• youreads puanı (9.78)
  1. ezginin günlüğü'nün en sevdiğim şarkısı. hüsnü arkan başka bir şey tabi.

    fincana kahve koydum gel diye de biliniyor.

    ay nerde doğsa oradaydık
    dallarda zerdali çiçekler
    savrulup gider rüzgar esince
    bütün bir bahar böyle geçti

    anlardım aklından geçenleri
    sustukça konuştuk sanki
    sevdaymış meğer o içimizde
    yıllardır uyuyan deli
    sessizlik sensin geceleri

    fincana kahve koydum gel
    bugün şeytana uydum gel
    ay doğdu dağın üstünden aman aman
    dallarda beyaz çiçekler

    dağıldım gecenin karasına
    artık kimse kıramaz beni
    o kül gibi deniz o sessiz kız
    kayıp bir sandala binip gitti
    ne sen söyledin derdini
    ne ben sevdiğime inandım
    unut geçen eski günleri
    bunca yıl sonra nasılsın

    anlardım aklından geçenleri
    sustukça konuştuk sanki
    sevdaymış meğer o içimizde
    yıllardır uyuyan deli
    sessizlik sensin geceleri

    fincana kahve koydum gel
    bugün şeytana uydum gel
    ay doğdu dağın üstünden aman aman
    dallarda beyaz çiçekler
    abi
  2. muhtemelen hayatımın en uzun süren platonik aşk serüveninin seneler boyu jeneriği olmuş harika şarkıdır. o yıllar dinledikçe ağlardım, ilk sigaralarımı içer, kadıköy sokaklarını kaybola kaybola gezerdim. ne olursa olsun bana çokça şey katmış bir aşktan geriye kalan en önemli miraslardandır belki, o'nun hayatımdaki izlerini asla silemeyeceğim gibi bu şarkıyı her dinlediğimde gözlerim nemlenecek.

    çünkü biz o'nunla kahve içerdik daima (bkz: fincana kahve koydum gel)
  3. bunca yıl sonra nasılsın? der ya şarkının sonunda `hüsnü arkan` hep iyiyim derim. hepsi geçti. zerdali bahçesindeki çocuk iyi, kayıp bir sandala binip giden kız geçti.
  4. deseler yalnız 5 şarkı dinleyebilirsin hayatının bundan sonraki kısmında, biri zerdaliler olurdu.