1. kitaba askeri eğitim vermek, ikide bir kapatıp açıp komando dansı yaptırmak. her gün 5 sayfadan fazla okumayıp haftalarca ortalıkta gezindirmek.
    abi
  2. okunacak kitaplar rafının sağ veya sol tarafını süründürülen kitaplara ayırmak ve hatta öyle ki yeni bir raf açmak. artık ortalıkta süründürmek yerine raftan çekip 5 sayfa okuyup geri bırakmak...

    rafımın baş köşesinde malesef ki tutunamayanlar var. olmuyor okuyamıyorum.
  3. kitaba küçük kardeş muamelesi yapmak. kitaba el ense çekmek, sağını solunu buruşturmak, altını üstünü çizmek. kitap dile gelse derdi kardeşim ben de seni çizsem, kulağını burnunu buruştursam hoşuna gider miydi diye. haklısın kitap kardeş sen de haklısın.
  4. her sabah belki serviste okurum diye çantaya koymak, ama okuyamadan akşam çantadan çıkarmak.
  5. gittiğin her yere onu da elinden tutup kapağını bile açamadan geri eve getirmek. bazen, ne yaparsan yap olmuyor bazen...
  6. hani varlığı yeter derler ya... işte öyle bir şey oluyor. okumasam da okuyamasam da yanımda olmalı, elimi atınca çantaya varlığından haberdar olmalıyım. insan nasıl olur da en önemli dostundan uzak kalabilir hem? yanımda olmadığı zamanlarda asabi olduğum ve kendimi yalnız hissettiğim de doğrudur. duygusal bağ kurmayı abartan biri olarak, bu da benim abartı yanlarımdan biri belkide.