1. bir kızılderili atasözü derki: "biz dünyayı cocuklarımızdan miras aldık".
    onlara nasıl bir ortam sunduk? mirasımıza sahip çıkabildik mi?

    ülkemizde çocuk istismarı her gün katlanarak artıyor. istismar deyince akla ilk olarak cinsel istismar geliyor.
    çocuk hiçbir şekilde kendisine yapılacak istismarın manasını yorumlayacak durumda değildir. savunmasızdır.
    çocuğu soyunurken gözetlemek, bunu kaydetmek, öpmek, cinsel içerikli söz söylemek, cinsel organına dokunmak, yetişkinin kendi cinsel organına dokunmasını istemesi, yetişkin cinsel eylemlerinin seyrettirilmesi, vb gibi. malesef türkiye'de her 5 çocuktan biri böyle bir istismara maruz kalıyor.

    diğer istismar da çalışan çocukların istismarıdır. ucuz iş gücü, ssk ödememek gibi sebeplerden işverenlerin maden bulmuş gibi atladıkları olaydır. minik eller, küçücük bedenler tamirhanelerde, tekstil atölyelerinde, mobilyacılarda, hatta madenlerde çalıştırılıyor. onların yeri iş alanları değil, okullardır. bu konuda tek suçlu ailedir. bakabileceği kadar değil, yapabileceği kadar çocuk yapıp onların alın terinden faydalanan kenelerdir.

    çocuklarını başlık parası karşılığında, kocaman heriflerin koynuna atan da, çocuğuna şiddet gösteren de çocuk istismarcısıdır, çocuk katilidir. onlar aile değildir. onların yaptığı çocuk ziyanlığıdır.

    herşeyi devletten bekliyoruz, ama bizimde yapmamız gerekenler var. ben şahsen bir işyerinde, bir fabrikada çalışan bir çocuk gördüğümde direk bakanlığa şikayet ediyorum.

    çocuklar bize emanettir. o şen gülüşleri, masum dünyaları, çocuksu sevinçlerini, salyalı bedenlerin altında, fabrika köşelerinde, tekstil atölyelerinde yok etmeye hakkımız yok. evet buna göz yumuyoruz biz de suçluyuz.
  2. illa taciz yoluyla olmasına gerek yok günümüzde. deli saçması açıklamalarıyla bizi oradan oraya atan, sinir harbi yaşamamıza sebep olan kadınların da bu istismarda payı büyüktür. hiç ana olmamış gibi, hiç kadın olmamış gibi, her şeyi geçtim hiç bir çocuğun başını masumiyetle okşamamış gibi bize kadar ulaşan o iğrenç lafları bu tacizin en büyük ortağıdır.

    gerekli bilgi ve donanıma sahip değilim ama toplumun acil olarak kendi içinde kadın ve çocukları bilinçlendirmek adına, bir örgütlenmeye gitmesi gerek. şayet varsa da ben seslerini duyamadım. ciddi bir ayaklanma olması gerekiyor ki bu yaşananların adaletle önlenebilirliği sıfır bu şartlar altında. koruyucu olmaktan öte, teşvik edici halleri sıradan bir insanın bile ruhsa sağlığını tarumar edecek tahribatta.
  3. eşcinselliğe hastalık olarak bakanların genelde sanık sandalyesinde olduğu normal insanın duyduğunda bile tüylerini diken diken edecek söz öbeği.
    reax
  4. dini vakıflarda ve kiliselerde teşkilatlı bir şekilde görülüyor olması daha da mide bulandırıcıdır.
  5. kurumsallaşmadaki başari, meta ve idealarin ne kadar başarili istismar edildiğine bağlidir.
    o yüzden, kurumsal dinlerde ve kurumsal işletmelerde, bu gibi istismarlarin görülmesi şaşirtici olmamalidir. çocuklar ve bedenleri, sadece madden değil manen de istismar edilmektedirler.
    t