• youreads puanı (10.00)
  1. ekşi'de fight club malatya seçmeleri diye rast geldiğim, alaya alınan oyun.

    halbuki dinamikleri bilinse bunca alaya alınacağını zannetmiyorum.

    şimdi bu tür oyunların arketiplerine baktığımızda demeter'in kızı kore(*:persephone)'nin hades tarafından yeraltına kaçırılmasına değin dayanır. hades kore'yi kaçırır kore'nin orada nar yemesi ve' yeraltında, ölüler diyarında bir şey yiyenlerin yeryüzüne çıkması yasaktır ' yasağı üzerine orada kısıtlı kalması üzerine demeter çektiği bu acıyla toprağa verim vermeyi reddeder.
    halk kuraklık ve açlık çekmeye başlayınca tanrılar demeter'e yalvarırlar. demeter de kızının geri verilmesi kaydıyla verimi ve bolluğu geri getireceğini söyler. ama yediği dört tane nar tanesinin cezasını çekmek zorunda olan persophone, yılın üç ayını yeraltı dünyasında, dokuz ayını ise dünyada geçirmeye mahkum edilmiştir. kızı yeryüzüne çıktığında neşelenen demeter ise toprağa ver eyler verimi ver eyler yeşilliği. bu 9 ay, ilkbahar, yaz, sonbahar'dır. kızının yer altında olduğu vakitler ise kıştır.
    işte bunun üzere halk 'bahar şenlikleri' diyebileceğimiz envai çeşit gelenek geliştirmiştir. ve bu gelenekler içre üretilen oyunlar düğünlere de aks olur.

    malatya'daki bu 'tura' oyunu ise metin and'ın dionisos ve anadolu köylüsü kitabında çokça örneklediği 'kız kaçırma konulu' oyunların, 'ölüp dirilme' konulu oyunlarıyla sentezlenmiş yöresel bir yansımasıdır. ölüp dirilme konulu oyunlar ise yine kore gibi dionysos'un yeraltından gelişi, dirilişinin tezahürleridir. yalnız bu ölüp dirilme konulu şenliklerde, yani dionysos şenliklerinde bir 'arınma' durumu da vuku bulduğundan halk dans ederken birbirlerine de çeşitli materyallerle vururlar. böylece hem dionysos'un, hem baharın gelişi kutlanırken idiyosenkrazik şiddet isteklerini de buna katışıklaştırıp şenlikleştirirler.

    bu bahsolunan oyunda birbirlerine vurdukları dolanmış bez kamçıyı andırır. ve bu kamçı üzerine de metin and şöyle der;

    ' oyunlarda orta asya şaman kalıntıları da buluyoruz. bunlardan biri kamçıdır. türklerin şamana 'kam' dediklerini biliyoruz. kamçı kelimesi bu ilintiyi düşündürüyor, zaten bazı şamanların böyle kamçıları da vardı. kaldı ki kamçıyı vurarak ölüyü diriltmesi de şamanların iyi etme görevlerine uyuyor. kamçının bir anlamı da atın erkeklik aygıtı oluşudur. burada da phallus'u bulmuş oluyoruz. '

    yani bu tür oyunlar bütün varoluşsal buhranların dans ederek, içki içerek, arınarak, şetaretle, şen'likle ve sonsuz bir evetleyişle serimlendiği o güzel zamanların, yani dionysos ayinleri zamanlarının günümüzdeki izleridir. ve bu izler hor görülmeyip üzerine gidilirse, yeniden kımıldanırsa ayaklar bu dayılarınki gibi, bu sefer iz'leri kalacak ve sonra da silikleşip gidecek olan bu üstinsanın köprüsü sayrı insanlığımız olacaktır.

    '' kayıp gözüyle bakmalıyız,bir kez bile dans etmeden geçen güne! yanlış kabul etmeliyiz, bir
    kahkaha içermeyen her türlü hakikati! '' böyle buyurdu zerdüşt