• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (8.21)
Yazar sun tzu
savaş sanatı - sun tzu
sun zi / sun tzu (mö 6. yy): yazarın adı wade-giles transkripsiyon sisteminde "sun tzu", pin-yin transkripsiyon sisteminde "sun zi" olarak yazılmaktadır. doğum ve ölüm tarihi tam olarak bilinmemektedir. komutan ve düşünür olarak ünlenen sun zi'nin savaş sanatı adlı eseri insanlık tarihinin en eski ve en fazla araştırılan ve tartışılan strateji eseridir. bütün dünyada sadece askerlik alanında değil, iş idaresi ve kişisel gelişim gibi pek çok alanda da bir strateji klasiği olarak kabul görmüştür.(tanıtım bülteninden) (kitap bilgileri idefix'den alınmıştır.)
  1. en önemli öğüdü "savaştan olabildiğince kaçınmak gerektiği" olan, savaşmak zorunluysa savaşı iki taraf için de en az zararla kesin sonuca ulaştırmanın yollarını anlatan kitap. şimdilerde iş hayatı için de tavsiye edilen bir kitaptır.
  2. bunu iyi okuyup anlayanlar girdiği her mücadeleyi kazanır. kazanamayacağı mücadeleye de girmez.
  3. sıfırlama sanatı - rte
  4. çin tarihinin en önemli savaş klasiklerinden biridir. askeri taktik ve stratejiler içerir. düşmanı savaşmadan yenmek ise en üst mertebedir.
  5. hasan ali yücel klasikler dizisinin çinceden pulat otkan ve giray fidan çevirisi olan eserin giriş kısmına, tarafımca 3 temmuz 2015 tarihi atılmış ve eser aynı gün içinde okunmuştur.

    altını üstünü çize çize, sindire sindire okuduğum, okurken ironi niteliği taşıyan, üstünde "no war" yazan ayracımla arkadaşlara komiklikler yaptığım ve sun tzu (sun zi)'nin 2500 yıl öncesinden savaşın sanatını yaptığı kitaptan birkaç alıntı yapmak istiyorum, haftasonları kitaplığa el atmak güzel oluyor zira:

    *
    "karşısındakini ve kendini bilen hiçbir savaşta tehlikeye düşmez; karşısındakini bilmeyen, sadece kendini bilen bir kazanır, bir kaybeder; karşısındakini de kendini de bilmeyen her savaşta mutlaka tehlikeye düşer."

    "bir anlık öfke zamanla yerini mutluluğa bırakır, öfkenin sıcaklığı ise zamanla geçer; ancak bir ülke yok olursa geri dönüşü yoktur ve (savaşta) ölenleri de kimse geri getiremez."

    "en iyisi savaşmadan baş eğdirmektir."
    *
  6. üstüne, dışına, çevresine, başka defterlere almış olduğun notları bir araya getirirsem kitaptan daha fazla yer kaplayacağını sanıyorum.

    beraberinde robert greene'nin "33 stratejide savaş" kitabı okunursa tadından yenmez.
  7. aslında hiç farkında olmadan battlefield isimli oyunda kendisinden bolca faydalandığım kitaptır.

    artık ya bilinçaltıma girmiş ya da savaşa savaşa (daha doğrusu oynaya oynaya) sürekli taktik geliştirdim bilmiyorum ama kitapta yer alan "düşmana kaçacak bir kapı bırak ki nereye kaçtıgını bilesin" tarzı bir cümleyi görünce "lan?!" şeklinde bir tepki verdim.
  8. Popüler kültürün pompaladığı boklardan biri... Açık açık söyleyeyim; bu paçavradan ne savaş sanatını öğrenirsiniz ne de ince düşünmeyi...

    Bu kitap çin'in derebeylikler döneminde(MÖ 480 - MÖ 221) yaşadığı iç savaş döneminin ardından birleşip bir imparatorluk haline gelmesinde büyük katkı sahibi Sun Tzu isimli komutanın öğretilerinin derlenmiş halidir.

