1. güçlü ve zayıf agnostisizm olarak ikiye ayrılabilir. fark ise güçlü agnostisizm akımında tanrı hiç bir şekilde bilinemez derken zayıf agnostisizm akımında tanrı'nın varlığı yada yokluğunu şimdilik bilinemeyeceği savunur.
  2. dahil olduğum gruptur. tanrı var ya da yok diyerek kesin bir dille konuşmak son derece hatalıdır.
  3. aslında " tanrının varlığı ya da yokluğu kesin olarak açıklanamaz"dan çok. " tanrının varlığı ya da yokluğu bir şey değiştirmez" diyen dünya görüşü/inanç/yaşam tarzıdır.
  4. ilk olarak ilkçağlarda protagoras (korkmayın bir dinazor değil insan ismidir) tarafından öne sürülmüş tanrının duyularla algılanamayacağı için insanoğlunun varlığı ya da yokluğu konusunda bilgi sahibi olamayacağı görüşüdür. agnostizm kuramının en büyük savunucusu adı agnostizm ile birlikte anılan thomas henry huxley olmuştur.
    agnostizm tanrının varlığı, yokluğu tartışmalarındaki tarafsızlığı yanı sıra aynı zamanda felsefi bir dünya görüşürüdür.
    agnostisizm, ilk duyduğum yıllarda hiç bir konuda yorum yapmadığı için ve taraf olmaktan kaçındığı için pragmatist ve oportunist bir yaklaşım olarak görmeme ve nefret etmeme neden olmuşken sonraki zamanlarda yeni anlamlar yükleyerek ve diğer bir çok kavramla, akımla bağdaşık yanlarını fark ederek, tarafsızlığın gerçeği görmek için en büyük erdem olduğu düşüncesiyle sempatimi kazanmıştır.
    agnostizm aslında bilinmezcilikten dem vururken farkında olmadan belirsizlik ilkesi'nin ve septisizmin kapılarını aralamakta bünyeyi acabalara sürükleyerek çeşitli sorulara cevap aratmaktadır.
    zaten septisizmin, diyalektik'in de amacı budur.
    insan hayatı oldukça kısa bir zaman dilimine sıkıştığı için tüm hayatı boyunca varlığından emin olmadığı bir şeye körü körüne bağlanarak ya da var olan bir şeye kesinlikle inanmayarak bu kısacık ömrü bu uğurda heba ederek gidemez.
    agnostizm bu açıdan ele alındığında hem skolastik felsefenin yanlış yönlerine karşı hem de retçilik, determinizm ve ateizmin, ''gözümle görmezsem inanmam abi , hatta gözümle görsem bile inanmam'' savına çelme takmıştır.
    (bkz: çok konuşup hiçbir şey söylememek)
  5. "tanrı" kavramı yerine aynı kategoride başka bir kavram koyulduğu taktirde anlamsızlığı daha iyi anlaşılacak görüş. var olup olmadığı bilin(e)meyen, çünkü duyularla (aslında deney ve gözlemle) kanıtlanamayan tek kavram tanrı değil. örnek vermek gerekirse; unicorn (tek boynuzlu at), uçan spagetti canavarı, russell'ın çaydanlığı, diş perisi, üç başlı köpek, vampirler, kurt adamlar, hatta şu an tam arkanızda duruyor olsa da sizin görme kapasitenizi aştığı için göremediğiniz ulgan* isimli bir varlık.

    bunların hiçbirinin varlığını yada yokluğunu kanıtlayamazsınız. hepsi sizin için bir bilinmezi ifade eder. agnostik görüşe göre bu varlıkların "var yada yok olduğunu" söyleyemeyiz.

    burada agnostik felsefeyi çürütmeye çalışmıyorum. temel tezine karşılık olarak "hayır, var olup olmadıklarını kesin olarak biliriz" demedim. sadece pratik hayata uygulanamayan, aslında absürd bir felsefe olduğunu söylemeye çalışıyorum.

