1. büyük iskender'in babası. işin temelini atan, atmayı bırak inşaatın kabasını yapan bu. makedonya bizim osmanlı öncesi beylikler kadarlık bir alan kaplayan, savaş kaybetmiş ve sınır komşularının yağma ettiği bir ülke iken başa geçiyor, önce diplomasi vb.yollarla ülkeyi güvenceye alıyor, bir taraftan da profesyonel asker yetiştirerek ve satın alarak, antik çağda devrim sayılacak sarissa mızrağı ve companion süvari gibi yenilikleri getiriyor ve dehşet bir ordu kuruyor, devamında balkanlardaki komşularını mö 358 erigon vadisi savaşı'nda tokatlayıp daha geniş bir alana da yayılıyor, zaten doğal kaynaklar bakımından iyi durumdayken, buralardan gelen maddi kaynaklara ve nüfusa, dolayısıyla askere de sahip oluyor.

    eline geçen para ve kaynakları çok akıllıca kullanan bu abimiz, sadece ordu kurmakla yetinmiyor; parasının da kuvvetiyle makedonya başkentini yunan dünyasının kültür merkezlerinden biri haline de getiriyor, bir çok kafası çalışan, işe yarayan adamı sarayına davet edip, en iyi şekilde ağırlıyor, kendi yanına çekerek diplomatik gücünü artırıyor ya da toprak vererek makedon eliti haline getiriyor. aristoteles'i aleksandros'un hocası yapmış işte, daha ne olsun. her yerde haberciler, casuslar satın alıyor.

    bu orduyla, olanaklarla ve hem askeri, hem diplomatik-makyavelist zekayla (dönemin uluslararası hukukunu ayaklar altına almıştır, türlü piçlikleri vardır) bütün yunan dünyasını tokat manyağı yapıyor, en son mö 338 khaironeia savaşı ile egemenliği altında federasyon benzeri bir yapı altında topluyor, pers seferine hazırlanırken (bu noktada tartışmalar var) suikast ile öldürülüyor. aleksandros efendi kral naibiydi, khaironeia savaşı'nda da komutanlardan biriydi zaten, başa geçiyor ve filipos reyizin ölümünü fırsat bilerek balkanlar ve yunan dünyasında arıza çıkaran çapulcuları tokatlayıp işi devam ettiriyor.

    aleksandros büyük komutan ve savaşçı, elbette tarihte görülmedik bir iş başararak, yüzyıllar boyu yunan dünyasının anasını ağlatan pers imparatorluğunu bitirip yunan kültürünü üç kıtaya (vay vay) yaymış bir kardeşimiz. fakat o fetihler yapılırken arka planda bir sürü sıkıntı, orduda huzursuzluk ve isyanlar, idam edilenler, aleksandros'un maceracılığı yüzünden boş yere verilen bir sürü kayıp (hindistan'dan dönüş yolunda) var. sonunda da hem kendine dikkat etmediği, hem de dünyayı fethedicem diye hiç bilmediği iklim ve topraklara davar otlağa girer gibi girdiği (ve muhtemelen hindistan tarafında sıtma, veba vb bir hastalığa yakalandığı) için erken yaşta ölüyor ve kendisinden sonra kimin başa geçeceği gibi bir mevzuyu halletmediği için de imparatorluk derhal birkaç parçaya bölünüyor, bunlar da kendi aralarında onyıllar süren savaşlara giriyor (bkz: diadokhos savaşları) . devlet adamı kafası pek yok işte. varsa yoksa homerik kahramanlık.

    bence filip başkan aleksandros'tan daha büyük. ama biliyorsunuz eski tarih fetihler üzerinden yazılıyor gibi, en çok fetheden, egemenliği altında halkın nasıl yaşadığına, fethettiği topraklara devamında ne olduğuna vs bakılmadan en büyük oluyor...

    *not: makedonya kralı ii.filip dedim, ispanyol olan ii.filip'le karışmasın diye. wikipedia'da da böyle: "philip ii of macedon" (bu notun meali: başlığı değiştirmeyin amk).
    *not 2: ekşide "ikinci philippos" diye açılmış, ama ben beğenmedim. ekşide tarihi isimleri türkçe mi yazacağız ingilizce mi belli değil, standartlaşmamış gibi. sonuç olarak bence bu iyi böyle
    *son edit: belki buranın bir kısmını büyük iskender başlığına alırım sonra.