• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.50)
Yazar tom robbins
parfümün dansı - tom robbins
"oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir" diyerek çılgınlık derecesinde 'oyuncul' romanları yazan tom robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel/tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi. batı'dan doğu'ya, oradan da yeni dünya'ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyıllar süren bir yolculuktur bu. batı, acı çekmeyi seven, mantığa, bireyciliğe ve üretime tapınanların diyarıdır. doğu, aşka, boş zamanda, münzeviliğe, bilinmezliğe hayatında yer veren insanların yaşadığı su ve parfüm diyarıdır. yeni dünya'da ise sadece 'başarı' ve hırs vardır. yolculuğun en ilginç kişisi ise keçi ayaklı, zevk ve bereket tanrısı pan' dır. pan, insanların duyguları ile düşünceleri arasına duvar çekmeleri; yaşamak yerine, cennete kabul edilmek ve doğayı tahakküm altına almak için çalışmaları; dans, müzik ve aşkla ilgilenmek yerine, doğru ve yanlışla uğraşan aristo, isa ve descartes'a inanmaları ile gücünü yitiren bir tanrıdır. aynı zamanda bay mantıksız, bay içgüdü, bay hayvani sır, bay çingene, bay koku, bay aydedeye havlayan, bay şaşırtıp kaçan, bay mastürbasyon, bay inatçı güç bay küstahlık, bay doğa en iyisini bilir...dir.pan'ın en yakın arkadaşları ise, 'insanın kalbiyle yaşamasını' savunan kendi kendinin kralı alobar ve kama-sutra'yı bütün incilikleriyle bilen koku bilgesi kudra'dır. bugün pan'ın, alobar'ın ve kudra'nın izleyicileri günahlarından pişman olmayan günahkarlar, inançsızlar, şehvetli kadınlar, müzisyenler, aşıklar, asiler, şairler ve delilerdir.bu kitapta hayatlarını bir 'deney' olarak yaşayanlar anlatılmaz. onların okumalarına da gerek yoktur!.. (idefix)
  1. turkce'ye parfumun dansi olarak cevrilmis tom robbins kitabidir. kitap kokular,olumsuzluk ve pancar uzerinedir. pancar onemlidir. absurd bir kitap olmakla beraber bazi yerlerde vermek istedigi mesaj ile sizi sasirtir.

    !---- spoiler ----!

    lalo "birincisi,pan'ın tanrılar,insanlar onlara inandığı sürece yaşar sözünden,akıllı bir homer belli bir sonuç çıkaracaktır.o sonuç da,insanların bir tanrının kaderini kontrol edebileceği sonucudur.hatta bir bakıma,tanrılar nasıl insanları yaratıyorsa,insanlar da tanrıları yaratıyor diyebilirsiniz.çünkü benim de,haddim olmayarak anladığıma göre bu iş karşılıklı bir durum.tanrılar ve insanlar birbirini yaratır,birbirini yok eder,yalnız bunu ayrı yollardan yapar."tanrı'nın elbette kendisine inanacak varlıklara ihtiyacı yoktu ama onları gene de yarattı.kudretini bilen varlıklar olmadan,sınırsız gücün yararı yoktu herhalde.belki de,benim kısıtlı algım,tanrıya insan sıfatları yakıştırmakta,ona zayıflık bahşetmekte,olabilir.insanların bir çoğu tek tanrıyı bilemediler ve değişik tanrılar yaratmaya koyulduluar.yunanlılar apollon'u,mısırlılar horus'u,vikingler baldr'ı yarattı.insanlar inandıkça ete ve kemiğe büründüler,aramızda,hikayelerimizde dolaştılar.sonra insanlar tek tanrıyı bildiler ve kendi yarattıkları tanrılara yüz çevirdiler.hatırlanmayan her şey ölmeye mahkumdur.onlar da aramızdan birer birer ayrıldırlar.insanlar tanrıları yarattıysa bu ihtiyaçtan ileri geliyordu.inanma ihtiyacı.bu yüzden belki de sahte tanrılar yarattılar.aynı inanma ihtiyacıdır insanlara "hayır beni aldatmadı,aslında beni seviyor" dedirttiren.o başka bir konu

    !---- spoiler ----!