• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (7.38)
primal fear - gregory hoblit
kendine çok güvenen, başarılı avukat martin vail (richard gere), bir psikoposun öldürüldüğü cinayet davasında yargılanan ve cinayet bölgesinden kaçarken yakalanan aaron'u (edward norton) savunmaya karar verir. medyanın da ilgi odağı bu davadadır. dava aynı zamanda bir takım yolsuzlukları da ortaya çıkarabilecektir ve davanın savcılığını da martin'in eski kız arkadaşı yapmaktadır. martin'in bu davayı kazanması hukuk çevrelerince imkansız gibi görülmektedir. dava görgü tanıklarının odada üçüncü bir kişi olduğu yönündeki çelişkili ifadelerinden dolayı daha da karmaşık bir hal alır. hukuk sistemini sorgulayan 'adalet' 'suçlu' 'masum' kavramlarının gerçekliğini araştıran edward norton'a bu filmdeki performansından dolayı birçok filmin kapısını açacak olan 'ilk korku' sinema tarihinin en iyi filmlerinden biridir.
  1. edward norton'un döktürdüğü filmdir.

    "if you want justice, go to a whorehouse. if you wanna get fucked, go to court." cümlesiyle başlar.

    filmin afişinden de anlaşılacağı üzere baş rolde richard gere oynamasına rağmen richard gere, edward norton'un gölgesinde kalmıştır. sürpriz sonlu filmleri sevenlerin bu sarsıcı finalli filme de bayılacağını düşünüyorum. daha ilk filmi olmasına rağmen muhteşem oyunculuğuyla richard gere'i donunda sallayan edward norton, filmin sonunda richard gere de dahil olmak üzere hepimize "nasıl yani?" dedirtmişir.
  2. !---- spoiler ----!
    aaron*: "bayan venable'a özür dilediğimi iletir misiniz? umarım boynu iyidir." dediğinde ve martin* bunu fark ettiğinde, karakterle aynı yüz ifadesine büründük. bir an aynaya bakıyormuşum hissine kapıldım. *
    !---- spoiler ----!
  3. edward norton'un ilk filmi olmasına rağmen gerçek bir oyunculuk dersi verdiği yapım. tabii richard mere de fena oynamamıştır. fakat filmde açığa kavuşturmak istediğim bir yer var.
    !---- spoiler ----!

    filmin sonunda martin, aaron'a sorar: "yani başından beri roy yok muydu ?"
    "beni hayal kırıklığına uğratttın martin. hiç var olmayan aaron'dı." diye cevaplar aaron.
    işte burda kafamı kurcalayan bir şey var. eğer aaron hiç var olmasaydı, roy gibi bir kişilik papazın baskılarına boyun eğmez, papazı en baştan şişlerdi. benim düşüncem aaron papazı öldürdüğünde roy kişiliği ortaya çıktı ve bundan sonra roy karakteri baskın şekilde yaşadı. yani en başında aaron vardı, roy yoktu. cinayetle birlikte aaron gitti, roy geldi.
    !---- spoiler ----!
  4. spotlight'ın en iyi film oscar'ını aldığı 2016 senesinde tekrar tekrar izlememiz gereken, çok hassas bir konu olan katolik kilisesine bağlı pedofili rahiplere değinmiş güzel film.
    borat
  5. muhakkak bi aciklamasi vardir ama ismi ile konusunun ne alakasi oldugunu cozemedigim film. belki de olum cezasina carptirilmasi kesin gibi gorunen aaron'un olme korkusuna yani hayatta kalma durtusune bi gondermedir....

    !---- spoiler ----!

    simdi sonunda aaron/roy cift kisiliginin numara oldugu belliydi, yani en azindan ben oyle oldugunu tahmin ediyordum... tek derdim simdiye dek cok guzel gitmis filmin bunu sacma sapan bi sekilde ortaya cikarmamasi idi...

    aaron o mahkemedeki olaydan bahsedince, hastir dedim, oldu mu simdi, o kadar zeki adam bu kadar basit hata yapar mi? ama alkislamaya baslayinca gorduk ki oyle degilmis meger; zaferinin tadini cikarmak icin, martin vail anlasin diye kasten ele vermis kendini oyle cakal... helal, gercekten de oyle yapardi bi psikopat...

    !---- spoiler ----!
  6. biraz önce izlemeyi bitirdiğim 96 yapımı edward norton'ın bulunduğu film. herkes gibi oyunculuğa hayran kaldım, mükemmel bir oyunculuk.

    !---- spoiler ----!

    linda'yı niçin öldürdüğünü anlamadım, madem en başından herşeyin farkında, bu linda'nın suçu değildi ki.

    mahkemede savcının aaron'ın üstüne gelmesini saçma buluyorum. öldürdün mü? hayır. yaa sana yapılanlar bana yapılsa bilmem kaç kere bıçaklar boğazını keserdim vs vs ama bu benim ben yapardım peki ya sen senn?? ya zaten öldürmedim diyor, onun neler yapacağını duymak zorunda mıyız? elbetteki psikolojik baskı ama ben olsam : ' ben öldürmedim, ve senin neler yapacağın zerre şeyimde değil' felan derim.

    !---- spoiler ----!