1. gelecek dünyayı şekillendireceğini düşündüğüm ışın demeti. cep telefonlarının insan üzerindeki etkilerinin 10 yılları devirdikten sonraki hallerini merak ediyorum. yakın bir tarihte 20 yıl boyunca radyasyona maruz kalmış bünyelerin çocukları olacak ve onlar da en az 40 yıl benzer bir şeye maruz kalarak yaşayacaklar sonra da onların çocukları olacak. 3-5 nesil sonra ne oluruz belli değil.
    abi
  2. halk arasında'' radyasyon'', önemli ve elit bilim insanları arasında da "mamut" denir, ve şöyle tanımlanır;

    - radyasyonu temel olarak iki şekilde sınıflandırabiliriz. bunlar “parçacık” ve “dalga” tipi radyasyonlardır. parçacık radyasyonu; belli bir kütle ve enerjiye sahip çok hızlı hareket eden minik parçacıkları ifade eder. bunlar hızla giden mermilere benzerler, ancak gözle görülemeyecek kadar küçüktürler. dalga tipi radyasyon; belli bir enerjiye sahip ancak kütlesiz radyasyon çeşididir. bunlar, titreşim yaparak ilerleyen elektrik ve manyetik enerji dalgaları gibidir. görünür ışık dalga tipi radyasyonun bir çeşididir. bütün dalga tipi radyasyonlar ışık hızıyla (3x108 m/saniye) hareket ederler.
    gözlerimizin fark edebileceği en yüksek enerjili ışık mor renkli ışıktır. radyasyonun enerjisi arttıkça ışık rengi mor renk ötesine gider ve morötesi olarak adlandırılır. morötesi ışığı göremez veya hissedemeyiz, ancak ortamda mevcuttur ve eğer şiddeti büyükse ciltte bırakacağı güneş yanığına benzer yanık izleri ile varlığı hissedilir.parçacık ve dalga tipi radyasyonları da yine iki gruba ayırmamız mümkündür. bunlar, “iyonlaştırıcı” ve “iyonlaştırıcı olmayan” radyasyonlardır. alıntı; taek.gov.tr.

    önemli not: en tehlikeli bilgi, yarım yamalak öğrenilen bilgilerdir.
  3. kararsız atomların çekirdeklerindeki nötron, proton, elektron gibi zerzavatın dengelerini ve birbirleri ile olan uyumu yitirmesi sonucu ortaya çıkan, dalgalar halinde etrafa yayılan, enerji yüklü parçacıklardır.
    genelde fisyon ve füzyon gibi çekirdek parçalama ve çekirdek birleştirme tepkimelerinde,atoma dışardan yapılan bir müdehale sonrası meydana gelen radyasyon doğal koşullarda da kendi kendine oluşabilir. hollywood sinemasının vazgeçilmezi olan radyasyon, ne hikmetse normal koşullarda insan sağlığı ve genetiğin için çok zararlı olmasına rağmen beyaz perdede insan üstü mükemmel yaratıkların doğmasına neden olur. aldanılmamalıdır, kanser yapar, genetiği bozar dokulara organlara zarar verir öldürür.
    ışınım ya da ışıma diye de anılır.
    eski mısırda genellikle firavun mezarlarında, lahitlerde kutsal mekanlarında bolca rastlanır. bir eski mısır odasını ya da sandığını açmaya çalıştığınızda genelde kapı ve kapağın üzerinde ''buraya giren bir daha geri dönmedi'' ,''buraya giren iflah olmaz'', ''bunu açarsan görürsün ebeninkini'' tarzında caydırıcı, lanetli olduğunu ileri süren mesajlar bulunur. esasen mesajlar doğrudur. çünkü eski mısır rahipleri ta o zamanlardan madde ışımalarını öğrenmiş ve çeşitli amaçlarda kullanmışlardır. bu sebeple genelde böyle mekanlarda talan ve düşman güçlerden mekanları korumak için, kapı açıldığında bünyeye zarar verecek aktif halde ışıma yapmakta olan madde ve madenlerden bir adet bulundururlar.
  4. bilim kanalını severim, ilgiyle takip ederim bu yüzdeeeen her ne kadar bilimsel ve ağdalı bir açıklama yapamayacak olsam da okuduğum bir şey hakkında bilgilendirmek istiyorum sizi. bu fukuşimada meydana gelen nükleer santral patlaması sonucunda temizlik yapmaya çalışan robotlar yüksek radyasyon seviyesinden dolayı en fazla 3 saat dayanabilmiş ölmüşler. radyasyon yer altı sularına ve pasifik okyanusuna sızıyormuş. haberde hamile kadınların balık yememesi gerektiğine dair uyarı da vardı. (niye sadece hamileler bilmiyorum). bu neslin sonu radyasyondan olacak galiba gençler. haberi de buldum hizmette sınır yok. işte bu
  5. bir dönem zenginler için üretilen çikolatalarda ve çeşitli pahalı ürünlerde kullanılmıştır. bu ürünleri kullananlar kısa sürede eriyerek ölmüş, mezarlarından yayılan radyasyonu engellemek için üzerlerine beton dökülmüştür. hikayesi buradan: http://www.muratcileli.com/radyasyonun-faydalari.html
  6. temel olarak üç çeşittir.
    alfa radyasyonu: fırlatılan helyum çekirdeklerinden ibaret olup pratik olarak ciltten penetrasyonu söz konusu değildir.
    beta radyasyonu: fırlatılan elektronlardır. ciltten orta derecede penetre olurlar.
    gamma ve x radyasyonu: yüksek enerjili fotonlardan oluşan elektromanyetik dalgalardır. penetre olur ve dna hasarına yol açarlar. etkileri stokastik ya da deterministik olabilir.