• youreads puanı (8.40)
  1. katy perry’nın pastel renklere sahip bir şarkısı.

    yalnız içinde bir takım sübliminal mesajlar, garip öğeler bulunuyor. youtube’daki yorumlardan, analizlerden çevridiğim kadarıyla şu mesajlar olabilirmiş:

    !---- spoiler ----!

    –klibin başında rengârenk bir lunapark var. herkes sırayla giriyor. sanki dünyayı andırıyor/sembolize ediyor burası. adı da blivia.

    –insanlar bir çeşit mancınık aletiyle luna parkın dışına fırlatılıyor. bu durum donald trump’ın duvarına veya göçmenleri ülkeden atmasına işaret olabilirmiş.

    –insanlar kodlanmış robotlar gibi hareket ediyor. herkes sırayla oyun aletlerini deniyor falan. tüm insanların hızlı trene binmek için uzun kuyruklar oluşturduğu bir sahnede, yolu gösteren tabelada aynı zamanda tarih de gösteriliyor. bilin bakalım hangi tarih? cevap = 1984

    –hızlı tren sahnesinde tüm koltuklar iki renkli; bir tarafta pembe kalpli koltuklar, diğer tarafta mavi olanlar. başka renk olmayışı, toplumun heteroseksüelliği herkese nasıl zorladığını gösteriyor. öte yandan katu perry’nin yanına oturan, yani mavi koltuğa oturan erkek ise bariz biçimde feminen davranıyor. yani aslında gay ama toplum onu mavi tarafı seçmeye zorluyor?

    –korku tünelinden geçerken sosyal medya emojileri görülüyor. bu da aslında sosyal medya’da dışlanma, ezilme korkumuza işaret ediyormuş. (herkesin iyi bir instagram hesabı oluşturmaya çalışması, takipçi kazanma arzusu, swarm’da sadece lüks kafelerde check-in yapmak vb..)

    –hızlı tren bitince katy perry çok az puan kazanırken yanındaki erkek binlerce puan topluyor. bu da aslında kadın ve erkeğin çalışma hayatında aynı işi yapmalarına rağmen farklı ücrete tabii tutulmalarındaki eşitsiziği gösteriyormuş. (bkz: gender pay gap) (bkz: cinsiyetler arası ücret farkı)

    -petrol istastonunda petrol değil de su molekülleri kullanılıyor. hem suyu içiyorlar, hem de su alev alıyor. ancak buradaki mesajı henüz çözen yok sanırım.

    -finalde hamster topu var. buraya insanlar biniyor, ancak en ufak hata ayakları kayıp düşüyorlar ve yerine hemen başkası geçiyor. bu da kapitalist sistemin acımasızlığına işaretmiş.