1. insanı rezil de eder vezir de. ama genelde rezil eder.

    örnek
  2. çeviri topluluğuna katılıp yabancı dilinizi geliştirebilirsiniz, hem de ana dilinizin çevirisine fayda sağlarsınız.

    ben ingilizce geliştiriyorum, bi kaç uçuk çeviri görürseniz, işte onlar benim cevirilerim olabilir. *
  3. bu gidişle beni işsiz bırakacak google servisi.

    ne istedin çevirmenlerden ey google sorarım sana? ben boşuna mı dirsek çürütüp sınav streslerine giriyorum?
  4. fiilimsili, uzun veya terimli cümlelerde -en azından türkçe için- saçmalayan, kullanımının üstüne metni anlamlı ve mantıklı hale getirmek için ek uğraşı gerektiren site.
  5. bunu iyice yaygınlaştırıp web sitelerine entegre ederler ve haber almada globalizasyon yaparlarsa anadolu ajansı dış haberleri kafasına göre kırpma faaliyetine son verebilir. resmen dış mihrak bu.
    abi
  6. "siz çeviri diye neler okuyorsunuz kuzum?" diye sormak istiyorum. özellikle türkçe gibi, kelimelerin cümle içerisinde nerede kullanıldığının dahi anlamı çok değiştirebildiği dillerde...ancak tarzanlara hitap eder.

    alttaki yoruma atfen; @sirin baba gibi denedim; "what do you read about translation, lamb?" i want to ask. especially in languages ​​such as turkish, where words can change the meaning even where they are used in a sentence ... but appeals to stylists.

    bence olumsuz.
    mesut
  7. orijinal:
    it’s also not known if getting better sleep can reverse the signs of diabetes, heart disease, and obesity brought on in part by poor sleep. (long-term studies on sleep interventions are difficult because the reasons people don’t get good sleep can be hard to control: like having to work shifts, living in a noisy neighborhood, or having to take care of young children.)

    çeviri:
    daha iyi uyku almanın kısmen kötü uykuyla diyabet, kalp hastalığı ve obezitenin belirtilerini tersine çevirebileceği bilinmiyor. (uyku müdahaleleri ile ilgili uzun süreli araştırmalar zordur, çünkü insanlar iyi uykuların olmamasının sebepleri kontrol etmek zor olabilir: vardiyalı çalışmak, gürültülü bir mahallede yaşamak veya küçük çocuklarla ilgilenmek zorunda kalmak gibi.)
  8. gecenlerde bir arkadas ile bazi mesleklerin gelecegini konusmustuk. arkadasin tezine gore gelecekte tercumanlik diye bir meslek kalmayacakti. aninda ceviri yapabilen programlar ve aletler uretilecekti vs. bende aksini iddia edip. milyonlarca dil oldugunu ve bunlarin yine milyonlarca farkli dil kurali oldugunu aksan ve sive gibi degiskenlerin sorun yaratacagini anlatmistim. birebir ceviri yapmak zor bir istir ve meslek erbabinin olayin icinde olmasi gerekir. ne kadar bir program kullanilsa da bundan dogabilecek hatalri yine bir tercuman duzeltir. dusunsenize yukarda ornek veren arkadasin kuzum kelimesini cumle icinde kullandiginda sistemin lamb diye cevirdigini. my dear, yada darling sekline basit bir duzeltme yapabilecek olan tercumandir. karsindakinin jestini, mimigini, sivesini algilar ve duzeltmesini yapar.

    neyse o arkadas hemen mesaj atmis, gordun mu bak google translate nasil gelismis. artik tercumana cevirmene gerek kalmadi diyor. ben ise asil simdi tercumana gerek oldugunu soyluyorum. bu sistemlere guvenip insan iliskisi kurmaya karkarsan hata yaparsin.

    bu arada google translate'in son hali gercekten cok iyi. bazi metinleri okurken ozellikle haber sitelerini dolasirken cok faydali olacagina eminim.
  9. geçen hafta "yapay zeka kendini geliştirecek, artık gündelik yaşamda konuştuğumuz şekilde anlayacak ve çevirecek" gibi şeyler vardı. bugün bi deneme yapmak amaçlı herkesin hayatında en az birkez duyduğu kelimeyi yazdım. nörüyon. ne olarak çevirmiş olabilir sizce? bilemediniz. neuron olarak çevirdi.

    dedim suç bende biraz kibarlaştırıp yazıyım. ne örüyon şeklinde yazdım. ne dese beğenirsiniz? what a wrap. bu mu yapay zeka? bu mu günlük hayattaki şekilde çevirecek robot. bu mu çevirmenleri işinden edecek yazılım. tabi ki değil.

    ne zaman ki nörüyon kelimesini tam olarak çevirir işte o zaman derim ki robotlar dünyayı ele geçirecek. o zaman kadar anca tostu kızartırlar.