1. hollanda'da bulunan, ortasından nehir geçen, iki yakaya bölünmüş bir avrupa şehridir.
    şahsi fikrim, görülecek en güzel şehirlerden biri olduğudur.

    heineken bira fabrikası, dam meydanı, rijksmuseum, anne frank'in evi, muhteşem bir park olan voldelpark, van gogh müzesi gibi gezilecek, görülecek onlarca yer vardır.
    tavsiye etmeyeceğim tek müze, madame tussauds balmumu heykel müzesidir, hem pahalı, hem çok sınırlı hem de gerçekten kötü yapılmış heykellerin bulunduğu bir yerdir.

    şehrin sokaklarında, kanal kenarlarında saatlerce yürüyerek kaybolabilir, binlerce fotoğraf çekebilir veya kanalda tekneyle gezebilirsiniz. ilginç, küçük butik dükkanları incelemek için saatlerinizi harcayabilirsiniz.
    ana taşıma aracı bisiklettir, yola çıkarken sağa sola bakıp araba gelmiyor diye sakın yola atlamayın önünüzden 5 adet çok hızlı giden bisikletliler geçebilir, çok düzenli bisiklet yolları vardır. bunun dışında tramvay hatları bir çok yere gitmenize yarayabilir.

    kanal kenarındaki hard rock cafe'de güzel bir manzaraya karşı yemeğinizi yiyebilir, lombardo's adlı butik hamburgercide güzel bir hamburger yiyebilir veya lüks ve gurme lezzetler için the french connection'u tercih edebilirsiniz.

    "coffee shop" adı verilen, otun serbest olduğu kafeleri zaten daha yaklaşmadan kokudan tanımaya başlayacaksınız, denemek isteyenler için kontrollü ve güzel seçenektir.

    amsterdam arena stadyum turunu da yapmanızı mutlaka öneririm, ajax'ın tarihini anlatan bir sunum, nostaljik bir video daha sonra stad çimlerine inip stad turu ve soyunma odalarını içeriyor, yaklaşık 1 saat 1.30 saat arası sürüyor. eski efsanelerin fotoğraf ve formalarını görebiliyorsunuz, ibrahimovic'ten sneijder'e, kluivert'ten cruyff'a kadar, futbola ilgili olanlar mutlaka bu turu yapmalı.

    not:
    ilerde gidilmesi gereken yerleri daha da eklemeyi planlıyorum hatırladıkça, sorusu olanlara da her zaman açık olduğumu bir kez daha belirteyim.
  2. türkiye'de üretilen bir bira. ikinciden sonra insanı sarhoş edebilir ve tat olarak da mazota benzer. ha mazotun tadını nereden biliyorsun derseniz bilmiyorum. ama üç aşağı beş yukarı böyle bir şeydir herhalde.
  3. anne frank'ın evi, red light district, sanat müzeleri ve ajax stadyumu en görülesi yerleridir.
  4. albert heijn en ragbet goren yeridir
  5. sindire sindire gezmesi 3-4 gun suren ultra kalabalik turistik sehir. gitmeden once otel rezervasyonunuzu cok onceden yapmaniz siddetle tavsiye edilir. aksi takdirde dandik bir hostel icin gunluk 40 euro odemek zorunda kalabilirsiniz. hostel seciminde bir dikkat edilmesi gereken konu da konumu. eger cok cafcafli bir noktadaysa sabahin ilk saatlerine kadar sokaktan gelen gurultu nedeniyle uyuyamayabilirsiniz. muzeler icin mutlaka online bilet alin. yoksa tatilinizin yarisini kuyruk bekleyerek gecirebilirsiniz.
  6. refleksleriniz iyi degilse bu sehirde bisiklete binmeye cekinmeniz normaldir :) sahsen bisiklete binmekten en cok korktugum sehirdir.
    micropia muzesi oldukca ilginc ve gezmesi cok keyifliydi. geziye baslamadan once elinize bir kart tutusturuyorlar ve begendiginiz, ilginizi ceken mikrop sekillerinin yaninda bulunan baski aletiyle o karta baskilarini yapabiliyorsunuz. muzenin sonunda da kartinizi makinaya soktugunuzda mikrop haritaniz cikmis oluyor. gezmesi kolay ve eglenceli olmasinin yaninda oldukca cabuk gezilmesinden dolayi gormenizi tavsiye ederim.
  7. gittiğim ilk yurtdışı kentidir...
    meşhur red light district i de gördüm, rembrandt'ın eserlerini de; dam meydanını da gezdim, kanalları da... hatta coffee shop bile gördüm...
    istanbul'a benziyor mantık olarak ama daha tuhaf ve nasıl derler yasal bir şehir.
    gidin derim...
  8. bir pazarlama harikası olan heineken binasını mutlaka görün,iki yıl önce amsterdam card indirimiyle 11 € civarını geliyordu. ayrıca 6 €'ya kendi bira şişenizin tasarımını yapabiliyorsunuz,yapın,güzel bir anıdır.

    amsterdam arena güzeldir gidin . amsterdam card ile bedava , yoksa 15 € . önündeki hamurişi satan dükkandan 1€'ya pudra şekerli pişi alın.
    rijkmuseum,van gogh museum ve stedelijk müzelerini gezin.
    red light turistik olmuş zaten , gidin görün ama fotoğraf çekmeyin. güvenlidir,sayısız kamera vardır oraları izleyen.
    meşhur bir patatescileri var,bikenkorf'un çaprazında bir külah patates 5 € . bir kere yenebilir,sonrası bayabilir.

    köşe başı peynirci,ve hep tadımlık peynirleri vardır,turistsiniz girip tırtıklayın bir iki. lezzetlidir.

    konaklama için jordaan area local bir alandır. ergen ve sivilceli ingiliz müptezellerle konaklamak istemiyorsanız öneririrm

