1. 13 kez uzun metrajlı film için yönetmen koltuğuna oturmuş sinema mühendisi. takıntılı derecede kamera açılarının kusursuzluğu, uçsuz bucaksız simgeciliği ile insanlık tarihine nevi şahsına münhasır biri olarak kayıt edildi.

    filmografisi;

    imdb yılı adı
    7,3 1999 eyes wide shut
    8,3 1987 full metal jacket
    8,5 1980 the shining
    8,1 1975 barry lyndon
    8,4 1971 a clockwork orange
    8,3 1968 2001: a space odyssey
    8,5 1964 dr. strangelove or: how i learned to stop worrying and love the bomb
    7,7 1962 lolita
    8,0 1960 spartacus
    8,5 1957 paths of glory
    8,1 1956 the killing
    6,7 1955 killer's kiss
    5,7 1953 fear and desire
    queen
  2. eyes wide shut için "en iyi filmim." demiştir. bence de öyledir.
  3. tek nokta perspektifi tekniği ile seyirciyi ekrana kilitlemiş olan nadir yönetmenlerdendir. filmlerinin en ortak yanı kesinlikle sahip olduğu ve izleyiciye de kazandırdığı ''farlı bir bakış açısıdır.'' bu farklı bakış açısıyla :
    - full metal jacket ve paths of glory de savaşa
    - lolita da aşk kavramına
    -2001 de insan teknolojisi ve insanın sınırına
    -dr. stronglove da hiyerarşideki bozukluk ve saplantılara
    -the shining de korkuya
    -a clockwork orange da ahlak ve iyi kötü kavramına
    -..
    -..
    -.. ilginç ve bir o kadar etkileyici perspektifler sunmuştur. bu yüzden olmalı ki yukarıdaki ve yazmadığım diğer filmleri ait oldukları türün önemli yapıtları olarak ortaya çıkar.
    ( not eyes wide shut bilerek yazmadım. bu filmle ilgili olarak bakınız )
    dlg
  4. sinematografisi o kadar etkili ki filmler bittikten sonra ben bunun daha fazlasını izlemek hatta daha değişiklerini izlemek istiyorum dersiniz. araştıra araştıra, izleye izleye mükemmeliyetçi algısını hayatınıza yansıtırsınız. okblilere şiddetle tavsiye ediyorum.
  5. sinemanın 7. sanat olduğunu her filminde ispatlayan bir sinema dahisi. (bkz: dr. strangelove) gibi bir filmi var zaten daha ne söylenebilir ki?
  6. gerilimin dozunu fazlasıyla verdiği the shining filminin yönetmeni olan saygı değer üstad.
  7. hakkında okuduğum onlarca sayfa içerik, bir adet kitap var, tüm filmlerini de izledim. kubrick detay manyağı, takıntılı, hastalıklı bir adam.

    1968 yılında yayınlanan 2001 a space odyssey filmi için nasa ile görüşüp 2001 yılında astronotların nasıl giysiler giyebileceği hakkında bilgiler toplamış ve filmde ona benzer kostümler tasarlatmış bir abimiz.

    komplo teorilerine inanmasam da sevmesem de bazı teorilere ve bana göre amerikalıların aya gittiklerini iddaa ettikleri first step on the moon videosunun yönetmenidir aynı zamanda. düşününce, eğer stüdyoda çekildiyse o görüntüler bir adet kusursuz yönetmene ihtiyacımız var. o dönemde bu işi yapabilecek kadar kusursuz belki de daha önce uzayda yolculuk ile ilgili film çekmiş kim var dersiniz?
    kfor
  8. laf atıldığı taktirde, andan tek bir saniye geçmeden ağır şekilde ve şuursuzca linç eden insanların tanrısı. kubrick'i, tarantino'yu ucundan azcık eleştirmede bile magandalık başlar ama torbacılarına filmlerini ayık kafayla izletirseniz o kadar da insanüstü şeyler olmadığını anlar gibi olabilir ya da anlar gibi olmanın yanından geçerek, göz göze gelip fısıltılarını işitebilirler. insanüstü fakat o kadar değil, özellikle de tarantino hiç. ayrıca bazı filmlerde 'şekilsiz şeyler yapalım, sonuçları da biçimsiz şeyler olsun. insanlar anlayamasın ve anlayamadıkları için mükemmel sansınlar' düşüncesine esrarengiz olarak bakmak da kafalardaki üst düzey uyuşturucu etkisi. tabii ki de bunları kubrick için yazmadım.
  9. kendi kararımca "sanatçı" kategorisine sokmadığım yönetmen. nedeni ise basit: tek bir filminin bile senaryosu orijinal değildir, tümü uyarlamadır. çok iyi bir görüntü işçisidir, oyuncu yönetmenidir, plan kurgulayıcısıdır, eyvallah. ama filmleri arasındaki o uzun yıllar boyunca, hiç mi orijinal bir fikir, duygulanım, olay örgüsü düşünmemiş, hiç mi kendisi bir şey yaratmayı tasarlamamış? evet tasarlamamış. okuduğu kitapları senaryolaştırmak için yıllarca detay detay çalışmış ama insana ait tek bir duygu zerreciğini kendi başına hayal etmemiş ya da yeltenmemiş.

    oldukça mekanik bir işleyişi var kafasının. bunu filmlerindeki görüntülerin simetrisinde, tek düzeliğinde ve tekrarsallığında görmek mümkün. insana ait derin şeyler keşfedememesinin nedenlerinden biri bu olabilir. kendisini yakından tanıyanların kişiliği ve görüşleri hakkında söyledikleri de pek iç açıcı değil. sosyalist hareketlerden nefret eden, parayı gereğinden fazla seven, çekimler haricinde ingiltere'deki malikanesinden dışarı çok çok az çıkan, oyuncularına çok kötü davranan, kendisinden üstün kişilerin olabileceği ihtimalinden bile rahatsız olan bir tip. en doğrusunu ben bilirim tarzı bir dediğim dedikçiliği başkaları ile birlikte ortak bir şey yaratmanın keyfine tercih eden bir benmerkezci. gerçekten de insanın ruhuna birazcık dokunan tek filmi son filmidir.

    iyi görüntü işçiliğini diğer karakter özelliklerin getirdikleriyle birleştiren filmleri, kendisini kült yönetmen statüsüne yükseltmiştir. seveni çoktur, eyvallah, ama benim gözümde iyi sanatçı değildir.
  10. sinema, tüm sanat dallarının iç içe geçtiği, sentezlendiği ve farklı yorumlamalarla izleyiciye sunulduğu bir sanat dalıdır.

    dolayısıyla benim açımdan kubrick, bu sanat dallarını ustaca kullanabilen, senaryo konusunda edebiyattan ve yazarlardan yardım almış ancak nihayetinde kendi özgün sanat eserlerini ortaya koymuş olan bir yönetmen ve sanatçıdır.

    dr. strangelove, 2001 a space odyssey ve de eyes wide shut'da özellikle hissedersiniz bu saygı duyulası sanatını yönetmenin.