• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.04)
amat - ihsan oktay anar
kıyıda ise üç direkli, iki güverteli ve 58 toplu bir kalyon, o karanlıkta usturmaçalarını puta edip iskeleye palamar vermişti. yelkenlerin sarılı olduğu serenler hisa edilmiş ve tez zamanda yola çıkacağını ilân için mizana direğine mavi bayrak çekilmişti. esrarengiz adam, kalabalığı yarıp elinden tuttuğu isrâfil'le iskeleden gemiye doğru yürümeye başladı. kalyonun dikmesinin palangalarına asılan ve tıraka tutan gemicilere vardiyan, "yisa, sizi gidi sütü bozuk sünepeler! yisa beraber! varda ruhsuzlar! varda! bre aman! laşka! laşka!" diye feryat ediyor ve hurçların, sandıkların ve fıçıların ambarlara usûlünce istifine nezaret ediyordu. güneşin doğmasına 7 saat kala esrarengiz adam, sürme iskeleden kalyonun çukur güvertesine çıkmak istedi. fakat eline ne kadar asılırsa asılsın eşek isrâfil yerinden bir türlü kımıldamıyordu. o karanlıkta eline son bir kez daha asılıp "gel yâ mübarek!" diye nida eyledi. bunun üzerine çocuk her nedense inat etmekten vazgeçti. ne var ki, sürme iskelenin kayganlığından dolayı düşmemek için midir, isrâfil'in kuşağına 40-50 yaşlarında, iri yapılı, sırma işlemeli siyah kaput giymiş biri yapışmıştı. işte bu adam kuşağı bırakıp küpeşteye tutundu ve güverteye ayak bastı. bunun ilâhî düzenin bozulması demek olduğunu hiç kimse bilmeyecekti. (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. konu ihsan oktay anar olunca gerisi teferruat oluyor. ne bulsan aç oku, bakkala sipariş yazsa okurum.
    abi
  2. anar'ın en iyi romanı. çoğu okur bu romanı okumakta zorlandığını söyler. sebep olarak da gemicilik terimlerinin yoğunluğunu gösterilir. ancak kaçırılan bir şey var, gemi de gemicilik de "amat" için sadece dekor .dekora takılmayın, romanın dünyasını, sembollerini görmeye çalışın.
  3. ihsan oktay anar dili öyle etkileyici kullanıyor ki, insanın denizci olası, o maceralara katılması gelmiyor değil. ayrıca kitap sayesinde birçok denizcilik terimi de öğrenmiş bulunmaktayım ve bu öğrendiğim kelimeleri günlük hayatta özellikle kullandıkça daha da mutlu oluyorum.
  4. yazarın en yetkin kitabı. karayip korsanlarının felsefeyle yoğrulmuş halini bir de bu adamın yazdığını düşünün. kısacası vakit kaybetmeyin bulun bir yerlerden okuyun.
  5. ertan örgen'in kitapla ilgili güzel bir çalışması bulunmakta.ihsan oktay anar hocayı takip edenlerin okumalarını tavsiye ederim. buradan ulaşabilirsiniz.
  6. içerisinde bolca gemicilikle ilgili terimlerin olduğu,bu terimleri bilmeseniz bile okumaktan sıkılmayacağınız,yazarının muhteşem eserlerinden bir diğeri.
    hiram
  7. uzun ihsan efendinin bu kitapta yer almamasının sebebi, şüphesiz ki onun herhangi bir can almamış olmasıdır.
  8. oldukça esrarengiz bir uzun ihsan kitabıdır. gemicilikle ilgili terimler başlarda kitabı bırakmaya itse de sizi direnin çünkü kitap bittiğinde zaten geminin bir tayfası olacak ve kaptanınızın uğursuz işlerine doyamamış olacaksınız. her uzun ihsan kitabı gibi mutlaka okunması gereken akıl ürünü felsefi, edebi hatta yer yer bilimsel eserdir.
  9. ihsan oktay anar ile tanışmama vesile olan kitap olduğu için yeri ayrıdır. dildeki o aşırı osmanlıca ve gemici jargonundan uzak olmamdan ötürü kitabın pek çok cümlesini anlamasam da yaşattığı atmosfer, keyifli üslubu ve evlere şenlik hayal gücüyle tüm kitaplarını okutmuştur bana.

    not: o son galiz kahraman'ı yazmayacaktın.
  10. gittikçe açılan bir hikaye. diyavol paşa ve süleyman arasındaki konuşmalar hikayenin en güçlü yanıydı. amat'ın ne olduğunu anlamakta biraz geç kaldım. kurguyu baştan anlasaydım ilk yarıyı okumak daha keyifli olurdu.

    ek olarak, türk sineması için bulunmaz kaynaklar ihsan oktay anar kitapları. belki biraz dram eksik.