1. brueghel bu tabloda dışarı'nın kayıtsızlığını güzel betimlemiştir. ikarus özgürlüğüne uçmak için balmumundan kanatlar yapmış, özgürlük düşkünlüğünün uçarılığı kurtuluşunu umursamaksızın onu güneşe doğru daha fazla yaklaştırmış v.s. bu dışarı'nın umrunda değildir.
    çiftçi sürer tarlasını, balıkçı tutar balığını, çoban güder sürüsünü, gemiciler çalışır, kuşlar öter v.s. ama tek bir canlının bile kaale almayışında ikarus batar denize. kimse bakmaz bile ona.
  2. tam da şu dakikalarda bir alıntı üzerine düşünürken denk gelen tablo. hatta tam da şans ve tesadüf temasına doğru ilerlerken tesadüf etmesi güzel hissettirdi. alıntım şöyle;

    "komşunun evi yandığı zaman, bu senin meselendir"

    dışarının kayıtsızlığı kendine dokunana kadardır. ikarus geminin guvertesine düşse olay olurdu, koyunun üstüne düşse zarara girerdi, artık kayıtsız olamazdı.

    alt komşunun evi yansa koşar yardım ederiz, karşı apartman yansa itfaiyeyi ararız, memlekette bi yer yansa haberlerde görürüz, başka ülkede bi ev yansa ruhumuz bile duymaz.
    abi