    Şimdi gelelim neden bir halta yaramadığına;

    - Çinliler çinlilerle savaşırken Sun tzu'nun taktikleri başarılı olmuştur ve bu öğretiler adeta kutsal bir yazıt gibi askeri alanda gerçekleştirilen eğitimlerin bir parçası olmuştur. Bu öğreti temelde taoizm felsefesini temel alır ve taoizm pasif bir felsefedir.

    - Zengin topraklarla bezeli bir coğrafyada varlık içerisinde yaşayan çin imparatorluğu yeryüzünde eşine ender rastlanan bir zenginliğe sahipti. Büyük nüfus gücü de cabası. Buna rağmen türkler ve moğollar gibi pek çok göçebe kavmin defalarca işgaline uğramıştır. Sun tzu'nun kendi halkı olan çinlilere karşı işe yarayan taktikleri göçebe kavimlere karşı hiç bir halta yaramamıştır.

    - Sun tzu'nun savaş sanatı işgale karşı göz korkutan surlar inşa etmektir. Savaşı savaşmadan kazanma ihtimali olduğunu iddia eden geri zekalı felsefe neticesinde iki imparatorluğu doyuracak bir mebla harcayarak inşa ettiğiniz surların götünüze girmesidir Sun tzu'nun savaş sanatı. Nitekim öyle de oldu.

    - Savaşla yenemediğiniz ulusları dönemin koşullarında bir ajan olarak ustaca yetiştirilmiş çinli prensesler vasıtasıyla iç karışıklığa sürükleyerek yıkmaya çalışmaktır savaş sanatı. Gel gelelim parçalanan ulus daha güçlü bir şekilde tekrar ortaya çıkıp bir de üstüne intikam tutkusuyla ateşlenip çin'e daha sert saldırılar düzenlemiştir daha büyük zararlar vermiştir. Savaşmadan kazanan Sun tzu felsefesinin bir başka sonucu daha...

    - Listeyi fazla uzatmadan tarihi biraz daha ileri alacak olursam; 517.569.531'lik bir nüfusla 71.380.000'lik japonya tarafından neredeyse sömürge haline getirilmektir savaş sanatı... Teşekkürler Sun Tzu!

    - Bir de kore savaşında 1.000.000 askerle çıkartma yapıp buna rağmen hezimete uğramak var ki diyecek söz yok...

    Konu çin'de ortaya çıkmış bir felsefe olduğu için antitezi tarih boyu çin'i tarumar eden kavimler üzerinden açıklamak daha mantıklı olacaktır. Japonlar nasıl savaşıyor? Amerikan uçak gemilerini bombalayan japon pilotlar mühimmatları bitince kafalama daldılar o uçak gemilerine. Gel gelelim Pearl Harbor Saldırısı sonucunda 12 Amerikan savaş gemisi ciddi şekilde hasara uğramış veya batmış, 188 savaş uçağını imha edilmiş ve 2.403 Amerikan askeri öldürülmüştür. Japonlar böyle savaşıyor ve savaşları böyle savaşanlar kazanır. Nitekim Çin'e karşı kazandılar. Atom bombası işin içine girmese Amerika'ya karşı kazanamasalar bile mağlup olmazlar, en kötü ihtimalle beyaz barış yaparlardı.

    Moğol istilası sürecinde moğollar nasıl savaşıyordu? Anlatmama gerek yok sanırım...

    Son olarak Türkler nasıl savaşıyor? Bir sırp filminden kısa bir sahne... Bu ülkede yaşayan insanlar olarak hepimiz aşağı yukarı ne kadar sıradışı savaş koşullarında ne kadar çılgınca savaşıp ne denli şaşırtıcı sonuçlar alındığını biliyoruz.

    Savaş sanatını öğrenmek istiyorsanız yanıtı basit! Savaşa cennete koşar gibi koşacak kadar çılgın olmaktır savaş sanatı. Savaşı eline silahını alıp düşmanın üzerine yürüyenler kazanır. Savaşmadan savaş kazanılmaz. Kazanılsaydı Sun Tzu'yu yetiştiren çin imparatorluğu kazanırdı. Tekrar tekrar işgal edilmezdi. O yüzden popüler kültürün şişirdiği böyle saçma sapan kitaplara tanrısal bir önem atfedilmesi saçmalıktan başka bir şey değildir.