kazuo ishiguro - youreads

kazuo ishiguro

Kimdir?

kazuo ishiguro, 8 kasım 1954 doğumlu japon asıllı ingiliz romancı. nagazaki kentinde doğan işiguro 1960 yılında ailesiyle birlikte ingiltere'ye göçtü.


  1. 2017 yılı nobel edebiyat ödülünü almıştır. helali hoş olsundur.
    youreads'e de selam çakmıştır.
    (bkz: gönderme var)
  2. adam yazmış çizmiş, nobel almış ama ben en odun halimle başka bir şey yazayım: bu adamın kitabından uyarlama bir film var, harika!

    (bkz: never let me go - mark romanek)
    mesut
  3. ingiliz romancı ancak uzak doğu kimliğini yitirmediği için bambaşka bir bakış açısına sahip. kitapları leziz film uyarlamaları harikulade. yukarıdaki örneklere ek olarak uzak tepeler'i ek olarak örnek verelim. hem uzak doğu hem antony hopkins diyorsanız kaçırmamanız gereken filmler var. diğer taraftan yky ile makul sayfa kalınlığı ve biraz da dikkatli okursanız kitaplara da hayran olursunuz.
  4. sosyal platformlarda birkaç gündür kitaplarını görüyordum. "öldü herhalde!" dedim meğerse nobel edebiyat ödülünü almış.
  5. yirminci yüzyılın en iyi romancıları arasındadır benim gözümde. aldığı nobel ödülünü de sonuna kadar hak etmiştir. kendisiyle ilk tanışmam yky raflarını karıştırırken oldu. bir tesadüf neticesinde beni asla bırakma adlı kitabını aldım. nefes almadan okudum. sonra hiç aklıma gelip de yazdığı başka bir şey var mı diye bakmadım. ta ki remains of the day filmini izleyene kadar. ishiguro'nun romanından uyarlama olduğun farkedince bu defa o romanı okudum. bu defa türkçeye çevirisi yapılmış kitaplarının hepsine daldım.
    ishiguro kendini tekrarlayan bir yazar değil, her yazdığı ayrı bir yerde, ayrı bir zamanda geçiyor. ve bu romanların her biri de ayrı güzel. bu kitapların ortak yanı yazarın anlatımındaki tuhaf örtüklük. ingilizceden çeviri bir terim vardır. odadaki fil. ishiguro, odadaki filin etrafında dolaşır durur romanlarında. ta ki son sayfalara varana kadar. bilirsiniz ki henüz anlatmadığı birşey vardır ve o şeyi size ancak sonuna kadar okursanız anlatacaktır.
    bu nedenle romanlarından yapılan filmeri pek sevmedim. kendi başlarına güzel filmler ama okuma boyunca kavramaya çalıştığınız şeyi daha ilk sahnede seyircinin gözüne dayayarak işin bütün gizemini bozmuşları. şimdi böyle deyince polisiye gizemler aramayın. aslında olay örgüsü içinde yer alan herkesin bildiği şeyler bunlar. yalnızca okuyucuya baştan söylenmiyor, öykünün bitimine yakın bir noktada lafın arasında bir aydınlanma yaşatıyor okura. bu anlatım tekniği ishiguro'nun başarısının sırrı.