• youreads puanı (10.00)
  1. bu şarkının hikayeside şarkı kadar güzeldir.
    hikaye şöyledir efendim: brazzaville istanbul'daki ilk konserleri için gelmişlerdir, özgecan tapa ve david brown tanışmışlardır. özgecan'ın almanya'ya okumaya gideceğini öğrenen david ''bir daha geri dönmezsin herhalde'' demiş.
    özgecan da, boğaziçi ile nişanlı olduğunu söylemiş, çünkü yıllar önce bir boğaz seferi sırasında nereye giderse gitsin sonunda hep istanbul'a geri dönme dileğiyle yüzüğünü boğaz'ın sularına attığını ve boğaziçi ile böylece nişanlanmış olduğunu söylemiş.
    david de bunun üzerine hikayeyi şarkı haline getirip, özgecandan klipte oynama sözü almıştır.

    sözleride şöyledir;
    he was married to the bosphorus
    she threw her ring in then she blew a kiss
    to the ottomans and byzantines
    lying beneath the sea

    she wore a pink and yellow summer dress
    she kept her hair just like a poetess
    she traveled all the way to germany
    the trains and the cold, dark sea

    the amber glow of a morning cigarette
    on the istiklal cadessi
    the vapor trails and the tiny minerettes
    all the domes in silhouette