kfc


  1. abd menşeili gıda firması. açılımı (bkz: kentucky fried chicken) . önce birbirinden güzel sosları sonrada dokuzlu kova menüsünü kaldırarak ben nasıl müşteri kaybederimin yollarını aramaktalar.
  2. türkiye işletmecisi aynı zamanda pizza hut lisansını da elinde bulunduran turkent gıda aş'dir. pizza hut'ların kendilerine ait olan tüm restoranlarının kapatıldığını biliyorum, kfc'de muhtemelen aynı akıbete uğrayacaktır diye tahmin ediyorum. franchasinglerle de ne kadar dayanabilirler, muamma şu an için.

    tedarikçi firmalara dönem dönem kan kusturdukları için çıkmaza da girmiş olabilirler ama ilk pizza furyasında paranın gözüne vurdular, buna rağmen falan...

    ürünleri gittikçe kalitesizleşen, aşırı müşteri kaybeden bir işletmenin türkiye'den silinmesi tüketiciler için iyi bir haberdir.
  3. türkiye'deki restoranlarının bir çoğu 90'lardan kalma gibidir. arka tarafın pislik içinde olduğunu uzaktan bile anlayabilirsiniz.
    örneğin bağdat caddesi üzerinde olan öyleydi, kendini geliştirmek için, yenilemek için hiç mi uğraşmaz bir şube?
    uğraşmadılar. suratsız çalışanlar, bir buçuk saat sonra soğuk gelen siparişler, derdinizi anlatamadığınız bir yer, neticesinde ne oldu? kapandı gitti. bağdat caddesindeki diyorum bakın, kenarda köşede değil, demek ki memnun olmayan bir tek ben değilmişim.
    bir temiz gözük, yerlerini yenile, ne bileyim yalandan da olsa göz boya di mi? yok. e kapanır gidersin, üzülmem.

    avm'lerdeki şubeleri biraz daha farklılar sanırım, konseptlerini avm tavukçusu olmakla sınırlamışlar belli ki, ne diyebiliriz? hayırlı olsun.
  4. müdavimlerinin gün geçtikçe soğuduğu sekiz bacaklı tavukların servis edildiği,skandalların peş peşe birbirini takip ettiği,tavukların antibiyotikten zeplin olduğu ve buna rağmen lezzetli tavuğu basarıyla sunabilen bir fast food zinciri.
    en bilindik sloganları ise "so good"dur.
    popeyesın da aynı b.kun laciverti olması muhtemeldir. eğer böyle yerleri tercih ediyorsanız gıda a.ş belgeselini izlemenizin sizi ömür billah çay ve simit yemeye teşvik edeceğini garanti ederim

    http://http://www.star.com.tr/mobil/mobildetay.asp?Newsid=1106672 http://http://www.bbc.com/turkce/haberler/2015/06/150602_kfc_sekiz_bacakli_tavuk
    http://http://www.dijitalx.com/2015/06/17/kfc-musterisinden-kizarmis-fare-iddiasi/
  5. 15 günlük tavukları satan meşhur fast-food zinciri.

    tavuklar daha doğrusu civcivler doğar doğmaz midelerine hortum yardımı ile sürekli besin ve vitamin gönderiliyor. civcivler aşırı besin ve vitaminden dolayı 15 gün içerisinde tavuk oluyor.

    keza marketlerde satılan tavuklarda 15 günlüktür. bu yüzden tavuklar 30 dakika içerisinde çok çabuk pişer yiyebileceğimiz kıvama gelir. eskiden tavukları düdüklü tencere de 2 saat pişirseniz gene de bana mısın demezdi. yediğimiz tavuklardan besin almayı beklemeyin kısacası.

    helal kesim diye satılan tavuklarda aynı şekilde 15 günlük tavuklar tek farkı kuru yolum olması.
  6. amerikan zincir tavuk fastfoodcusu. tavuklarının civciv olması firmanın suçu değil. endüstriyel gıda, kapitalizmin sakat çocuklarındandır.
  7. evet marketten aldığım tavuğun da kaç günlük olduğunu, nasıl kesildiğini ve tüylerinin nasıl yolunduğunu bilmiyorum
    ve hayır köy tavuğunu olduğu gibi alıp her işini ben yapmıyorum. öncelikle belirteyim.

    hamburger cumhuriyeti kitabında fast food sektörünün karanlık yüzünü ders çalışır gibi okudum. food.inc belgeselini de izledim ve kitabı okurken kafamda canlandırdıklarımı bir de görmek fast food'dan olduğu gibi soğumam için yeterli oldu.

    kfc de böyle. evet hot shots müthiş bir şey olabilir, hele o baharat ve biscuitle... ama insan ne yediğini de bilmeli...

    güvenli gıda benim için lezzetli gıdadan önemli. bu yüzden yemiyorum. avm de önünden geçiyorsam altın sarısı parlaklığındaki tavuk resimlerinden ve gelen o tavuğa benzemeyen tavuk kokusundan iğreniyorum.

    yemek veya yememek kişinin kendi tercihi ama bayıla bayıla yediğimiz şeylerin ne olduğunu nerden ne şekilde geldiğini bilmek hakkımız.
    bu yüzden food.inc belgeseli ....
    ve hamburger cumhuriyeti - eric schlosser .... kitabını öneririm.
  8. daha düne kadar tavuklarımız vardı bizim. hoş vardı da her gün birini kesip yemiyorduk. bizimkilerin işte merakı, hevesi diyelim. yumurta alsak onca bakıma ve masrafa kafi idi. lakin başka sebeplerden şimdi yoklar. ama hiç yemedik de değil aralarından bazılarını. bir keresinde ilk kez kesip yiyeceğiz tavuğu, neyse kimse görmeden bir şekilde o marketteki kıvama gelmiş tavuk ve pişmeye koyulmuş daa, pişmiyor.. evet pişemedi. öyle tak diye kıarıp pişmiyor sahici tavuk yani. önce düdüklüde pişiriyoruz sonra isteğe göre fırında. buğdayla beslenenen tavuk bunlar ve sürekli yayılıyorlar ferah ferah.. tabi burada buğdayın da varlığını ayrıca sorgulamak gerek ama işin ucunu oralara kadar dayandıramadık biz pek tabi..

    ayrıca orijinal ismi food ınc. olan belgeseli bende izleme şerefine eriştim. geç bile kalmışım. orada pek çok konuya değinilmiş aslında. sadece tavuk sektörü değil; dünya et ticaretinin sadece bir kaç firmanın tekelinde olduğundan da bahsedilmiş. hele o devasa hamburgerlerin hali... en can alıcı kısım ne biliyor musunuz; o kocaman büyük başlar çabuk doysun diye işkembelerinden delik açılıyor ve içlerine son derece ölümcül olan * mısır yemini elleriyle yerleştiriyorlar.. ayrıntılar için yukarıda linki paylaşılmış olan belgesele..