    bu yüzden günümüzde daha eli yüzü düzgün bir şekle bürünmüştür; (bkz: agnostik ateizm)
    ulgan
  6. ateizm ile arasında bir çinli ve bir japon kadar çok farklılık bulunduran felsefi akım.
  7. agnostisizm, özellikle insanin bilme, anlama ve kavramasinin prensipteki sınırlılıgını vurgulayan bir dünya görüsüdür.
    dogaüstü varliklarin yada prensiplerin olasiliklarini reddetmez.
    agnostisizm, tanri inanci, tanrinin varliginindan emin olma imkani olmadigi halde mümkün oldugundan, hem teizm hem de ateizmle uyusur. ayni sekilde ateist tezlerin, teist tezlere göre daha muhtemel agnostisizmle uyustugu anlayisi yaygindir.

    bir tanri varmidir sorusunun cevabi "evet yada hayir" degil, "bilmiyorum, cevabi daha bulunamadi yada cevaplanamaz" seklindedir.

    agnostik ateizm:
    tanriya inanmaz, fakat tanrinin var olmadigindan emin oldugunu da iddia etmez.

    agnostik teizm:
    tanrinin varligi bilgisine sahip olmadigini, buna ragmen inandigini söyler.

    apateizm (pragmatik agnostisizm):
    temelleri epikür ün görüslerine dayanir, tanrinin varligi yada yoklugu sorusunun gereksiz ve anlamsiz oldugunu, tanri var olsa bile, görünüse göre hayatimiz icin önem tasimadigi, bir rol oynamdigini savunur.

    ignostisizm(ayri bir dünya görüsü olsada, burada belirtmenin yarari var):
    tanrinin varligi sorusuna, " [tanri] kavramiyla neyi kastettigini bilmiyorum, o yüzden varligi yada yoklugu hakkinda birsey söyleyemem" cevabini verir.

    güclü agnostisizm:
    tanrinin var olup olmadigi bilebilmek, prensipte mümkün degildir, her kisi ve zaman icin.

    zayif agnostisizm:
    su anki zaman ve soruyu soran kisi icin, tanrinin varliginin bilinmedigi.

    r.dawkins, tanri yanilgisi; tanrinin valik ve yoklugunun esit olasiliklar olmadigi, bu yözden bilimde agnostik olmanin anlamli fakat tanri konusunda anlamsiz oldugu
    edit: düzeltilecek
  8. bilemeyecek olmanın ya da bilinmezin bir süre sonra can sıkması sebebiyle (bkz: apateizm) ile tanışılması ve ne halt yiyorsanız yiyin denilerek alıp başını kübaya gidilmesi an meselesidir. ya da değildir. aslında küba iyice bozmadan son kez gitmek de lazım.
    jole
  9. herşeyin ve hiçbirşeyin kudretini ve takdirini elinde tutan yaratıcıya inanıp , " sen şunu bunu yaptığın için cennete - cehenneme gideceksin ! " diyerek , beyninin kendini yaratan tarafından çizilmiş sınırları ile kendini yaratana " ortak " koşan , aynı zamanda bilinçsiz bir şekilde o'nu yargılayarak kendi inancına ters düşen insanlardan ziyade , bilinçli bir agnostik'in inancı bu dünyaya daha kreatif bir katkı sağlar. bilinçsiz inanan fare peynirini mideye indirmek adına kendi takdirini elinde tutana " ortak " koşmaya devam ederken , bilinçli bir agnostik bir süre sonra kendi ufkunun ötesinde bulunan yaratıcıyı anlamlandırabilecek kalifiyede olmadığını idrak edip kendi yaşamını ve yaratıcının rızasını daha değerli kılabilir.
  10. bilinmezliğin soyutlanmış halidir.
    ateizm ve deizm olasılıklarını reddetmez lakin kapılarını kapatır. çünkü ilâhi bir güç olsa da bunun ispatlanamayacağını savunur. bu sayede dini bilginin uğraşısı, emeği boşa gitmiş olur.