1. yaşayan bir şey kalmış taşlarında
    ey yeşil şafakların kız kardeşi.
    gerçek mezarları şaşırtır
    ellerinin sessizliği.
    rengarenk gözlüklerin türlü keyfiyle
    sorumsuz kazma yaralar kalbini
    ve yabancı turistin savurduğu aptalca 'oh'
    çarpar yüzüne gücendiren hakareti.

    ama canlı bir şey vardır.

    kütüklerden bir kucaklayış sunar orman sana
    köklerini tırmalamaktayken merhamet.
    koca bir celep gösterir övendireyi
    taht uğruna zaptettiği tapınakların orda,
    ve sen ölmüyorsun hala.

    hangi güçtür seni ayakta tutan
    yüzyılların ötesinden
    gençlikte olduğu gibi canlı ve kıpır kıpır?
    hangi tanrı üfler gün sonunda
    hayati soluğunu mezar taşlarında?
    tropiklerin tatlı güneşinden midir?
    sormalı niye chichen-itza'da olmaz diye
    ormanların neşeli öpücüğü?
    kuşların nağmeli şarkısına mı karıştı yoksa?
    ve niye quirigua'da daha derindir uykusu?
    dağların sarp kayalıkları arasında çarparak
    çınlayan kaynağın yankısına mı karıştı yoksa?
    inkalar öldü, ne dersek diyelim.