• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (10.00)
kalemimin sapını gülle donattım - ferhan şensoy
ferhan şensoyun dilinden kendi hayatı.
  1. ferhan şensoy okumaya yeni başlayan herkese öneririm.
  2. ferhan şensoy'un hayatını, "ferhanca" anlattığı kitaptır.
  3. ferhan şensoy'un hayatını anlattığı kitap serisinin ilk kitabı.
    ikinci kitap : (bkz: başkaldıran kurşunkalem - ferhan şensoy)

    bu kitapta ferhan şensoy'un galatasaray lisesine başlaması,tiyatroyadaki ilk yılları,fransa ve kanadaya gidişi ve kanadadan memleketine dönüşü anlatılır.

    kitap ferhan şensoy'un kendine has üslubuyla yazılmıştır.ferhan şensoyu tanımak isteyenler için ve sadece akıcı bir roman okumak isteyen herkese tavsiye edilebilir.

    insanda alıp başını uzaklara gitme, hayatı boşverip istediğin gibi yaşama aşkı uyandırır.
  4. fırçam ve renk renk boyalarım var. alev alev dolanıyor içimi, çizme isteği. aslolan çizmek değil, özlem. bir yol çiziyorum, giderek daralan, perspektif bildiğimden değil, gözlem. yollar uzakta daralıyorlar, bunu uzun otobüs yolculuklarından biliyorum. bir kız çiziyorum yolun başına, eline bir çanta veriyorum, okula gitsin, okusun hasbam. uzun uzun saçlar çiziyorum, işi ne, tarasın yosmam.sonra resme bakıp basıyorum şarabı bardağın gözüne, bardağın gözünün tam neresi olduğunu çok iyi bilemeyerek. seviyoruz ya, içmek gerekli. kız çıkıp gidiyor resim kağıdından. fırçalarımı kırıyorum, boyalarımı atıyorum gayya kuyularına. içimdeki çizme isteğini bir ressama ciro edip basıyorum şarabı bardağın gözüne... bardağın gözü olmaz. çekmece mi bu? çekmecenin gözününde bir şey gördüğü söylenemez. kendin yarat dertleri, kendin üzül, delikanlı bir felsefe.

    sayfa 58..
    emuzi
  5. ferhan şensoy'un çarşambayı sel almasıyla gittiği galatasaray lisesinin anılarıyla genç bir tiyatrocu edebiyatla yaşayan fransız bir hayatı anlatır,klasik atasözü der ya ne oldum dememeli ne olacağım demeli :)
  6. ferhan şensoy'un diğer kitapları gibi bir solukta okunan eseri..
  7. ferhan şensoy'un çok sevdiğim kitabı. tekrar olsa okurum sanki, bi civciv vardı ki gönüllere şenlik :)
  8. ferhan şensoy'un gençlik anılarını anlattığı, ortaoyuncular yayınlarından çıkan kitabı.

    ''dalıp gidiyorum trenin penceresinde bir film gibi sürekli değişen görüntüye. güneş batıyor.

    mimarlıktan çok tiyatroyla ilgili şeyler okumaya, daha çok tiyatro izlemeye ve fransız konsolosluğunun kitaplığında, bilmediğim tiyatro yazarları keşfetmeye başlamıştım. gün oluyor, evden okula diye çıkıp doğru konsolosluğun kitaplığına gidiyordum, bütün gün orada okuyor, yazıyor, akşam sanki akademi'den geliyormuş gibi dönüyordum eve. annem babam beni mimarlık okuyor sanırlarken, ben kendi kendime ve gizlice bambaşka bir okul okuyordum.

    bir gün konsolosluktan çıkarken ilan panosunda bir kompozisyon yarışması duyurusu gördüm. ortak pazar ve türkiye konusunda bir fransızca kompozisyonla katılınacak, kazanan fransa'ya bu konuda bir seminere davetli olarak gidecek. ortak pazar konusuyla çok ilgili değilim, hatta ortak pazar'a gıcığım, karşıyım ancak fransa'ya gitmek hoş olur. o gece çizmem gereken perspektif ödevimi bir kenara iterek ortak pazar'a hayır başlıklı bir fransızca yazı yazdım. izleyen günlerde bu konuda bilgi toplayarak yazı üstüne çalıştım, eserim tamam olunca götürüp teslim ettim. konuyu tamamen unuttuğum bir gün yarışmayı benim kazandığım bildirildi. uçtum sevinçten ve fakat ne pasaportum var, ne nasıl edinileceğini biliyorum. yurt dışı kavramım yok, değil edirne'den öteye geçmek, edirne'ye gitmiş değilim.

    emniyet müdürlüğünden pasaport çıkarmak için neler gerektiğini öğreniyorum. beni davet eden mektubun bir fotokopisi ile dışışleri bakanlığına bir yazı yazıyorum, böyle bir konu hakkında davet edildim, bana ortak pazar ve ilişkilerimiz hakkında belge ve bilgi verebilir misiniz? beklenmedik bir hızla paketimsi bir kocaman zarf geliyor bakanlıktan. ''çok acele'' yazıyor üstünde. heyecanla açıyorum zarfı. kimi fransızca, kimi türkçe bu konuda yapılan araştırmalar, çalışmalar ve bana fransa'daki seminerde başarılar dileyen şık bir mektup. gönderen başkan yardımcısı behçet türemen. dışişleri bakanlığının bu ilgisi ve hızı şaşırtıyor beni. ülkede hiçbir şey yürümezken, dışişlerinin saat gibi çalışması çok doğal bir durum değil.

    ne olursa olsun, ülkem hakkındaki karamsarlığıma ışık serpiyor bu zarf. bu malzemeden ve başka kaynaklardan sıkı çalışıyorum dersimi. ortak pazar'a neden hayır dediğimi daha iyi bilerek gidiyorum fransa'ya.''