• izledim
    • izlemek istiyorum
  • youreads puanı (8.38)
temple grandin - mick jackson
temple grandin otistik bir bilim insanıdır. hayvan bilimi uzmanı ve üniversite profesörüdür. bu film de kendi hayatını anlattığı aynı isimli kitabının uyarlamasıdır.
  1. "başaramazsın" kelimesi lugatında yazmayan kadının hayat hikayesi...

    sadece onun yöntemleri farklı...

    annesinin sevgisi ve ilgisi en büyük destekçisi olmuş bu başarı hikayesinin ve çocuğun gelişimindeki etkisi filmin sonuna kadar hissediliyor.

    film aslında bize pek de güzel bir şey anlatıyor...
    biraz anlayış ve biraz şans verilmeye ihtiyaçları var otistik çocukların. hayatlarında normal gitmeyen tek şey; insanların onlara karşı olan tavırları. herkes gibi başarılı, normal bir hayat sürebileceklerinin en büyük kanıtıdır temple grandin.

    bu bakımdan düşünülünce, bence herkes tarafında izlenmesi gereken çok önemli filmler arasında yer alıyor.

    temple grandin'le ilgili detaylı bilgi için
    kendi internet sitesi.. *
  2. 1947 doğumlu temple grandin'in hayatını anlatan, otizmle ilgili yapılmış en popüler hollywood filmidir.

    claire danes'in temple grandin canlandırması, otizmli çocuklarla ilgili eğitim faaliyetlerinde bulunan bütün insanlara (öğretmeninden güvenlikçisine kadar tamamına) zorunlu ders olarak gösterilmeli, öğretilmeli. en azından kendi ülkemiz için bedensel ya da ruhsal sorunları bulunan çocuklara karşı yapılan işkenceleri de böylece en aza indirmeye çabalamış oluruz.

    birkaç olumsuz eleştirim var benim filmin etkisi ile ilgili:

    ilki, otizmin ve otizmli çocukların hayatlarının tozpembe olarak anlatılması. evet, temple grandin'in de hayatında onlarca zorluk oluyor ama unutulan nokta, grandin'in, otizmin, hayatının birçok bölümünü etkileyen bir türüne sahip olmadığıdır. bunu otizmli çocukları olan ailelerine sorun, onlar size benim vereceğim bilgilerden daha fazlasını yumruklarını sıkarak anlatsın. yani, demem o ki, otizm sadece temple grandin'in yaşadığı haliyle var olan bir rahatsızlık değil.

    ikincisi de, bu filmin televizyon filmi* klasmanına sokularak yayınlanmasıdır. bu neden yanlış? eğer televizyon filmi değil de, yetişkin filmi ya da aile filmi olarak etiketlenip sinemalarda bu şekliyle gösterilseydi, hem farkındalık yaratma skalası çok daha fazla genişleyecekti hem de çoğu kişinin film seçerken en önemli etken olarak gördüğü oscar'lara aday olabilecekti. 2011'de natalie portman, black swan'la oscar almayıversin de, claire danes alsın lan. belki o zaman tutarsız tavırlar sergileyen çevresindeki çocuklara "otistiğe bak yaae" diyen yarım akıllı andavallarda da bir farkındalık yaratılabilirdi. ama olmaaz, her şeyin en iyisini akademi bilir, di' mi? bacağına sıçayım öyle akademinin ben.

    çevrenizde bedensel ya da ruhsal sorunları bulunan çocuklar ve bireyler varsa, onlara iyi davranmayı, onların da sizin gibi birer insan olduklarını aklınıza getirmek için bu filmi izlemenize gerek yok belki ama izleyip çevrenize bu fikirleri yaymak için izlemeniz bir şart.

    izleyin. hemen şimdi.