1. ispanyol yazar cervantes’in ünlü romanı don kişot’u konu alan “don kişot’un izleri” sergisi ankara’da açıldı. aralarında picasso, salvador dali’nin de bulunduğu birçok sanatçının don kişot çalışmalarının bulunduğu sergi, 6 mart’a kadar izlenebilecek.

    modern avrupa’nın ilk romanı kabul edilen don kişot’un yazarı miguel de cervantes, çankaya belediyesi çağdaş sanatlar merkezinde açılan “don kişot’un izleri” sergiyle anıldı. yazarın 400. ölüm yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen sergide, picasso’dan dali’ye, devrim erbil’den adnan turani’ye çok sayıda değerli sanatçının eseri sergileniyor. almanya’nın goslar modern sanatlar müzesi’nin don kişot evi’nde yer alan dünyaca ünlü koleksiyonundan gelen çalışmaların da yer aldığı sergide, resim, heykel, baskı, desen gibi birçok çalışma bulunuyor. sergi, başta ispanya olmak üzere dünyanın birçok ülkesiyle birlikte türkiye’de don kişot’u anıyor. ibrahim karaoğlu ve bettina ruhrberg küratörlüğündeki sergide, picasso’dan dali’ye dünya sanatçılarının yanı sıra selçuk demirel, utku varlık, onay akbaş, devrim erbil, habip aydoğdu, yalçın gökçebağ, adnan turani, metin yurdanur, özdemir altan, fevzi karakoç, zafer gençaydın’ın da aralarında bulunduğu 50’ye yakın türkiyeli sanatçının da “don kişot” temalı çalışmaları bulunuyor.

    sergi kapsamında çağdaş sanatlar merkezi (çsm) önüne yerleştirilen aykut öz’ün “don kişot” heykeli de burada kalıcı olacak. çsm’de ilk kez sergilenecek yapıtlar yıl içinde istanbul, izmir ve antalya’daki galerileri de dolaşacak.

    don kişot

    don kişot'un izleri
  2. nihayet gidebildim bugün sergiye. farklı tarzlardan ve akımlardan onlarca ressamın don kişot'un hissettirdikleri ışığında yaptığı resimlerle buluşmak son derece keyifliydi. özellikle salvador dali, zygmunt januszewski, simon ditrich, adi holzer resimleri çok hoşuma gitti. serginin ankara'dan ayrılmasına pek az kaldı. resim tutkunları kaçırmasın.

    bu arada bir duvarda nazım hikmet in don kişot şiiri asılıydı. hadi onu da paylaşayım:

    ölümsüz gençliğin şövalyesi,
    ellisinde uyup yüreğinde çarpan aklına
    bir temmuz sabahı fethine çıktı
    güzelin, doğrunun ve haklının:
    önünde mağrur, aptal devleriyle dünya,
    altında mahzun ve kahraman rosinant'ı.

    bilirim, hele bir düşmeye gör hasretin halisine,
    hele bir de tam okka dört yüz dirhemse yürek,
    yolu yok, don kişot'um benim, yolu yok,

    yel değirmenleriyle dövüşülecek.

    haklısın, elbette senin dulsinya'ndır dünyanın en güzel kadını,
    elbette sen haykıracaksın bunu

    bezirganların suratına,

    ve alaşağı edecekler seni

    bir temiz pataklayacaklar seni.

    fakat sen, yenilmez şövalyesi susuzluğumuzun,
    sen, bir alev gibi yanmakta devam edeceksin

    ağır, demir kabuğunun içinde

    ve dulsinya bir kat daha güzelleşecek.