    şubat-2017 editi;

    herkesin (ya da artık kim merak ediyorsa)merak ettiği coffeshoplardan başlıyorum.

    arkadaşlar,hollanda'da esrar serbest,ama öyle aklınıza bağcılar,yenidoğan,basmane semtlerindeki gibi tipler gelmesin.
    coffeshop içerisinde esrar adı verilen bitkinin farklı türlerinin satıldığı bir dükkan. bu dükkanlarda kahve,kola vs içecek ürünlerde var,ancak sigara yasak. net.
    eğer standart bir müptezel değilseniz,geldik kafam güzel olsun diyorsanız,hazır sarılmış weed alabilirsiniz. bunlarında bir sürü türü var,polm,skunk,sativa vs.
    bazı türler super limon ,amnesia , haze (pure haze) , white widow şeklinde
    bu arada 18 yaşından küçüklerin de buralara girmesine ve kullanmasına izin vermiyorlar.

    bazı coffeshoplar
    bulldog (kapıdaki türkçe bilen elemanla sohbet edin mutlaka,eyvallah falan diyip duruyordu) dampkring (ocean's twelve'ın bir sahnesi burda geçiyor çok güzel bir ortamı vardır,içerisi vs) smokey (rembrandtplein'de,büyük-genişce bir iç alanı vardır)
    420 (buranın zıvanaları marihuana bitkisini andıran şeklinde kıvrılmıştır w gibi,damrak'tan central stationa giderken sağda)

    mantar
    chills&thrills diye bir yerden alabilirsiniz. merkez istasyona yakın. kurucuları iki türk.
    mexicana-tampanensis-atlantis-galindoii-dutchii gibi 5 tipi var.
    10 ve 15 gr paketler halinde satılıyor,fiyatları 14,5 euro - 22,5 euro arasında değişiyor.
    öncelikle poizitif bir mood halinde olun,yoksa zehrolur,biz çok kafa 3 kişiydik çok güldük,bir başka arkadaş vondelparkta ağaçlara sarılıp kusmuş (en etkiliyi falan almışlar ama)
    tavsiyem 10 gr mexicana almanız ve alkolle vs karıştırmamanız
    yemekten 3 saat sonra ağır ağır yiyin,zaten yer elması gibi bir şey
    etkisi de şu;
    siz vucudunuza bir zehir sokuyorsunuz ve vucut - beyin "bu ne lan ne getirdin bana" diyor. işte bu savaş esnasında siz şekilleri hareketli,ve aşırı ama aşırı parlak görüyorsunuz. telefon ekran ışığı 0'dayken bile parıl parıl
    mesela starbucks tabelasına bakıyorsunuz o kadın figuru oynuyor sanki,ya da arkadaşınızla karşılaşıyorsunuz dışarda adam size çok küçük geliyor
    bir de tam kafası geldiğinde trentemoller-jay jay johanson-royksopp filan dinleyebilirsiniz.


    kek
    ben bir kere yedim acayip mayıştırdı,dolphin's'den almıştık,7,5-8 euro civarı.
    çok iyi yapan yerler varmış ama pek merakım olmadı.

    şimdi arkadaşlar,yukarıda yazdıklarım tamamen doğal ürünlerden elde edilen uyuşturucular. sentetik veya kimyasal değil.sanırım bu nedenle yasal zaten.
    (bu arada ben sigara içmeyen ,bırakın içmeyi duman olan odaya girmeyen biriyim,ama ne demişler what happens in vegas stays in vegas :))

    bu arada yemek olarak tavsiye edebileceğim pasta e basta diye bir restaurant var,burda çalışan garsonlar yetenek sizsiniz hollanda'da diyelim finale kalmış kişiler,yemek servis ediyorlar,sonra şarkı söylüyorlar. mutlaka gidin çok değişik atmosfer.
    açık büfe soğuk meze,2 kişi için 3 adet makarna,tatlı ve limoncello'dan oluşan menüleri var kb fiyatı 49,50 €

    rijkmuseum karşısında waffle 4,50
    albertheijn'da sıcak kruvasan 0,85
    rastgele bir kahvecide bir cortado 2,80-3,20 € yiyin,atıştırın. keyfine varın.

    ama bir kulaklık,bir kanal manzarası bir sigara. size çok güzel anlar yaşatabilir. yapın deneyin.gidin görün.amsterdam güzel.

    havalimanı şehir merkezi tren bileti 4,20 € artı 1 €'da ov chipcard parası alıyorlar toplam 5,20 € makinelerden alabiliyorsunuz.
    kağıt para geçmiyor kk veya madeni.

    ankara'dan pegasus ile 500-600 kb gidiş dönüş ayarlayabilirsiniz.
    3 gece 600 konaklama verirsiniz. 600-700 siz yerseniz.
    1700-1800 tl'ye hadi vizesi falan ekle . 2000 tl'ye 3-4 gün bayağı bir kafayı tutar gelirsiniz.



    edit gelebilir.kıps.
    @elmali kurabiyeee uyardı,marihuana yoğun kullanımda bağımlılık yapabilirmiş. buyrun doktor makalesi.
  9. ana tren istasyonunun 24 saat açık olmadığını an itibariyle acı bir şekilde öğrendiğim şehir. interrail ve "budget travelling" yapan/yapmak isteyen youserlara duyurulur.
  10. gördüğüm en rahat, en renkli avrupa şehirlerinden birtanesi.

    bu şehri iki türlü turistler ziyaret edelerler birinci tip müze gezip, kültür turu yapan heineken içenler ikinci tip ise magic mushroom'u keşfedip amsterdam'ın tadını doyasıya çıkarıp ,mükemmel saatler yaşayanlar.
    phsen