1. bu işin geçmişinde deli dana var, kuş gribi var, kene var, öküz gribi var?, domuz gribi var, kırım kongo kanamalı var.

    sanki böyle bir amaca hizmet ediyormuş gibi geliyor bana bunlar. hayır yani bunlar varsa neden bir dönem gelip geçici oluyor. yani tedavisi bulundu desek bu seferde bu konuda tedavi görenler neden çok değil. bi dönem bi sürü insan hastaneye gidiyor falan sonra kesiliyor. çözemedim tam bu işi.
    abi
  2. doğanın seri katillerini güncellemesi durumu. antibiyotikler, hijyen koşullarının iyileşmesi, sivrisinek/kene/fare gibi hastalık bulaştırıcı etkenlerin azalması sonucu artık çoğu salgın hastalık bizim derdimiz değil. ortaçağda avrupa'nın üçte birini öldüren veba, 19. yüzyılda ispanya'da 300000 kişi öldüren sarıhumma, 1. dünya savaşı'nı kazanan rickettsia'lar* (savaşta silahla öldürülen insandan daha çoğu tifüsten ölmüştür) artık bizim sorunumuz değil.

    uzayan insan ömrü, yenilen bulaşıcı hastalıklar, yenilerinin doğmasına neden oldu. 20. yüzyıldan itibaren devir yavaş yavaş mutasyon geçiren virusların devri olmaya başlamıştır. grip hastalığı da 2000'den sonra hortladı sanmayalım. ispanyol gribi, 1918-1920 yılları arasında 18 ay içinde 50 ile 100 milyon arası insanın (o dönemde yaşayan nüfusunun %5'i) ölümüne sebep olarak insanlık tarihinde bilinen en büyük salgın olmuştur.

    insanlık bulaşıcı hastalıklara karşı hep kazanmıştır. ve salgınlar açısından da tarihin en iyi dönemindeyiz. bu salgın hastalık etkenleri de yenilecektir, ileride daha güçlüleri ve daha ilginç isimlileri oluşacaktır. bu döngü hep sürecek gibi görünüyor.

    bulaşıcı hastalıklar bulaştıran hayvanın ya da yayıldığı bölgenin ismiyle isimlendirilebilmektedirler. ilginç isim demişken, şunları es geçmeyelim:

    (bkz: kayalık dağlar benekli ateşi)
    (bkz: marsilya ateşi)
    (bkz: çalılık ateşi)
    (bkz: q ateşi)