1. sabiha gökçen (22 mart 1913; bursa – 22 mart 2001; ankara), türk pilot.

    türkiye'nin ilk kadın pilotlarından birisidir ve dünyanın ilk kadın savaş uçağı pilotudur. mustafa kemal atatürk’ün sekiz manevî evladından birisi idi. uçuş kariyeri boyunca 8.000 saat civarı uçuş gerçekleştirdi; bunlardan otuz ikisi muharebe görevi idi. adı, sabiha gökçen uluslararası havaalanı'na verilmiştir.

    kaynak: wikipedia
  2. dunyanin ilk kadin katliamcisi. oncesinde ve sonrasinda hicbir kadinin eli bu kadar kana bulanmamistir. su goruntulerden de goruldugu kadariyla dersim katliami icin baya hevesliymis.
  3. dünya üzerinde herhangi bir devletin egemenlik sahası içerisinde rejimin&egemenliğin varlığını tehlikeye atan herhangi bir olay olduğu zaman, devlet gider orayı dümdüz eder, isyanı bastırır, tehlikeli hissettiklerini yok eder. çünkü, güya birçoğunuzun aksini iddia ederek hümanist olduğu savına karşın devlet aklı hiçbir zaman insan haklarını birincil önceliğine koymaz; devlet aklının birincil arzusu beka'dır, ayakta kalmaktır. devlet aklı, devleti ayakta tutmak için gerektiğinde halkına da kurşun sıkar, bomba da atar, başbakanını da asar, yönetime hukuksuz yollarla el de koyar!

    asıl aptallık ise, devletin masum olduğu, devletlerin, iktidarların elinde çiçekle insanları karşıladığını sanmaktır. sen eğer dünya üzerinde herhangi bir devletin siyasi, idari, ekonomik veya kültürel egemenlik sahasında o devletin varlığını ve meşruiyetini yoksayarak yeni bir egemenlik kurmaya çalışırsan, kurarsan eyvallah da, kuramazsan o devlet seni ah canım benim, gel otur bakalım şöyle diyerek yanına oturtmaz. gücü ve gerek gördüğü ölçüde ecdadını "sever" komidinin üstüne de 100 dolar bırakır gider! hadi yine iyisin, dolar 3.47 bandında seyrediyor.

    sabiha gökçen veya atatürk'ün ise yaptığı, dünya üzerinde herhangi bir devletin göstereceği kendince makul bir reaksiyondan farklı değildir. amerika'da da böyledir, rusya'da da, suriye'de de, ingiltere'de de... aksini iddia eden ya tarih bilmiyordur ya da art niyetlidir.

    türkiye'deki toplumların ise en büyük hatalarından biri: tarihe rasyonel bakamıyor oluşumuz, neden-sonuç ilişkisi kuramayışımız ve kulaktan dolma deli dolmalarına koşulsuz inanmamız. orta doğu toplumlarının %500'ü duygusaldır ve olaylara asla realist yaklaşamaz, tarihe de aynı şekilde... o yüzden hiçbir bok düzelmeyecek bu coğrafyada...

    edit: yaşananların doğru-yanlış, insancıl veya vahşice olup olmadığını tartışmadım dikkat ederseniz. realite kısmına değindim sadece.
  4. dünyanın ilk kadın savaş pilotu olması erkek egemen iktidar ve güç ilişkileri düşünüldüğünde büyük önem taşımaktadır. türkiye cumhuriyeti devleti'nin kadınlara oy hakkı tanıyan öncü ülkelerden biri olması gibi kadının sosyal ve siyasal hayata dahlini göstermektedir. bugün insan hakları metinlerine dahi baktığınızda özgün dillerinde "insan"dan değil "adam"dan bahsedildiğini görürsünüz. türkçe buna izin vermeyen bir dildir ve modern türkiye cumhuriyeti'nin temel prensiplerinde kadın erkek eşitliği yatmaktadır.

    dersim isyanı ve karşılığındaki devlet baskısına gelirsek, benim şahsi görüşümce dersim'e iç işlerinde özerklik verilebilirdi fakat bir başka yazarımızın dikkat çektiği üzere, eline silah alanların başarısız olunca işi insan haklarına vurmasına anlam veremiyorum açıkçası. sen insan öldürürken insan haklarını rafa kaldırmıyor musun güzel kardeşim?

    dersim, feodal düzenin devam ettirilmesini isteyen aşiretlerce silahlandı mı? silahlandı. daha isyanın en başında singeç köprüsü karakolu'nda görev yapan 33 asker katledildi mi katledildi. aşiretler kendi egemenliklerini tesis etmek istediler mi? istediler.

    ee? feodal düzeni devam ettirmek isteyen aşiret reislerinin ayaklanmasıyla vatandaş tabanlı modern hukuk sistemi oturtmaya çalışan devletin çatışması değil mi bu? özgürlük savaşçısı oldu seyit rıza başımıza işe bak.

    burada aşiret şiddetine karşı verilen devlet şiddetinde orantılılık sağlanmadığından dolayı insan hakkı ihlali vardır öte yandan. devlet, güvenlik önlemlerinde orantılılık ilkesi gereğince hareket etmek zorundadır. ve fakat bu ilke 1950 senesinde hazırlanan ve türkiye'nin 1954'te onayladığı avrupa insan hakları sözleşmesi'nde geçer.

    şunu da tekrar belirteyim. feodal düzende insan hakları filan yoktur. toprak ağası ve onun malları vardır. aşiret reislerini özgürlük savaşçısı gibi allayıp pullamayın gözünüzü seveyim.
    pinot