• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.00)
itlaf - ozan can özübal
bir ilkgençlikten çıkma, masumiyetten kopma hikâyesi. şiddet dolu bir romantizm. dört kimsesizin soluk soluğa okunacak, kanlı, koyu karanlık hikâyesi. köpek itlafçısı genç abi toprak... kardeşi kundakçı oğuz... onlara yoldaşlık eden kimsesiz bir çoban köpeği ve köpeği çalan toy mahir. bir bodrum katında yapılan kanlı köpek dövüşü kimsesizlerin dövüşü haline gelirse bu şiddetten kim galip çıkabilir? kimsesizlerin kanlı itlaf'ı, radiohead'in "optimistic"i eşliğinde okumanızı öğütleyen genç yazar ozan can özübal'ın yayımlanan ilk romanı. 1984 doğumlu bir yazarın yarattığı genç bir üslup. on üç genç çizerin güncel desenleriyle birlikte.
  1. kütüphaneden kitap seçmeye gittim her yeri kaldırıp konduramamışlar ortalık meydan muharebesi... rafta 3-5 kitap kalmış ben de bunu seçtim. çok merakımdan değil yani...
    neyse..

    genç bir yazarın ilk romanıymış. roman mı dedim okuyunca? olsa olsa bir öykü kitabının içindeki bir öykü aslında bu. tek başına bir öykü kitabı bile olamaz. ki roman hiç olamamış.

    çok kısa, 80 sayfa kadar. yarım saatinizi almıyor. ama çok iyi bir yarım saat değildi.

    hikayenin başı bölük pörçük, konuyu çok dağıtmış, öyle ki durup durup eee ne anlatıyordu şimdi nerdeyim diye düşünebiliyorsunuz. bunun dışında hikayeye girmesi bile çok uzun sürmüş ki neredeyse kitabın yarısına denk geliyor bu.

    ve boşluklar mevcut. o oraya neden geldi, ne zaman geldi gibi çok çok basit anlaşılmazlıklar, aslına bakarsan boşluklar var.

    bende şu hissi uyandırdı. kısa bir öyküymüş beğenilmiş, hadi bunu geliştir de kitap olsun demişler, ve ortaya böyle saçma sapan, roman denilen ama bir şeye benzemeyen bir şey çıkmış.

    bu sebeptendir sanırım; lafı çok döndürmüş dolaştırmış, gereksiz betimlemeler, saçma benzetmeler, sadece dikkat yoğunlaştırmak için olduğunu düşündüğüm penis, mastürbasyon gibi kelimeler kullanılıp benzetmeler yapılmış ki, abes ve eğreti durduğu hemen anlaşılıyor öyle çok iyi bir edebiyat okuru olmamıza gerek yok.

    özetle; bir yerlerde denk gelirseniz yarım saatinizi doldurmak için dahi okumayın derim. yazık.