinde, ve mümkünse yaz aylarında, dışarı çıkmanın yüzdeki sivilceleri gizlediğini biliyorum. denenmiştir. ama fazla takılmamak lazım, işinizi halledip evde akşamı bekleyin.

    - akşamları durum daha güzeldir, ortam genellikle karanlık veya yukarıdan lambalarla aydınlatılmış bir ortam olduğu için sivilcelerden korku sıfırdır, öz güven tavan yapabilir, fazla kaçırmayın :)

    - öğlen saatlerinde, hele şahıs zayıfsa ve yüzünde sivilceler varsa, yakışıklı olduğunu sanan zavallı erkeğimiz durumdan habersizdir. önce yanından geçtiği kızların kıkırdamalarından, ardırdan çevredeki insanların acıklı bakışları ve "vah vah zavallıya bak ergenlik fazla gelmiş" lafları arasında yürümeye başladığında durum vahimleşir. malum zat hayata küser, hiçbir işe yaramayan kremleri sanki yüzü deneme tahtasıymışçasına kullanmaya başlar. zaman geçer yüzü kremlerden dolayı daha beter bir hal alır. zavallı ergenimiz üstünde biriken aşırı öz güvensizlik ve stresten dolayı önce bir kasılır, ondan sonra hayata artık daha pozitif bakmaya başlar, tabi tam terside olabilir-ama böyle vakalara fazla rastlamıyoruz-rastladıklarımızda şizofreni dediğimiz hastalığa yakalanıyor, insanları takmaz, çiçeklere bakar, böceklere güler, kedilere selam verir, kuşlarla konuşur, suya içini döker. belli bir süre sonra, takribi 1 sene yeterlidir, ergenimiz artık ergenliğini tamamlar ve hayata pozitif bakan bir yetişkin olarak ömrüne devam eder.
  5. aynaya bakınca korkmuyorum. bu yakışıklılık için yeterli bir kriter sanırım.