1. 1990 yılında istanbul’da müzisyen dostları batu mutlugil (duman grubunun gitaristi olan batuhan mutlugil'in babası), zafer şanlı ve kerim çaplı ile cover grubu olarak tanınan blue blues band'i kurar. 1970 yılların rock ve blues parçalarının ağırlıkta olduğu çalışmaları sürdüren blue blues band grubunda elektro gitar calip vokal yapar.

    yaşamı boyunca 1960'lı ve 1970'li yılların rock blues müziklerinden etkilenir. daha sonraları yaptığı beste ve söz çalışmalarına rock ve blues müziğinin ruhunu yansıtır. jimi hendrix’i ve dünyaya mal olmuş blues şarkılarını da yorumlamaktan her zaman büyük bir keyif alır. 1990'lı yılların ortalarında fuat güner ile tanışmasıyla birlikte stüdyo müzisyenliğine baslar. fuat guner’in stüdyosunda sürdürdüğü çalışmalarında televizyon ve radyolar için reklam müziklerini gitarıyla seslendirir. birçok sanatçının albüm kayıtlarına da gitarıyla imzasını atar. gitarıyla eslik ettiği albümler arasında, izel bir küçük aşk, kıraç’ın deli düş ve bir garip aşk bestesi, soner arıca’nın ayrılık, turgut berkes’in albümündeki miranda ve mindos isimli şarkıları ve göksel’in sabır adli şarkısı en bilinenleridir. goksel’in şarkısındaki talkbox performansının türkiye’de bir ilk olması, ona talkbox kullanan ilk gitarist sıfatını kazandırır. 1996 yılının ortalarında mfö grubuyla çalışmaya baslar. grupla turnelere gider ve katıldığı tüm konserlere gitarıyla eslik eder. bir yandan bar müzisyenliğine devam eder. 1997 yılında ercan saatçi prodüktörlüğünde ilk albümü için çalışmalara baslar.

    ilk adlı albümünü stop müzik’ten çıkarır. albümünde yer alan, erkeğin olmak istiyorum, ayrıca sinan çetin’in yönettiği propaganda filminde kullanılan, erkan oğur’un perdesiz gitar performansının da yer aldığı dünya isimli enstrümantal şarkisi en bilinenleridir. mfo ile konserlerde çalmaya ve yavuz çetin group isimli grubuyla bar performansını devam ettiği sure içerisinde, ikinci albüm çalışmalarına da baslar. 1999 yıllarının sonlarında tmc film müzik ile anlaşır. ve ikinci albümü "satılık" için stüdyoya girer. sözü, müziği ve düzenlemeleri kendisine ait bir çalışmaya son kez imza atar. mart 1999 tarihine çıkması planlanan albüm için tüm çalışmaları bitirir. ama ne yazık ki yaptığı bu son çalışmanın müzikseverlerle buluştuğunu göremeden, hayata veda eder.

    yavuz çetin adına oğlu yavuzcan çetin tarafından 5 temmuz 2014'te yavuzfest 1.gitar festivali düzenlenmiştir. bu festival,yavuzcan çetin'in söylemiyle geleneksel hale getirilecektir.
  2. yaşamak istemem deyip giden güzel insan
  3. hayatina sadece bir tane albüm sigdirabilmesi cok üzen türkiyenin gelmis gecmis en iyi gitar gitar virtüözü.
    kanak
  4. boğaz köprüsünün ortaköy ayağından her geçtiğimde selam edip her şey biter söylediğim güzel abimiz. çok erken gitti. çok erken müziksiz bıraktı bizi.

    anadolu hisarı mezarlığında "bir gün gelir herkes kendi yoluna gider, her şey nasıl başladıysa öyle biter" mezar taşının altında yatmaktadır.

    * geçen yıl 5 temmuzda, anısına ilk yavuzfest gitar festivali düzenlenmiştir. geleneksel olması dileğimiz..
  5. bu adam yaşıyor olsaydı belki de blues ve rock ülkemizde daha çok sevilirdi. belki de hayatta olduğu için kıymetini bilmezdik. malesef genelde öyle oluyor.

    yaşamak istemem artık aranızda dediğinde yıl 2001'di. tamam, o zaman da çok iç açıcı bir dönem değildi ama asıl şu an yaşıyor olsaydı erken intihar ettiğini düşünür müydü diye merak ediyorum.

    tabi intihar falan bunlar tasvip etmediğimiz şeyler. ne olursa olsun.
  6. türkiye'nin yetistirdigi en buyuk gitaristlerdendir.sarkilarindaki sololari dinlerken akar gidersiniz sizde muzikle beraber.yalniz onu bu kadar sevmemizdeki en buyuk sebep gitari guzel calmasi degildir.yani sadece bu degildir diyelim.o duruş var ya duruş.öyle kolay kolay kimse de olmayan.bir partiye bir adama degıldir bu durus yanlis anlamayin.sisteme duzene bu gidisata bu cokuse karsi aldigi durus.iste bu adami bu kadar degerli yapan bu durus ve bu onurdur.
  7. henüz 30'lu yaşlarının başında kendi isteğiyle hayattan vazgeçen güzel insan, yetenekli gitarist.

    arkasında; sevenlerini, oğlu yavuzcanı ve sahip olduğu potansiyelin nerelere varabileceğini göremeyecek olmanın o bencil hüznünü yaşayan kimseleri bırakmış olandır.
    ozee
  8. ölümü sayesinde ünlenmiş elbette bir çok sanatçı vardır. ama yavuz asla bunlardan biri değildir. ülkemizin insanı zaten kaliteli müzikten anlamıyor bu gerçek. bunu tartışmaya dahi gerek duymuyorum. hele bir de blues/blues rock yapmış birinin toplumca dinlenip sevilmesini hiç beklemiyorum. yaşadığı süre zarfında o kadar ünlenememesinin sebebini bu olarak görüyorum. sonradan gelen kuşağın daha farklı bir müzik zevkine ve anlayışına sahip olup, kaliteli müziğin değerini daha çok bilmesi yavuz'a hak ettiği değerin verilmesini sağladı diye düşünüyorum.

    piyasadaki en iyi gitaristler ve müzisyenler ondan saygıyla bahsediyorsa bence bu sadece onu ergenlerin sevmediğini gösterir. ki yazdığı sözlerin derinliğini çoğu türkçe şarkıda bulamazsınız, öyle naif bir ses dünyaya ender gelir. yazdığı soloları bırakın yazmayı çalmak bile herkesin harcı değildir. hadi sololarından birini çalan biri var diyelim. o duyguyu onun kadar iyi vermesine pek ihtimal vermiyorum. soloya duygu katmak kolay iş değildir.

    kısacası bu ülkeye gelmiş ve gelecek en iyi gitaristtir. keşke yaşıyorken seveni bu kadar çok olsaydı. belki o zaman hala aramızda olabilirdi. ah yavuz ah neden gittin.
    jimi
  9. "kurtar beni" gibi vay be dedirten şarkıları vardır.