• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.73)
incendies - denis villeneuve
ikizler jeanne ve simon'u karışık köklerini araştırmak için orta doğu'ya göndermek bir annenin son dileğidir. wajdi mouawad'ın beğenilen oyunundan uyarlanan ıncendies, iki genç yetişkinin köklü nefret, sonu gelmeyen savaşlar ve kalıcı sevgiye yolculuğunu anlatan güçlü ve dokunaklı öyküsüdür.
  1. son yıllarda yapılmış en çarpıcı filmlerden, 2010 yapımı denis villeneuve filmi. türkçe'ye "içindeki yangın" adıyla çevrilmiştir. orta doğu'da başlayan bir öykünün kanada'ya uzanan hikayesi, eksik kalan parçaları tamamlamak için seyircinin gözünün önünde tekrar orta doğu'ya doğru yol alır. bu da bölgenin kanlı ve sonsuz bir güneşe rağmen karanlık atmosferine tanık olmamızı sağlar. iki kardeş neyle karşılaşacaklarını bilmeden savaşlar ve yıkımın kol gezdiği topraklarda geçmişlerini ararlar.

    belki de o atmosfere çok yakın olduğumuzdan bana öyle geliyor, ancak çok yaralayıcı bir film bu. ikinci sefer izlemeye cesaret edilemeyecek türden.
  2. sonunda "oha" dedirten bir film
  3. sadece sonunda değil küçük çocuğun özgürlüğe ulaşamayan koşuşunun sonunda da oha dedirten film.küçücük bir kız çocuğu...
  4. !---- spoiler ----!

    ben hristiyanım

    !---- spoiler ----!

    insanın içinde yangın başlatan film. yanmalıyız.
  5. tek bir din üzerinde yoğunlaşmayarak, şiddetin bu bölgenin insanlarının asıl sorunu olduğunu yüzümüze çarpan bir film. savaş filmi ancak siyaset ve tarih konusuna fazla girmeden bir ailenin özellikle bir kadın ile iki çocuğunun hayatını irdelemiştir. şok edici sahnelere ve sona sahiptir. mutlaka izlenilmesi gereken filmlerden biridir.
  6. filmi genel itibarı ile beğendim. özellikle de atmosfer çok güzel yansıtılmış filme. savaşlarda çocuk kadın ayrımı yapılmadığı da bariz bir şekilde gösterilmiş. ancak;
    !---- spoiler ----!

    bayan baş rolümüzün yaptığı suikast sonrası oradan sağ çıkması, usta bir keskin nişancı olan oğlunun düşman eline geçince sağ bırakılması ve hatta onlar lehine çalışması hikayedeki en oturmamış durumlar bence. bir örgütün suikastçisi düşman örgüt liderine suikast düzenlerse ve bunda başarılı olursa o kişiyi anında orada öldürürler ya da ibretlik olsun diye çok daha gösterişli bir biçimde öldürürler. benzer şekilde düşmanın onlarca adamını öldürmüş nam salmış bir keskin nişancı düşman tarafından yakalanırsa da ibretlik olacak şekilde öldürüleceği kesin.
    !---- spoiler ----!

    bu iki konu filmin gerçekçiliğini biraz zedelemiş. tabii bunlar sadece şahsi görüşlerim:)
  7. senaryosunu amin maalouf yazmış gibi bir film. yutkunamadığınız gerçekler var ve bunlara tanıklık ediyorsunuz film boyu/yol boyu.
  8. vagus
  9. tokat gibi yüze çarpan bir filmdir. ama sonundaki tesadüf bence anlamsızdır. zira filmin öyküsü sonu o kadar ağır bir şekilde bitmese bile yeterince serttir.

    bana izlerken oha o kadar da abartmasaydınız dedirtti. ama etkisinden bir kaç gün çıkamayabilirsiniz, ve benim için hayattaki küçük dertlerimi sorun ettiğim için kendime kızdığım bir film oldu.

    siz siz olun moraliniz bozukken izleyemeyin.
  10. filmin özellikle sonunda oha deme garantisi var. en iyi yabancı film oscar ödülünü almış bir film.
    film lübnanda ki iç savaş sırasında genç bir kadın' ın yaşadığı çileli, acı dolu geçmişini yanı sıra savaşın acımasız yüzünü göstermektedir. bütün bu olanlardan sonra ikizler'in aile geçmişini ve babalarını araştırmaları sırasında gördükleri manzara çok acıklı oluyor.
    filmin can alıcı cümlesini yukarıda spoiler olarak vermişler.
    iyi seyirler.