1. vücutta pek çok hormona dönüşen, kendi halinde de pek çok işlevi olan bileşik.

    hdl olarak isimlendirileni halk arasında iyi huylu kolesterol, ldl olarak isimlendirileni kötü huylu kolesterol olarak bilinir. vücutta proteinlerle birlikte paket halinde taşınırlar. ldl'nin yağ içeriği fazla (dolayısıyla low density lipoprotein deniyor), hdl'nin yağ içeriği azdır. yoksa hdl ve ldl iki ayrı kolesterol molekülü değiller.

    hdl'nin işi dokulardan atık yağı ve kolesterolü toplamak, ldl'ninki de dokulara yağ ve kolesterol taşımak.

    eğer yağ ve kolesterol ağırlıklı bir diyetiniz varsa hdl seviyeleriniz düşer, ldl seviyeniz artar. bu da dokularda ve damarlarda yağlanmaya, sertlesmeye ve plaklasmaya neden olabilir.

    diyette doymuş yağ asidi yerine doymamış yağ asidi kullanımı kolesterol seviyesini normal düzeye çeker. bitkisel yağlar bu sebeple katı yağlardan iyidir (iyi dediysek de zeytinyağı içmeyin tabi). margarin olayına hiç girmiyorum, yemeyin. aynı şekilde şeker tüketimini azaltmak da yağ üretimini, dolayısıyla kolesterol düzeyini düşürecektir. orta düzeyde alkol tüketimi de hdl seviyenizi olumlu yönde etkileyecektir.
  2. çocuk yaşta bende çıkmıştı çok fazla abur cubur yediğim için. çok kötü sonuçlara yol açabiliyor dikkat etmekte fayda var
  3. yumurtanın sarısında bulunur.
    dreng
  4. sürekli korku unsuru olarak akıllara kazınan, ancak masum olan bir vücut varlığı. kötü olan kolesterol değil, ne şekilde depolandığına göre belirlenen unsurlar. yani, siz karaciğerinizi bol şeker ve trigliserid ile yağlandırabilirsiniz. orada biriken kolesterol zararlıdır. ancak aynı kolesterol, zeytinyağı tarafından vücuda aktarılıyorsa iş farklı.

    yani yediğiniz içtiğiniz etkiliyor bu süreçleri.
    bori