• okudum
    • okuyorum
    • okumak istiyorum
  • youreads puanı (9.00)
sessizliğin müziği - patrick rothfuss
"rothfuss nereye giderse gitsin bir şarkıcının bir şarkıyı yanında taşıması gibi bizi de yanında götürecek."
-ursula k. le guin-

üniversitenin derinliklerinde karanlık bir yer vardır. kadim koridorların ağ gibi örüldüğü ve çok uzun zaman önce terk edilmiş odaların birbiri ardına sıralandığı bu yeri çok az kişi bilir. genç bir kadın, şeyaltı'nın sonu gelmez tünellerinde saklanıp, bu unutulmuş yerin kalbinde hayatını sürdürür. bu genç kadın, gizemlerle dolu olan auri'dir.

patrick rothfuss sessizliğin müziği'nde yalnızca auri'nin tatlı sert yaşamından küçük bir macerayı anlatmıyor, genç kadının tüm yaşadıklarından izler taşıyan bu macerayla bize, auri'nin neşeli olduğu kadar tekinsiz de olan dünyasını karakterin gözlerinden görme fırsatı sunuyor. ayrıca bu hikâye sayesinde okur, kralkatili güncesi serisinin en esrarengiz karakteri auri'nin bildiği şeyleri öğrenme şansı da yakalıyor. sessizliğin müziği, parçalanmış bir dünyada yaşamaya çalışan parçalanmış bir kızın sır ve gizem dolu öyküsü...
(tanıtım bülteninden)
  1. kral katili güncesi serisinin ara kitabı. kronolojik olarak ikinci kitap olan bilge adamın korkusundan sonra okunmalıdır.

    serinin diğer kitapları :

    1. (bkz: rüzgarın adı)
    2. (bkz: bilge adamın korkusu)

    !---- spoiler ----!

    sessizliğin müziğin de auri'nin misafiri olarak şeyaltına konuk oluyoruz ve auri'nin altı gününe tanık oluyoruz. aslın da tanık olmaktan biraz daha fazlası , zihninin için de bir yer buluyoruz ve tüm düşüncelerine kulak misafiri oluyoruz.

    açık konuşmak gerekirse kitabı çok büyük bir heyecanla beklemiştim. auri'nin geçmişini , şeyaltına nasıl geldiğini , insanlardan neden korktuğunu , üniversite de öğrenci olup olmadığını , amyrler ve chandrianlar hakkın da bilgi sahibi olup olmadığını öğrenmeyi ummuştum. direk olarak kvothe'nin hikayesine faydası olmasa da en azından sevilen bir yan karakter olarak onun hikayesine sahip olmayı ümit etmiştim.

    fakat kitap bunları bize bu soruların cevaplarını vermiyor ve bir hikaye öğrenmiyoruz. patrick rothfuss değişik bir yazım tarzı benimsemiş bu eserinde. kitabın ilk ve son sözlerine bakıcak olursanız kendisi de gelebilecek olumsuz yorumları tahmin etmiş olacak ki bu konu hakkın da uzun açıklamalar yapmış bize.

    ben içerisinden bu kısmı alıyorum sadece " bu öykü hafiften çatlak olan herkes için. ben de sizden biriyim. yalnız değilsiniz. hepiniz de benim gözüm de çok güzelsiniz "

    gerçekten de çok ilginç bir öykü , yüz atmış sayfa boyunca auri'nin ruhunun derinliklerine iniyoruz. ne kadar naif , ne kadar temiz , ne kadar adaletli bir insan olduğuna şahit oluyoruz. sahip olduğu eşyalara insan muamelesi yapması , onlara kızması , sinirlenmesi , onlar için üzülmesi ve onlarla mutlu olması . bu eski küflü bir halı , metal bir makine çarkı , bir kap sabun veyahut battaniyesi olabilir. bütün eşyalar auri için çok değerli , hepsiyle konuşuyor hepsini seviyor ve hepsi için en iyisini istiyor. hafif kafadan çatlak galiba , neyse. auri'nin iş planlarına göre ayırdığı günlerin deki hikayesine tanık oluyoruz bu kitapta.

    aynı zaman da kvothe'ye ne kadar çok değer verdiğine de şahit oluyoruz. onun için bir yuva inşa etmesi , onun geleceği için deli gibi heyecanlanması , onun hediye ettiği kıyafetleri yere göğe koyamayışı. ahh auri ahh , çok tatlısın. zaten ben onu en çok kvothe odasın da sessizce ağlarken , birden ortaya çıkıp ona sarıldığın da sevmiştim. denna dan hayır kvothe , doğru yol auri.

    her ne olursa olsun kitapta bahsi geçen mini amyr heykeli fazlasıyla ilgimi çekti benim , amyrler hakkında bilgi sahibi olduğu kesin gibi ve bu konu hakkın da kvothe'ye nasıl bir yol göstericek merakla bekliyoruz. ve en önemli soru amyr ciridae kim ?

    yazarken bile ben de bir hareketlenme oldu heyecandan. (bkz: uuu beybi)

    !---- spoiler ----!

    patrick rothfuss bu kitapta sizden üç şey bekliyor ; sabrınız , tekrar okumanız ve beğenmeyenler için affınızı.

    (bkz: öl de ölelim vur da vuralım patric reis !)
  2. seriden bağımsız bir kitap. ilk iki kitabı hemen bitirip sonra gazla bu kitaba başlamayın. ismi gibi ( bence orjinal ismi gibi etkili olamamış türkçesi, orjinal : slow regard of silent things ) çok naif farklı duygularla okunan bir kitap. evet belki sekiz sayfa sabun yapımını okuyorsunuz ama dil yine patrick'in dili gibi. yani şarkı gibi.