1. hiç hasta olmamaktan daha iyi, daha güzel. ölmeyi hiç istemedim ama ölümün kıyısından dönmeyi merak ediyorum.

    bilmiyorum, her şey üst üste mi geldi. ama bir tuhaflık olduğu da yadsınamaz benim açımdan. on yıldır içtiğim sigara markasını değiştirdim. tabii ilk hafta boğazımdaki -affedersiniz- balgam üretiminde hissedilir bir artış oldu. bir de üstüne nezle ya da grip oldum. hangisi bilmiyorum. işe gitmemezlik etmek de istemediğim için günler uzundu. vücudumun aynı bölgesini etkileyen bahsettiğim bu iki değişiklik üst üste gelince süreç normalden daha zorlu geçti.

    fakat olay burada da bitmiyor. asıl mevzu nedir söyleyeyim mi size, sevgili arkadaşlar. yaz bitti. evet. bütün bu can sıkıcı olumsuzlukları yaşarken sonbahara girdim. hatta belki de girdik.

    şu an kendimi iyi hissediyorum, çok şükür. can sıkıcı haftadan üzerimde geriye kalan serin sonbahar ve hastalığım süresince dinlenmiş zihnim oldu. tıpkı, bazen günler boyu süren ölümcül baş ağrılarım dindiği zaman kendimi tam da olmam gerektiği gibi* hissetmenin verdiği canlılık ve mutluluk gibi. renkler keskin ve sesler dakik... bir şeyler üretmek ve bundan haz duymak için bundan daha iyi bir dönem düşünemiyorum. gökten kucağıma düşen bu hediyenin sabırsız heyecanı cümlelerimi acemi ve sakar kılıyor. işin komiği benim de en sevdiğim cümlelerdir acemi ve sakar olanlar; sabırsız heyecanlarıma bulanmış aşk dolu ve çocuksu ergenlikler.