1. dövüş sanatı, savunma sanatı, savaş sanatı gibi kavramlardan sonra akla düşen soru. önce sanatın ne olduğuna karar vermek lazım sanırım; malum, resim de sanat, müzik de, yazın da...

    sanat duyguların dışa vurumuysa eğer dövüşmek bir sanat değildir, spordur, vücut geliştirmedir.

    bir de heykeltıraşlık olayı var tuhaf olan, bir büst yapılacaksa ve bu somut bir canlının büstüyse nasıl duyguların dışa vurumu olur ki? heykeltıraşlık zanaat değil midir?

    ne lan bu sanat?
  2. asya'da sanat denen şeyin farklı algılanmasının bir sonucudur.

    asya'da ekol yaratan her şey bir sanattır.

    örneğin felsefe, politik ideoloji gibi şeyler bile sanat olarak adlandırılır asya'da (asya derken uzak doğu).
  3. dalına göre değişir elbette mma (bkz: kafes dövüşü) sanat değildir. ancak capoeira kesinlikle bir sanattır.
  4. nazarımda geçtim sanatı, spor dahi değildir. günümüzde her ne kadar bazı dallar holiganizm tarafından gölgelensele de (bkz: futbol) esasında spor, dostluk, centilmenlik ve dayanışma üzerine inşa edilir. dövüş sporu olarak adlandırılanların hiç birinde ne yazık ki bu özellikleri göremiyorum.
  5. dövüş sanatları dediğimizde aklımıza getirmemiz gereken bence, aikido, taekwando, karate gibi bir felsefesi olan budizmdekine çok yakın bir nirvanayı hedefleyen dallar olmalıdır.
    çünkü bu dövüş sanatlarının temelinde yan masadan laf atan adamı dövmek değil de
    dah güçlü bir irade ile kendine hakim olabilmek,
    daha çevik daha sağlıklı olmak, refleksleri daha hızlı hale getirebilmek yatar. ayrıca içerisinde estetik olan bir çok şey benim için sanattır, nasıl bir film izlemekten zevk alıyorsam, bir aikido müsabakası izlerken de zevk alıyorum. dolayısıyla bence sanattır.