1. masal tadında başlayan ilşkilerin kenar mahalle ağzıyla uslupsuzca bitmesidir. çoğu ilişki böyle bitiyor malesef. "aşkım", "sevgilim" vs kelimelerinin yerini hakaretler alıyor. kız ya da erkek fark etmiyor ve küfürler, çapsız kelimeler havada uçuşuyor. bir zamanlar seviyordun, aşkındı, canındı. insanın kendisine saygısı olmalı diye düşünüyorum. çok kötü bitebilir. ihanet olur, başka bir şey gelişir ve medenice ayrılır gidersin. ayrılık sürecini yaşarsın ve bu süreç kendinle yüzleştiğin noktadır aslında.
    sanırım iki şekilde çirkefleşiyor insanlar

    1- büyük ihtimalle çocukluk dönemlerinde zor zamanlar yaşamışlardır. gerek ailevi sorunlarla boğuşmuşlar, gerekse de arkadaş çevreleriyle uyum sağlayamamışlardır. yaşadıkları derin aşk acısını saymaya gerek bile duymuyorum. ergenlik döneminde ise kendilerini tanımaya çalışsalar da artık iş işten geçmiştir. artık onların karakterleri böyle şekillenmişdir.

    2-aşk acısı veya ayrılık acısı da bunları söyletiyor olabiliyor. yüreği yangın yeridir ve karşısındakinin de yüreğini yakmak istiyordur. acı çekmesini istiyordur.

    aslında susmak en güzel cevap olmalı. çünkü ağızdan çıkan her çirkef kelime, söyleyene döner, içinde birikir birikir ve insanı esir alıp kişiliğini sorgulatır.

    her aşk mutlu sonla bitmez ancak kaliteli bitirmek gerekir, insan onuruna yaşanılan güzel anların anısına. sevgiler bitse de, yaşanılan güzel duyguların ve mutlu olduğun günlerin anısına güzel bitmeli. aşklar gibi ayrılıklılar da insan kalitesine yakışmalı.
  2. ayrılığın tanımını nasıl yaptığımıza bağlı olmakla değisecektir ama yasadığım en kötü ayrılığın sonrasında kendi kendime "hodoru sevdiği kadar beni sevseydi keske" demistim.