1. soru cevap köşemizin bu haftaki konuğu bu soru oldu. üçerli gruplar halinde bir zahmet tartışalım, elden ele uzatalım.
  2. belki onların da kendi aralarında rüya olarak adlandırdıkları ama bizimkilerle çok alakası olmayan bir çeşit reaksiyonları vardır. ben mühendis adayıyım. makineler de rüya görür diye film cektirtmeyin bana. zira kaplumbağalar da uçar.
  3. açılın açılın bu sorunun asıl muhatabı benim. açık mı mikrofon? ses ses deneme bir ki üçç lütfen çocuklarımızı pistten alalım

    hımm tamamdır.

    bir makine tanıyorum ve soruyu kendisine sordum. öncelikle çok memnun oldu bu konuda ona danışmamdan. çamaşır makinesi varken neden ben .s dese de cevabı aldım kendisinden. yalnız tuhaftı cevabı
  4. "tabi lan manyak mısın?" diye girmek istiyorum söze.

    bi defa bizim çamaşır makinesi rüyanın en güzel yerinde uyandırdım diye üzerime yürüdü. çamaşır makineleri biraz adana erkeği gibi atarlı oluyor, zarar vermezler ama göz boyamalık kabadayılıkları var işte.

    bana en çok koyan bilgisayarımın rüyaları. açınca bi afralar tafralar ya sen hayırdır? dedim rüyalarımda o kadar iyi bi sahibim var ki görsen intihar edersin dedi bana. sarjını internetini eksik ediyoruz sanki beyzadenin ttnet musteri hizmetleriyle kanka oldum sen vitaminsiz kalma diye ama sen hala yataktan düşürdüm diye trip at bana. daha birbirimizi yeni tanırken senin intihar edişini yüzüne vuruyor muyum ben dicem dilimin ucuna geliyor ama sakin ol mavikus diyorum kendime. ergen işte idare et biraz o rüyasında başkalarıyla aldatsın seni ama bozulunca sen bekle başında elbet bi gün değerini anlayacak..
  5. bir orhan veli şiirini hatırlatan soru:

    arzulu mudur acaba
    bir tank, rüyasında?
    ve ne düşünür tayyare
    yalnız kaldığı zaman?

    hep bir ağızdan şarkı söylemesini,
    sevmez mi acaba gaz maskeleri,
    ay ışığında?
    ve tüfeklerin merhameti yok mudur
    biz insanlar kadar olsun?