• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.16)
braveheart - mel gibson
13. yüzyılda ingilizler, iskoçlar üzerinde egemenlik kurmuştur. ingiliz soyluları, yeni evli iskoç kadınlarıyla ilk geceyi geçirme hakkına sahiptir. çocukken ailesini iskoçya uğruna kaybeden william wallace'ın karısı da ingiliz birlikleri tarafından öldürüldüğü zaman, onun intikam arayışı kısa zamanda ülkesinin özgürlüğü için amansız bir savaşa dönüşür.
  1. iskoç halk kahramanı william wallace'ın hayatını anlatan, mel gibson'ın hem yönetip, hem wallace rolünü oynadığı 1995 yapımı destansı film. en iyi film dahil 5 dalda akademi ödülü kazanmıştı. bundan 30 sene sonra bile james horner imzalı müzikler eşliğinde filmin sonundaki wallace'ın "freedom" şeklindeki haykırışıyla hatırlanacak muhtemelen.

    "tarih kahramanları asanlar tarafından yazılır."
  2. onu bunu bilmem ama ingilizlere cok pis dokunmus bir film bu... ustunden 20 seneden fazla gecmis, halen hemen her ingiliz sinema sitesinde 3 aya bir braveheart'in nasil yalanlarla dolu bir film oldugunu, tarihin neden filmlerden ogrenilmemesi gerektigini filan okuyup duruyoruz... normalde boyle seyleri cok da umursamazlar halbuki, bu nasil koymussa artik...

    1997'de olmasi lazim, universitede ilk yilimda sinemada izledigimde o zamanki aklimla ben sahsen dunyanin en iyi filmi oldugunu dusunmustum.... varsin kulliyen yalan olsun...
  3. ingiltere, abd güzellemesi yapmayan ender hollywood eseri.

    !---- spoiler ----!

    "herkes ölür ama herkes gerçekten yaşamaz"

    !---- spoiler ----!


    mel gibson'ın oyunculuğu, william wallace ile tarihi bir figüre dayanılarak yaratılan karakter ile müthiş uyum sağlamış. yaratıcı savaş aldatma numaraları ve güzel aforizmaları da bolca bulmak mümkün.


    !---- spoiler ----!

    "evet, savaşırsanız ölebilirsiniz. kaçarsanız biraz daha yaşayabilirsiniz. ama bundan yıllar sonra yatağınızda ölümü beklerken, o yaşadığınız günleri bu günle değiştirmeyi hayal edeceksiniz. bu fırsatı düşleyeceksiniz ve bu günlere dönüp şunu söylemek isteyeceksiniz. hayatlarımızı alabilirler! ama özgürlüğümüzü asla elimizden alamazlar! özgür iskoçya’ya!"

    !---- spoiler ----!

    son sahne, özellikle son sahnesiyle iz bırakır.
  4. sean connery ve mel gibson tarafından hayata geçirilmiş bir film.

    yani okuduklarımız bizi yanıltmıyorsa; bu iki ada'm iskoçların bağımsızlığı oylamasında ingiltere'ye bağlanma konusunda iskoç meclis'inde bir yönelim olduğunu öğreniyorlar.
    artık siz buna vatanseverlik ya da milliyetçilik mi ne dersiniz bilemem ama adamlar bunu engellemek için bu filmi çekiyorlar. yazılanlara göre filmin tüm masraflarını da karşılıyorlar.
    denildiğine göre filmin baş kahramanı william wallace sadece dağlarda yaşayan bir haydut. öyle kahraman bir tarafı da yok! ama içlerinden hakiki kahraman'ların çıkmadığı her millet sinemadan medet mi ummuş; bunu bilmiyorum. kesin bir şey var o da bu filimle wallace bir kahramana dönüşüyor.

    filmin sonunda iskoç halkı ingiliz'lere bağlanmayı oy birliği ile reddetmiş.

    demek ki kitleleri etkileyen bu film boş bir film değil. kahraman; tıpkı ormanda yaşayan aslında iflah olmaz bir hırsız iken ( edebiyatın gücü ile ) zenginden alıp fakire veren bir destan kahramanı olan robin hood gibi efsaneleşiyor.

    bunlar gerçek ya da değil sadece okuduklarım.

    ama bir gerçek var ki; ingilizlerin filmde anlattıkları kadar kötü şeyler yapmış oldukları gerçeği! bu muameleye iskoçların maruz kalması buna rağmen yaşadıklarını unutup yeniden ingilizlerin egemenliğini istemeleri nasıl yorumlanır ki?

    son olarak, film gerçekten güzel. bir kahraman çıkarmak ve kitleleri etkilemek için sinemanın ne kadar etkili bir yol olduğu bu filmle gayet iyi anlaşılıyor.

    bu arada filmin adı cesur yürek türkçe'ye de gayet güzel çevrilmiş!
    izlenmeye değer bir film! cesur yürek!