• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (5.00)
Yazar h.g. wells
efendi uyanıyor - h. g. wells

edebiyat tarihinin ilk distopyası olan efendi uyanıyor bir 19. yy. centilmeni olan graham'ın öyküsünü anlatıyor. nadir görülen bir uykusuzluk hastalığından mustarip olan graham en sonunda uyumayı başarır. ne var ki bu kez 200 yıllık trans halinde bir uykuya dalacaktır. uyandığında ise, banka hesabına işleyen faizler sayesinde dünyanın en zengin ve en güçlü adamı olduğunu öğrenir. o artık bambaşka ve hiç tanımadığı bir dünyada yaşamaktadır. dünyanın tek efendisi ve sahibi odur! graham uyuduğu sırada servetini idare eden konsey, tüm gezegene hüküm süren son derece karanlık ve acımasız bir sistem kurmuştur. oysa insanların bir kurtarıcı olarak gördüğü graham'dan beklenen, toplumu bu korkunç despotlardan kurtarmasıdır.

bir distopya klasiği ve politik bilimkurgu türünün en iyi örneklerinden biri olan wells'in bu başyapıtı, okuru fantastik bir maceraya sürüklüyor. günümüzden 114 yıl önce yazılmış olmasına rağmen global şirketlerin yükselişi, uçakların seyahat amaçlı kullanımı ve birçok teknolojik gelişmeyi zamanının çok ötesinde başarılı bir şekilde tahmin etmiş olması şaşkınlık yaratıyor. geleceğe dair yerinde tahminlerinin yanı sıra toplumsal adaletsizlikle boğuşan bir dünyayı tasvir eden efendi uyanıyor, distopya, bilim kurgu ve politik roman hayranları için mükemmel bir seçim.
'
"wells'in en çarpıcı yönü, edebiyatın klişeleşmiş yanlarına yeni bir soluk getirip canlılık katması..."
the spectator

"politik bilim-kurgu ve distopya severler için kaçırılmaması gereken bir eser..."
times literary supplement

  1. okuduğum ve herkesin sıkılmadan ve severek okuyabileceğini düşündüğüm tek kitap.
  2. 2017'nin biten ilk kitabı. gerçi yarısından çoğunu 2016'nın son demlerinde okumuştum, o bakımdan 2017'nin kitabı sayılmayabilir de.

    kitap hakkında konuşmadan önce, adı "the sleeper awakes" olan kitabı niçin "efendi uyanıyor" diye çevirdiklerini merak ettim. sleeper'ın karşılığı o noktada mecaz değil başka bir şey değil, kitap içersinde de uykucu'yu pek çok kez kullanmışsınız, kullanmak zorundasınız çünkü, e derdiniz ne?

    neyse, öncelikle, puanım 5-6/10. böyle düşük olmasının sebebi beklentimin yüksek olmasıydı. en azından bir "biz" kadar iyi olmasını beklerdim ama nasıl demeli; ortalama bir hikaye kitabından fazlasını göremedim.

    öyle ki, sonlara doğru iyice "lan o dönemde, bilimkurgu çatısı altında ne yazsan klasik oluyor galiba, bu kitap niye bu kadar ünlü?" demeye başlamıştım ki, kitabın benim sandığımdan bir 30 yıl kadar önce yazıldığını öğrenip, önemsiz, değersiz ve hatta hatalı gördüğüm yerlerinin aslında "takdir edilebilecek" noktalar olduklarını fark ettim.
    yine de, "kısa dünya tarihi" isimli bir kitap da yazmış olan, olaylara toplumsal yaklaşan, geleceği düşlerken teknikten ziyade sosyal ve politik mevzulara eğilen, odağına bu tarz konuları alan wells gibi birinin elinden böylesine "aksiyonlu" ve hollywood kafasında bir eserin çıkması çok da hoşuma gitmedi.

    özellikle, uykucu'nun kendi gücünün farkına varıp dönen mevzuya müdahil olmaya çabaladığı noktadan sonrası, adeta, bitse de gitsek kafası ile geçiştirilmiş. aslında, kitap tam o noktada başlıyor olmalıydı. ostrog ile aralarındaki o ilişki, siyasi çatışmalar, halkın tutumu, medyanın kullanılışı, "hamama giren terler" sözü gereği idealist arkadaşların ideallerinden ödün vermek zorunda kalmaları falan... çok daha bol karakterli, çok daha uzun soluklu, yazması ve okuması çok daha zor ancak bunun bir sonucu olarak, siyasetbilimcilere, diplomatlara vs. "alın, gözünüz siyaset görsün" diye okutulabilecek, bu tarz konulara ilgili herhangi bir bireyin başucu kitabı olacak denli detaylı bir "kurgu" hatta "bilimkurgu" eseri olabilirdi. ben olsaydım, bu tarz bir kurguyu işlerken, böyle işlemeyi hedefler, uğraşır, beceremez isem kaldırır çöpe atardım. ve ben inanıyorum ki, wells bilgi birikimi vs. açısından bu tarz bir eseri rahatlıkla olmasa bile yeteri kadar uğraşla ortaya koyabilirdi.

    çok eser değil, gerekirse az, fakat öz eser vermenin önemini bir kez daha görmüş oldum. sağ ol wells.

    edit: lan, hakkaniyetli düşününce biraz haksızlık ettiğimi gördüm, 1899'da yayımlanmış bir eser için yeteri kadar güzel düşünülmüş yerler barındırıyor. beş altı puan az olur, 7-7.5 veriyorum, fakat işleniş hakkında söylediklerim halen geçerli.

    edit 2: wells sosyalistmiş. haberim yoktu. kitabın yeteri kadar gerçekçilikten yoksun olmasını açıklar bu.