1. karaciğer dostu olan bir bitki. fazla alkolün veya ağır antibiyotiklerin karaciğerde yarattığı hasarı onarmada oldukça etkilidir.

    bir hastalık sürecinde 6 ay boyunca ağır antibiyotikler kullandığım bir dönemde karaciğer adapte olmadı ve enzimler normalin 3 katına çıkmıştı. durumu toparlamama epey yardımcı olmuştu sevgili enginar.
  2. yeterince tuz ve limon katıldığında daha lezzetli geliyor. yoksa bi tat alamıyorum bu güzide sağlıklı meyveden.
    abi
  3. hem sağlıklı hem güzel. her gün olsa yenir.
    abi
  4. resmen ağzım sulandı, biraz tuz biraz limonla çiğken bile müthiş olur. hatta çiğ halini daha çok severim. küçükken mahalle pazarında babam her seferinde alır, limonlu su dolu poşetin içinden hemen bir tane çıkarıp elime verirdi, ben de yol boyunca bayıla bayıla yerdim. hey gidi bir enginarın bile mutlu ettiği günler.
    scott
  5. bas bas bağırarak söyleriz ki mucize besin yoktur.

    ama bir diyetisyen olarak; enginar benim için mucizeye en yakın besindir.

    -öncelikle posa içeriği çok yüksektir. 1 porsiyon enginarda 14g posa vardır ki bu sağlıklı bir yetişkinin günlük alması gereken posa miktarının yarısıdır. poa içeriği sayesinde bağırsak sistemini düzenler, kolesterol düzeyini düşürür.kan şekerinin düzenlenmesine etki eder.

    -tokluk süresini uzatır ve fazla yemek yeme isteğini bastırır.

    - a ve b vitamininden zengindir. enfeksiyon tedavisinde olumlu etkileri vardır.
    -en önemli özelliği (bence)
    ***potasyum ve fosfor yönünden zengin olduğu için özellikle mikrobik karaciğer hastalıklarında, karaciğer fonksiyon testlerinin düzelmesinde, toksinlerin atılmasında çok çok önemlidir. karaciğer transplantasyonundan sonra koruma dönemine girildiğinde hastanın diyetine mutlaka eklenmesi önerilir.

    karaciğer başta olmak üzere vücudu toksinlerden arındırdığı için özelikle alkolik ve madde bağımlılarının tedavisinde vücudun iyileşme sürecini hızlandıracaktır.

    cinsel isteği arttırdığı yönünde görüşler var ancak bilimsel bir çalışma görmedim henüz.

    lezzete gelirsek; kılçıklarından arındırığında bence gayet lezzetlidir. gövdesinden bakla ile, bezelye-havuç ile gayet güzel zeytinyağlısı yapılır. yapraklarından pirinç ile zeytinyağlı enginar dolması yapılır. ama kılçık riski fazla olduğu için ben yiyemiyorum. en güzeli bence zeytinyağlı enginar kalbidir. iç içe çiçek kısmının en iç kısmındaki yapraklar bibirinden ayrılmadan mini mini enginarlar şeklinde zeytinyağlı ve limonlu pişiriliyor.

    bir de enginar sapı soyulup limonlu su içerisinde bekletiliyor. salatalık gibi yiyebilirsiniz. posa içeriği yüksek. çok iyi bir ara öğün bu sebeple.

    ayrıca çiçeği bence en güzel çiçektir. diyetisyenler sağlık sembolü olarak genellikle yeşil elmayı görürler ama ben sembol olarak enginar ve enginar çiçeğini kabul ediyorum.
    şöyle bir şey görmüşsünüzdür enginar çiçeği
    zamanı gelince gelin çiçeği yapacağım kendisini*
  6. yiyen insanlari gordugumde "insan bunu kendine neden yapar ki" diye sormama sebep olan bitki.

    kokusuna bile tahammul edemiyorum ben.

    edit: imla

    edit #2 : sevmeyen bir ben mi varım bu sebzeyi yahu? tamam anladık, tadı güzel; afiyet olsun size...
  7. tartılacağı zaman terazinin diğer kefesine altın külçe konulan, karaciğerin iki numaralı dostu olan bitki.
  8. severek yediğim ve yaptığım zeytinyağlı çeşidi.
    tembel işi küp küp doğrayarak yapıyorum genelde hem de kolay pişiyor ama tadı aynı tavsiye ederim
    wtf
  9. vedat milor bir programında urla'ya yolu düşer, zeytinyağı tadımı yapmaktadır, ve zeytinyağının içeriğindeki tatlardan biri olarak "hmmm enginar tadı alıyorum" der.
    çeşme rüzgarları malum meşhurdur. enginar çiçeği aromaları zeytinlerin terkibine girmektedir. çoğu kişi enginarı tatsız tutsuz bulabilir ancak vedat milor boşuna milor olmamış demekki o aromayı zeytinyağında hissettiğine göre vardır bir bildiği.

    enginar; ege bölgesi için müstesna bir sebzedir. dip not: çok severim, karaburun, urla, çeşme, torbalı bölgesinde yaygındır. enginarın karaciğer dostu olduğu kabul görmüş bir gerçektir. urla'da enginar festivali düzenlenmektedir ancak izmir için yeteri kadar reklamı yapılmadığını düşünüyorum. izmirli dostlarımıza bir atıfta bulunalım altın değerinde bir sebzeye sahipsin ve bununla övünmek yerine boyoz üzerinden yürüyorsun, çekirdeğe çiğdem deriz üzerinden yürüyorsun. oysa enginar'ın var, zeytinyağı'n var, sayılarca yabani otların var, sardalye balığın var, kabak çiçeği dolman var. bunlarla gel, kimse gıkını çıkaramasın.