1. bana zaman ver la luna
    her şey gitti bak
    her şey ağlayarak gitti
    sular soğudu
    bir kurban düşüyor şimdi aramıza la luna
    üçümüzden biri kurban
    serin bir çizgi çekiliyor gökyüzüne
    çok geç çok geç artık

    terk edip gidiyor beni teker teker bütün güneşlerim
    bir daha hiç dönmeyecekler mi yaşamıma
    alnımdan fırlayan bir kartal yarıp
    geçiyor göğü
    görünmez bir çarkın çıldırtıcı gürültüsü
    duyuluyor bir yerlerden

    uzak anılar
    yengeçler gibi
    çıkıyorlar bir gün batımına

    son güneşler son güneşler de düşüyor
    bak
    tüm metal dairelerinle sen çıkıyorsun yaşamıma

    görünmez güçlerle
    karanlık ve anlaşılmaz acılarla, uyandırdığın,
    tıpkı kendin gibi,
    korkutucu gözüküyorsun
    sende hiç insani bir şey yok mu la luna

    her şey mümkün her şey açıklanabilir gözükse de
    bir şeyler kenetlenmiş bir yerlerde
    sen yine de gel imparator, gece
    ve beni al son bir kez karanlık gözlerine

    saçımı ör eskil bir anahtarla la luna
    yüzümü yaralarımı sar sarmala
    çaputlar ve karalarla la luna
    beni o yabanıl şölene hazırla
    karanlık duvarlardan geçen siluetler gibi
    lacivert geceyi bekleyen buzdan çiçekler gibi
    belirsiz bir denizi tarayan bir fener gibi
    uzayda gümüş bir sarkaç gibi sallanan
    darağacındaki adam.
    bir keşiş, bir lehimli
    adamotu büyütüyor gözyaşlarından...

    isli bir camın altından geçirilen
    zehirli bir duman gibi
    bulutlar, senin üstünden, kayıyor
    kayıyor, la luna, başlar ve sonlar

    bana zaman ver la luna
    biraz zaman
    duyayım bir kez daha o selenli liri
    ve sirenleri, mor şarkılarıyla, uzaklardan