1. kuşkusu içinde yüce oyun'un
    bir dantela giderek yok oluyor
    sövgü gibi yarı aralanıyor
    eşliğinde bir yatak yokluğunun.

    bu kafadar beyaz kargaşa, solgun
    pencere camına doğru kaçıyor
    aynı an bir bezek taç yansılanıyor
    dalgalanırken kefensiz yeni gün.

    düşlerle yaldızlananın evinde
    bir lavta hüzünle uyuyor işte
    oyuğunda müzisyen bir hiçliğin

    öyle ki bir pencereye doğru biz
    karnından yalnız senin,
    yalnız senin,
    çoluk çocuk toplu doğabiliriz.